“Tamamen bilinçsizce, yalnızlaşan büyük bir şehri resmettim.” 

Edward Hopper’ın en çok ses getiren ve aynı zamanda Amerikan sanatının en popüler eseri sayılan Gece Kuşları, 40’lar Amerika’sında bir lokantadan görünümü konu alır ve seyirciye o yılların Amerikan şehir kültürüne dışarıdan bir bakış imkanı sunar. 

Resimde görülen mekan 20’lerden başlayarak Amerikan kültüründe yer eden ve “diner” olarak adlandırılan küçük lokantalardan biridir. Dinerlar o dönemde insanların yemek yemekle birlikte sohbet edip rahatlamak ve şehrin yalnız atmosferinden kurtulmak için kullandıkları mekanlardı. Hopper’ın resmettiği mekan ise bir dönem kendisinin yaşadığı New York Greenwich Village’da iki caddenin kesişiminde yer alan bir dinerdan esinlenilmiştir.

Gece Kuşları – “Nighthawks”

Eserde dışarıdaki karanlık sokaklara karşıtlık oluşturacak şekilde parlak bir floresan ışıkla aydınlatılmış bir lokanta görünür. 40’ların başında popüler şekilde kullanılmaya başlayan floresan ışık, resimde hem lokantayı hem de sokakları aydınlatacak kadar güçlü bir parlaklık sergilemektedir. Lokantanın hemen üstünde ünlü sigara markası Phillies’in reklam tabelası görünür.

Resimdeki ayrıntılardan dışarıdaki havanın oldukça sıcak olduğu tahmin edilebilir. Lokantadaki insanların giysileri incedir ve paltoları yoktur. Karşı binadaki tüm pencereler de tamamen açılmıştır. Dolayısıyla sıcak bir yaz gecesinin ilerlemiş saatlerinden birinde birkaç “gece kuşunun” bu lokantada bir araya geldiğini düşünebiliriz.

Edward Hopper ve Josephine Hopper da tablo içinde birer modeldi. Edward Hopper’ın eşi Josephine Hopper, kız kardeşi Marton’a yazdığı bir mektubunda ”Ed gece vakti bir büfede, içinde 3 figur yer alan çok güzel bir resim çalışması bitirdi. Resim için “Gece Kuşları” isminin çok yakışacağına eminim. Edward aynada iki adam için tek tek poz verdi. Aynı şekilde ben de bir hanımefendi için. Edward bunun için yaklaşık 1 aydır çalışıyordu.” yazmıştır.

“Kalabalıklar içindeki yalnızlık bir klişe olabilir ama Edward Hopper’ın gerek kalabalıklar içinde gerek kalabalıklara hasret kalınan anlarda yaşanan yalnızlığı, kimi zaman yabancılaşmanın eşliğinde resmettiği tabloları sanat tarihine iz bırakan eserler arasında yer alır. İçinizi kaplayan hüzüne aldanmayın, hepsinin birer anlamı var.”

Gece Kuşları – “Nighthawks”

Eserde oldukça yalın ve dingin bir kompozisyon oluşturulmuştur. Lokantanın bulunduğu sokaklar sessiz ve ıssızdır. Lokantanın içinde yer alan üç müşteri ve barın ardındaki çalışan, birbirinden aslında tamamen kopukturlar. Ne birbirlerine bakmakta ne de konuşmaktadırlar. Her biri kendi düşüncelerinin içinde kaybolmuş gibidir.

Seyirci bir an için Hopper’ın yönettiği bir filmi izlemek üzereymiş ve birazdan bu gizemli sahne canlanacakmış gibi hisseder. Özellikle sinemayla da yakından ilgilenen Hopper’ın eserdeki ayrıntılara sinematografik olarak yer vermiş olması bu ilgisinden kaynaklanır.

Hopper’ın birçok eserinde vurguladığı gibi Gece Kuşları’nda da modern şehir yaşamının boşluğu ve insanların yalnızlığı temasını işlediği düşünülebilir. Birbirinden kopuk kişiler, seyirciye arkasını dönmüş yalnız başına oturan adam, karanlık gece ve ıssızlık bu temayı güçlendiren ögelerdir. Hopper’ın pürüzsüz ve engel tanımadan devam ettirilmiş boyama tekniği ve son derece planlı hazırlanmış ayrıntılar, seyircide sıradışı bir dinginlik ve değişmezlik hissi uyandırır. Bu şekilde eserdeki sabit ve sakin görüntü seyircinin de kendini tıpkı figürler gibi izole edilmiş hissetmesine sebep olur.

Dikkatli bakıldığında lokantanın dışarıdan içeri girilmek için görünen bir kapısı yoktur, tezgahın ardında çalışan beyaz giysili adamın üçgen şeklindeki bu tezgahın içinden çıkışı da. Beyaz giysili adam tezgahın içinde, insanlar lokantada ve hepsi aslında şehrin içinde sıkışıp kalmışlar gibidir. Bu ayrıntılar tuzağa kapılma ya da hapsedilme fikrini destekleyen unsurlar olarak öne çıkar.

Hopper’ın resmetmeye çalıştığı, modern şehir yalnızlığına dair bir yansımadır. İnsan yaşamına dair hiçbir hareket göstermeyen şehir ile birlikte bu tek başına insanlar da şehirdeki boşluğu ve yalnızlığı vurgular niteliktedir.

“Yalnızlaşmayı anlamak için birlikte olan fakat sadece orada bulunan, birbirine bakmayan, belki de konuşmayan insanları görmek yetiyor.”

Eser Chicago Sanat Enstitüsü’nde (Art Institute of Chicago) sergilenmektedir.

Kaynakça; 1, 2