Kesişmesi imkansız olan iki yol düşünün ve imkansızlık kavramının bile içinde imkan barındırdığını. Siz hiç kek yaparken şeker yerine tuz kullandınız mı? Ne de olsa ikisi de beyaz, deneyin. Neden olmasın belki de sizin damak zevkiniz toplumun tek tip algısının önüne geçecek. Tıpkı iktisatçılar ve felsefecilerin orta noktada buluşması gibi siz tuzcular da şekerciler ile bir orta yol bulursunuz. Evet, iktisat mı felsefe yapıyor, yoksa felsefe mi iktisat? Fikrimizce onlar artık aynı yolun yolcusu.

İktisatın bireyleri deyim yerindeyse homoekonomikusları olaylara akılcı ve mantıkçı yaklaşırken felsefenin mihenk taşları olan filozoflar ise kuşku, şüphe ve sorgu ile, çoğu zaman ise düşüncelerin temsilciliği ile olaylar karşısında söz sahibi olurlar. Peki birbirine bu kadar zıt kutuplar ne oldu da bir araya geldi?

Gayri Safi Mutluluk Endeksi

GSMH – Mutluluk İlişkisi

Öncelikle sizlere iktisatın temelini oluşturan GSMH kavramından bahsedelim. GSMH, açılımı ile Gayri Safi Milli Hasıla, bir ülkedeki vatandaşların belirli olan, yıl içerisinde ülkesi için üretmiş olduğu mal ve hizmetlerin para birimi üzerinden değer kazanmasıdır. Ülkelerin GSMH oranı arttığı sürece refah düzeyleri de aynı denge miktarı ile artmaktadır diye düşünülüyor. Evet yeni havalimanları, alışveriş merkezleri, yeni iş sahaları ülke ekonomisine can veriyor.

Ancak bir yangın ve yıkım sonrası yanıp kül oldu ve bir süre sonra tekrar yapıldı diyelim ( bu da ‘yeni’ GSMH anlamına gelir). Ancak GSMH’deki yeni artış ilkine göre aynı oranda refah ve huzur sağlar mı? Bu kanayan yarayı dikiş atmadan sarmaya benzemez mi? Mutluluk endeksi gösteriyor ki milli hasıla bu durumda ne kadar yükselirse yükselsin mutluluk ters oranlı etki gösterecektir.

Kişi başına düşen gelir ile mutluluğu ele almak gerekirse gelirin tek başına bunu başarması imkansızdır. Bunun en büyük örneği Çin’in 2017 verileri olsa gerek. Verilere göre GSMH’de Dünya’da ikinci olmasına rağmen mutluluk analizinde 155 ülke arasında 79. Olmuştur. Hal böyleyken mutluluk için GSMH’nin tek başına yetersiz kaldığı aşikar. Ülkede adalete kelepçe vurulmuş, insanlara statülerine göre muamele reva görülmüş, en önemlisi ise GSMH adaletsiz bir şekilde dağıtılmış ise o ülkenin pek de mutlu bireylerin yaşadığı bir ülke olduğundan bahsedilemez.  Peki böyle bir ülke yok mu? Mutlu olmak bu kadar zor mu?

Gayri Safi Mutluluk Endeksi

Bir ülke düşünün, mutlu olmak mümkün ve sürdürülebilir. Bhutan. Bu ülke GSMH oranının tek başına yetersiz kalacağını düşünmüş ve bu orana ek olarak Gayri Safi Milli Mutluluk Endeksini de dahil etmiştir. Aslında baştan beri anlatılan da tam olarak buydu, tüm halkalar GSMM endeksinde birleşmektedir.

Bhutan’ı Farklı Kılan Nedir?

Mimariye verdikleri önem doğrultusunda asansör yapımına kesinlikle karşılar. Yapıların tarihi dokuya zarar vermemesi şartı ile en fazla iki katlı olması öngörülmüştür. Kesinlikle ağaçlandırmaya önem verip, zarar vereceğini düşündükleri her şey için de önlem almışlardır. Sigara gibi. Sigaranın ilk yasaklandığı ülkedir Bhutan.  Hakların eşit, vergilerin gelirlere göre olduğu bu ülkede aynı şekilde milli hasıla payı da eşit ölçüdedir. Savaş ve savaş sebebi olacak tüm olgulardan uzak durmaya çalışır, ülkeyi her türlü dış etkiye karşı bir bebek gibi korurlar. Ülkelerine o kadar değer veriyorlar ki zarar gelmesinden korktukları için hiçbir şekilde turist istemiyorlar. Gelen her turist için ise günlük 200 dolar ziyaret bedeli alma şartı koşmuşlardır. Bir tür yıldırma politikası mı desek ne?

Mutluluk endeksinin söz konusu olduğu bir ülkede mutlu olmak mümkün gibi görünüyor, ne dersiniz?