Evrende sandığımız kadar yalnız mıyız gerçekten? Galaksimizdeki kaç medeniyetin varlığından haberdarız ya da bunlarla ilgili kanıtımız var? Bu medeniyetler içerisinde biz hangi seviyedeyiz?

İnsanların tarih boyunca devam eden en büyük sorularından birisi evrenimizde bizden başka akıllı yaşam formlarının olup olmadığıdır. Bu soruyu yanıtlamak ve dünya dışı akıllı yaşam formlarının sayısı hakkında bir öngörüye sahip olmak oldukça zordur. Uzay teknolojisinin geliştiği yıllar içerisinde birçok dünya dışı yaşama dair kanıt bulunduğu iddiaları mevcut. Özellikle kameralı telefonlar yaygınlaştığından beri UFO (Unidentified Flying Object/Tanımlanamayan Uçan Nesne) görüntüleri oldukça popüler hale geldi.

Astrofizik Dergisi’nin (The Astrophysical Journal) son araştırmasına göre Samanyolu Galaksisi’nde tahmin ettiğimizden daha fazla canlı yaşam formu, uygarlık ve birbirlerinden haberdar şekilde yaşayan düzinelerce medeniyet olabilir. Nottingham Üniversitesi Astrofizik Profesörü Christopher Conselice, “Akıllı yaşamın dünyadaki gibi diğer gezegenlerde oluşması 5 milyar yıl sürdüğü varsayımı altında galaksimizde en az birkaç düzine medeniyet olmalı.” dedi. Conselince aynı zamanda bunun kozmik olarak evrime bağlı olduğunu belirtti.  Araştırmalar, rakamların Samanyolu Galaksisi’nde en azından 36 medeniyetin olabileceğini gösteriyor.

Güneş’imize benzer binlerce yıldızı barındıran bir galakside en azından bizimle aynı gelişmişlik seviyesine ulaşmış uygarlıkların olması fikri hiç de mantıksız gelmiyor açıkçası. Araştırmalar ışığında bize en yakın uygarlığın ortalama olarak 17.000 ışık yılı uzaklıkta olduğu tahmin ediliyor. Bu mesafenin 12.000 ışık yılı olabilecek bir Güneş sistemi -bizimkine benzer- bulunmuş fakat yaşama dair bir işarete rastlanamamıştı. 2021 yılında fırlatılması planlanan “James Webb” uzay teleskobunun ardından çok daha uzak mesafelerdeki sistemleri keşfedebileceğiz ve keşfedilen sistemleri daha ayrıntılı şekilde inceleyebileceğiz. Akıllı yaşamın var olduğunu keşfedersek bunun kendi doğamızı anlamak adına önemli bir adım olduğunu düşünenler azımsanmayacak sayıda.

Galaksi

Galaksilerden Mesaj Mı Alıyoruz?

Harvard Üniversitesinin yaptığı açıklamaya göre Kanadalı araştırmacılar ile yaptıkları araştırma, her 16 günde bir düzenli olarak evrenden gizemli bir sinyal aldığımızı gösteriyor. Uzak bir galaksiden her 16 günde bir güçlü radyo sinyalleri aldığımızı kanıtlayan araştırmalar, evrende yalnız olmadığımızı kanıtlar nitelikte. Böylesine bir sinyalin bizim kullandığımız ya da algılayabileceğimiz boyda bir frekansla gelmesi gerekir. Bu da bizimle aynı boydaki frekansları oluşturabilen, kullanabilen ve gönderebilen bir akıllı yaşam formunun olması gerektiği anlamına geliyor. Galaksimizde tahmin edilen 36 medeniyetten birinden mesaj alıyorsak diğer medeniyetlerden de mesaj almamız an meselesi olabilir.

Harvard Üniversitesi Astronomi bölümünün başkanı Avi Loeb, sinyallerin yabancı bir medeniyetten geldiğini düşündüğünü söyledi. Loeb ayrıca, radyo patlamalarının “Magneter” adı verilen genç nötron yıldızları veya henüz keşfedilmemiş bir doğal fenomen tarafından üretilebileceğini de kabul etti. Radyo sinyalinin aldığı bu yolu göz önüne alırsak bunu göndermek için büyük miktarda bir enerjiye ihtiyaç var. Bu enerjinin Dünya’ya çarpan Güneş ışığının neredeyse tamamı kadar olması gerekir. Bu sinyalin tek bir noktayı hedef alarak -Dünya’yı- gelmesi ise onu galaktik bir medeniyetin gönderdiği fikrini daha somut kanıtlarla destekliyor.

Her ne kadar bu kanıtlar ışığında dünya dışı akıllı yaşam formlarının olduğunu düşünürsek düşünelim burada önemli bir sorun ortaya çıkıyor; bizim teknolojimizin yetersizliği. Teleskoplar ve uydularımız sayesinde derin uzayda gözlem yapabilme kapasitemiz henüz başka medeniyetlere mesaj gönderecek ya da onların dünyalarına seyahat edecek seviyede değil. Henüz Güneş sistemimizdeki gezegenlerden birine dahi ulaşamamışken başka galaksilere yolculuk yapma fikri şimdilik bizim için sadece hayal olmaktan öteye geçemiyor.

Evrende sandığımız kadar yalnız değiliz. Komşularımız gidemeyeceğimiz kadar uzaktalar.

Editör: Berfincan Doğan