Günümüz iş dünyasının popüler kavramlarından girişimcilik ve start-up sıkça birbirine karıştırılıyor.

Bir işi veya işletmeyi yürütmek, özveri ve stratejinin yanı sıra ayrıntılara dikkat etmekten de geçiyor. Şirketin gelişmesini sağlamak, fikirlerin uygun şekilde koordine edilmesine bağlı. Burada dikkat çeken nokta ise start-up ve girişimciliğin farkıdır. Her start-up’ın bir girişimcilik örneği olmadığı, başarılı şirketler tarafından özenle anlaşılan bir noktadır.

Günümüzde birçok start-up örneği olduğu gibi birçok girişimcilik örneği de mevcut. Ancak bu iki kavram arasında bazı temel farklar bulunuyor. Bir start-up’ın kurucusu bir girişimcidir. Ancak aralarındaki temek fark, sahip oldukları hedeflerde ortaya çıkar.

Start-Up Nedir?

Start-up, sıfır noktasından işe başlayan bir şirket için kullanılan terime denir. Başlangıç olarak tanımlanmaktadır. Yeni girişim, girişim ve yeni tekno girişim olarak da adlandırılır. Üzerinde uzlaşılmış kesin bir tanım bulunmamaktadır. Ancak bu anlamda kullanılmaktadır ve yeni bir girişimde bulunan şirketler için kullanılır. Bu girişimi yapan şirketler ise genellikle tekno şirketlerdir. Aynı zamanda büyüme endeksli bütün şirketler için de kullanılmaktadır. Tabii ki de bu terim bu kavramlarla sınırlı değildir. Günümüz piyasasında en çok bilinen örnekleri; Facebook, Twitter, YouTube, WhatsApp, Uber vb. gelir. Start-up şirketler piyasa içerisinde yer edinerek saygınlık kazanabilir. Piyasada kendini kabul ettirdikten sonra milyar dolarlık dev şirketlere dönüşmesi mümkündür.

Girişimcilik Nedir?

Girişimci; iş fırsatları yaratmaya hazır olan, yeni iş sistemleri yaratan ve elde ettiği tüm fırsatları sadece finansal kazanç için kullanan kişiye denir. Girişimciliğin de kendi içerisinde iç girişimci ve sosyal girişimci gibi çeşitleri vardır. İç girişimcinin aksine sosyal girişimci, finansal çıkarı öncelik olarak düşünmeyen girişimcidir.

Girişim kelimesi tam anlamıyla bu terime karşılık gelen ve bunu açıklayan bir kavram olarak tanımlanamaz. Örneğin, bir bakkal ya da manav girişim olarak kabul edilebilir ancak ulaşabildiği kısıtlı kitle ve ulaşabildiği büyüklük ile start-up olarak kabul edilemezler. Bu terim, piyasadaki bir sorunu çözer ve ardından müşteriyi veya kullanıcıyı şirketine bağımlı hale getirmektedir. Eğer kullanıcıların veya müşterilerinin ihtiyacını karşılayamıyorsa o zaman bu piyasa içinde çökebilir.

Peki bu iki kavramın birbirinden farkları nelerdir?

Start-up ve girişimcilik genellikle yanlış ilişkilendirilmektedir ve genellikle de aynı anlamda kullanılmaktadır. Start-Up ve girişimcilik arasındaki farkları öğrenerek bu iki kavramı daha iyi anlayabiliriz. Bu iki kavram arasındaki farkları analoji yaparak anlatırsak, girişimcilik Dünya ise start-up galaksi demektir. 

  • Probleme bakış açıları farklıdır: Çoğu girişim, çözüm üretilmiş bir problem üzerinden ilerler. Bir kuaför dükkanı açmak buna örnektir. Bu ve buna benzeyen girişimler çözüm üretilmiş bir formülü günümüz şartlarına göre yeniden yapılandırarak adım atarlar. Start-up ise çözüm aranmamış problemlere ya da çözüm bulunamamışlar üzerinden ilerler. Bunların yanı sıra çözümü olan bir sorunu daha etkili ve hızlı bir şekilde çözme davranışlarını da kapsar. Teknolojiyi kullanma oranı diğerine oranla daha yüksektir.
  • Risk Analizi Farkı: Start-up ve girişimcilik arasındaki farklar risk analizini de kapsar. Her girişim mutlaka risk içerir. Geleneksel girişimlerde çözüm üretilmiş model üzerinden yüründüğü için girişimler genellikle tutar. Diğerine göre daha az riskli seyreder. Start-up ise daha büyük sorunlar taşır. Çünkü çözmeye çalışmak istediği problem üzerine daha önce çözülmüş örneği yoktur. Bu fark da ilerleme aşamasında bazı hataların yapılmasına neden olur.
  • Hedefledikleri Alan Farkı: Start-up ve girişimcilik arasındaki farklardan biri de hedefledikleri alanların farklı olmasıdır. Geleneksel ağırlıklı girişimler daha çok yerel, bölgesel alanı benimsemektedir. Start-up ise daha çok ülke ve dünya çapında bir alanı benimserler. Bu yüzden daha büyük bir çözüm arayışları bulunur.
  • Pazar Değişimi Farkı: Start-up ve girişimcilik arasındaki farklardan bir diğeri ise pazar değişimidir. Geleneksel ağırlıklı girişimlerde günümüze uyarlama çabaları bulunsa da ortaya büyük bir farklılık çıkaramazlar. Diğeri ise kıyasla daha fazla yeniliklere açıktır. Günümüzün gerekliliklerinden olan değişime ayak uydurma zorunlulukları bulunur. Topluma farklı iş modelleri sunarlar. Üstelik şu an yaşamımızda olmayan bir şeyi birkaç yıl içinde hayatımızın vazgeçilmezi yapabilirler. Ortaya koydukları yeniliklerle birlikte pazarda bir değişim etkisi yaratabilirler.

Bu yazıları da okumanızı tavsiye ediyoruz.

Kaynakça: 1

Editör: Sena Bakı