20. yüzyılın başında ortaya çıkan bu akım, her şeyin sürekli değiştiğini ve yaşamın en önemli gerçeğinin hareket olduğunu savunur. Bir hareket algılanıncaya kadar yeni bir harekete geçilir ve hareket yaşamın kaynağıdır. Bu akımla resim sanatına yeni, dinamik bir ruh kazandırmak istemişlerdir. Hareketi vermek için de nesneleri parçalara ayırmışlar, çizgileri üst üste getirmişlerdir; her şey hareketi vermek için kullanılmıştır. (Boccioni, Severini) Fütüristler geleceğe hükmetmek isterler, geleneksel her şeye karşı çıkarlar.

Fütürizm
Umberto Boccioni, 1912, Elasticity.  Tual üzerine yağlıboya.

Bu akımın temel amaçları; geçmişteki estetik değerleri ve gelenekleri bütünüyle reddetmek, dünyanın geleceğinin “modernlik” olduğunu savunmak, ülkeleri geçmişin ağırlığından ayırıp modernleştirmek ve özellikle “Şehirleşmiş Medeniyet”, “Makineleşme” ve “Sürat” kavramlarını toplumsal hayatta bir temel haline getirmektir.

“Kesintisiz ve durdurulamaz bir ilerlemeye duyulan inanç, gerçekte ve o dönemde dinden daha güçlüydü; insanlar ‘ilerleme’ye Kutsal Kitap’tan daha çok inanıyorlardı. Bilim ve tekniğin gündelik hayattaki şaşırtıcı gelişmeleri de onların bu inançlarını haklı gösteriyordu.” – Stefan Zweig

Fütürizm akımı; İtalyan şair Filippo Tommaso Marinetti’nin (1876-1944), 1909 yılında Fütürist manifestosunu yazmasıyla başlar. Bu manifestonun yazılmasına etki eden olay, Bleirot isimli bir İngilizin 25 Temmuz 1909’da Calais kentinden İngiltere’nin Dover Limanı’na uçarak Manş’ı geçmesidir. Aktivist bir kişiliğe sahip olan Marinetti, fütürizmi “gelecek” olarak tanımlar. Öncesinde şair, fütürizme dinamizm ya da elektrik ismini koymak istese de daha sonra fütürizm ismine karar verir. İtalya’nın geçmişten bağlarını koparabildiği takdirde ileriye doğru bir hamle yapabileceğini düşünür.

“Resimsel duyuşlarımız mırıltı gibi çıkmamalı; tuvallerimiz üstünde şakımalı, birer zafer narası gibi kulakları sağır edercesine gürlemeli.” – Fütürist Resim: Teknikle İlgili Bildiri

Bu akımın en belirgin özellikleri ritim, dinamizm ve eş zamanlı harekettir. “Hızın estetiği” ya da “harekete görsel bir ifade kazandırma” olarak yorumlanabilen fütürizm, yeni bir izlenimci akım olarak da kabul edilir. Fütürist resim ve heykel manifestolarının izlenmesiyle biçimsel bir ifadeye kavuşur. Kısaca fütürizm yeni dünya için yeni bir sanattır. Geçmişin sanatından kopmak, yerine yenisini koymak için ortaya çıkmıştır. 

Hızlı giden bir aracın içinden gördüğümüz yayalar, evler, sokak lambaları adeta eğilip yeni biçimlere girerler ve ışıklar birbirine karışır. Bu hareketlilik ve değişim halleri fütüristlerin kompozisyonunu oluşturur. Sanat izleyicisine doğru yönlendirilen bu kompozisyonda izleyici aynı zamanda gürültülü sıradan sahnenin bir parçası olur.

Boccioni, ”Ruh Durumları: Uğurlamalar” isimli eserinde bir tren kompartımanında oturan yolcuların tren giderken pencereden gördükleri ve kaybettikleri görüntüleri resmeder. Birbirine karışmış görüntüler doğanın renkleriyle birlikte verilirken doğal formlar soyutlanır, rakamlarda olduğu gibi resmedilir.

Fütürizm/Gelecekçilik - Sanatta Akımlar #1 1
Umberto Boccioni, “Ruh Durumları: Uğurlamalar”, 1911. Tuval üzerine yağlıboya. 71×96 cm, MOMA, NY.

Severini, Carra, Sofficî, Balla, Boccioni, Russolo gibi önemli ressam ve heykeltıraşların yanında Mimar Santelia ütopik mimari projeleriyle uçan binalar tasarladı; Müzisyen Balilla Pratella ve Luigi Russolo “Gürültüler Sanatı” adını verdiği ve kendi yaptığı bazı aletlerle çalınan parçalar oluşturdu, sokağın seslerini katmak için gündelik sesleri kullandı. Bütün bu düşünceler; Marinetti’nin şiirde önerdiği edebi ve yazım kurallarından sıyrılmış mantıklı tümceler yerine “özgür sözcükler” kullanılarak gerçekleşmesini istediği bir sanat kuramının yansımalarıydı.

Kaynakça: 1 , 2

Editör: Berfincan Doğan