Tarım ve Orman Bakanlığı ile BM Tarım Örgütü (FAO) iş birliğinde lansmanı gerçekleştirilen Gıdanı Koru projesi, gıda israfı ve kayıplarının önüne geçilmesini hedef alıyor. Türkiye’nin bu alandaki ilk ulusal stratejisi ve eylem planı olması sebebiyle büyük öneme sahip. Geçtiğimiz yıl kampanyaya hazırlık çerçevesinde çalıştaylar ve paneller düzenlenmişti.

İçerisinde bulunuduğumuz pandemi sürecinde hiç şüphesiz sağlık alanıyla beraber ayakta kalması önem arz eden diğer alan gıda tedarik zinciri. Tam da böyle bir zaman dilimi içerisinde projenin lansmanın yapılması geç kalmadan gıdamızı koruma ve soframıza sahip çıkma adına her birimize sorumluluklar yüklemektedir. Yalnız gıda israfı değil çevresel sorunlara da sebebiyet verdiği için geniş ölçüde konuya yaklaşmak gerekmektedir.

Gıdanı-Koru-Eylem-Planı

Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinde yer alan “SDG 2: Zero Hunger” 2030 yılına kadar açlığa son vermek ve özellikle yoksullar ve bebekler dahil kırılgan durumda olan insanlar başta olmak üzere herkes için yıl boyunca güvenli, besleyici ve yeterli gıdaya erişimini sağlamayı planlıyor. Küresel ölçüde Gıdanı Koru kampanyası bilinçlendirme ve harekete geçirme amacına ulaşabilirse her 9 insandan birinin aç kalmamasına, obezite sorunun hiç değilse azalmalar göstermesine sebep olabilir.

Gıda Kayıpları Hangi Noktalarda Yaşanıyor?

Gıda kayıplarının yaşandığı başlıca alanlar :

  1. Hasat sonrası işleme ve depolama
  2. İşleme
  3. Taşıma ve dağıtım
  4. Satış
  5. Tüketim

Tüketici tarafında israfa satın alırken başlıyoruz devamını ise gıdaları doğru saklamamak, buzdolabını veya dondurucuyu etkili kullanmamak gibi durumlar maalesef gıdalarımızın kaybına sebep oluyor.

Gıdanı-Koru-kayıp-ve-israfı-önlersek-neler-kazanacağız

Tüketiciler Olarak Neler Yapabiliriz?

  • Planlı, listeli alışveriş yapmalıyız
  • İhtiyacımız kadar satın almalıyız
  • Tüketeceğimiz kadar hazırlamalıyız
  • Doğru koşullarda saklamalıyız

Gıdaları doğru saklama noktasında etiket okur yazarlığı, TETT ve STT ayrımını yapabiliyor olmak önemli.

Buzdolabı Nasıl Kullanılmaz?

Teknolojiyi tüketen tarafta olduğumuz için belki de gözümüz doymayıp sepet sepet alışveriş yaptığımız için buzdolabını nasıl kullanmamız gerektiğini bilmiyor, düşünmüyor, merak da etmiyoruz. Halbuki bu mühendislik harikasının da bir kullanım adabı var.

Mesela, buzdolabı tıka basa doldurulmaz ki gıdaların arasında hava akımı kolaylıkla geçebilsin ve olması gereken 4 ⁰C ve altındaki sıcaklıkta kalabilsin.

Mesela, çapraz kontaminasyonun yaşanmaması için gıdaların üzeri kapak, streç vs. kapatılması gerekir.

Mesela, elinizde var olan bir ürünü unuttunuz ve yeniden aldınız bu durumda “ilk giren ilk çıkar” kuralını uygulayın ve önceden almış olduğunuz ürünün çöpe gitmesini önleyin (yapay zekâ artık bunu bizim yerimize düşünüyor).

Mesela, canınız sıkıldığında buzdolabının karşısına geçip bakışmayın ki hem ürünler sıcaklığını kaybetmesin hem de buzdolabı kaybettiği sıcaklığa ulaşmak için cayır cayır yakmasın kendini (nüktesi bir yana küçük gördüğümüz şeyler büyük kayıplara sebep oluyor). Aynı zamanda sıcak ürünleri de soğuduktan sonra buzdolabına yerleştirmeliyiz.

Unutmayalım, küçük olarak gördüğümüz bir adım büyük değişimlerin bir parçasıdır.

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4