Google mülakatlarında ne gibi yaratıcı sorular var? Bu soruların en yaratıcı cevabı ne? Google mülakatlarından 5 kreatif soru…

Google, Apple, IBM, Microsoft… Herkesin hayallerini süsleyen daha birçok Silikon Vadisi Ofisi. Bu ofislerde çalışan olmak başarılı bir geçmişe ve birbirinden ufuk açıcı mülakat sorularına vereceğiniz yanıtlardan geçiyor. Geçenlerde okumaya başladığım William Poundstone’nun kaleme aldığı “Google’da Çalışacak Kadar Akıllı Mısınız?” kitabından farklı bulduğum soruları derledim. Soruları okurken öncelikle cevabına bakmadan düşünün, daha sonra cevaplarına bakın. Bu tarz sorular insanın gerçekten ufkunu açıyor. Ayrıca kitabı okumanızı kesinlikle önererek sorulara geçiyorum.

1-Beş sent boyutunda küçültülüp blendera atılıyorsunuz. Yoğunluğunuzun sabit kalması için kütleniz de gereken oranda azaltılıyor. Blenderın bıçakları 60 saniye sonra hareket edecek. Ne yapardınız?

Akla ilk gelen zıplayarak çıkmaya çalışmak olacaktır. Fakat işin aslı o değil. Hem dikkat ederseniz size çıkın gibi bir eylem gerçekleştirmenizi istememiş, ne yapardınız şeklinde bir soru yöneltmiş. Yoğunluğunuz sabit kalacağından ötürü potansiyel enerjinizde sabit kalacaktır. Kısacası normal boyutunuzda zıplama oranınız ile o boyutta zıplama oranınız değişmeyecektir. Peki ya ölmemek için ne yapmalıyım diyorsanız, bıçakların altına yatın. Çünkü blendar bıçakları ile zemin arasında yaklaşık 3-4 cm gibi bir aralık var. Bu da sizin kurtulmanızı sağlar. İçinde ya katı veya sıvı bir bir madde varsa? dediğinizi duyar gibiyim. Kitapta onun hakkında net bilgi verilmemiş. Mülakat sorumlusuna bu detayı sorup, dikkatli biri olduğunuzu belli edebilirsiniz.

2-Siz ve komşunuz kullanmadığınız eşyaları satmak için bahçenizde aynı gün satış düzenliyorsunuz. Her ikinizde tamamen aynı eşyadan bir tane satmayı planlıyorsunuz. Siz eşyanızı 100 dolara komşunuz ise kendikini 40 dolara satmayı planlıyor. Eşyalar tamamen aynı durumda. Komşunuzla çok iyi ilişkiler içinde olmadığınızı varsayarsak ne yapardınız?

Komşunuzla çok iyi ilişkiler içerisinde olmadığınızı belirtmesi burada sizden stratejik bir cevap belirtmenizi beklendiğini göstermektedir. Çok çeşitli şekilde cevaplar üretilebilir. Örneğin komşunuza bu ürünün fiyatının normalde 100 dolar olduğunu internette buna bakabileceğini söyleyebilir fiyatı yükseltmesini isteyebilirsiniz. Diyelim ki ikinizde 100 dolara satıyorsunuz. Bunu alacak kişi sizin değil onun ürününü tercih edebilir. Bu da sizin ürününüzün satılma ihtimalini düşürebilir. Eşyasını satmamak için para teklif edebilirsiniz. Bunu kabul edebilir de etmeyebilir de, riskli bir fikir.

Ben şöyle düşünmüştüm, eşyayı sattığı fiyattan yani 40 dolardan satın alıp kendi ürünümle birlikte 150 dolara bir alana bir bedava kampanyası ile satarım demiştim. Bana kar olarak 110 dolar kalmış olacaktı. Ama kitaptaki cevabı okuyunca daha karlı bir cevap olduğunu fark ettim. Kitapta, eşyayı 40 dolara satın alıp önce kendi eşyamızı satışa çıkarıyoruz. Bu süre zarfında kendi eşyamız satılasıya kadar diğer eşyayı saklıyoruz. Kendi eşyamız satıldıktan sonra günün belirli saatine göre diğer eşyayı satışa çıkarabiliriz. İki eşya satıldıktan sonra toplam 160 dolar karımız oluyor. Peki ya aklınıza şu sorunun geldiğini duyar gibiyim, komşumuzla aramız iyi değilse bize ürünü satmayabilir. O zaman ürünü başkasının size almasını sağlayabilirsiniz. Bu küçük dikkatler mülakat sorumlusunun size bakışını değiştirecektir.

Google Çalışan Adaylarının Karşılaştığı Mülakat Soruları 1

3-Tüm ebeveynlerin erkek çocuğa sahip olmak istediği bir ülke düşünün. Her aile erkek çocuğa sahip olasıya kadar çocuk sahibi olmaya devam ediyor ve erkek çocuğu olan ebeveynler çocuk sahibi olmayı bırakıyorlar. Bu ülkede erkeklerin kızlara oranı nedir?

Birden fazla çocuğun dünyaya geldiği durumları, çocuğu olmayan aileleri ve erkek çocuğa sahip olmadan ölen aileleri dikkate almayın. Bu soruda fark edilmesi gereken ilk konu ülkedeki her ailenin çocuk sahibi olma çabaları nihayete erince tam olarak bir erkek çocuğa sahip olacağıdır. Soruda da belirtildiği gibi ilk erkek çocuğuna sahip olan aile, çocuk sahibi olmayı bırakıyor. Buradan hareketle bu ülkedeki bütün aileler erkek çocuğuna sahip olursa, erkek çocukların sayısı aile sayısına eşit olacaktır. Aile sayısına N dersek, erkek çocuk sayısı da N olacaktır. Gelelim kız çocuklarını hesaplamaya, öncelikle tüm ailelerin ilk kız çocuk sayısını tespit etmemiz gerekiyor. Bu sayı N/2 olacaktır. Çünkü burada ilk çocuğu erkek olanlar anneler bir daha çocuk sahibi olmayacaklardır. Daha sonra ikinci çocuğu kız olanların sayısını inceleyelim. İkinci çocuğu erkek olanlar buraya dahil olamayacağından bu sayı N/4 olacaktır. Bu yöntemle şu şekilde bir sonsuz bir dizi oluşur;

(1/2+1/4+1/8+1/16+1/32+…)xN

Bu sonsuz dizinin toplamı 1(xN) sayısına eşit olur. Kısacası kız çocuklarının sayısı da aile sayısına eşit olur. Bizden istenen kız çocukları ile erkek çocuklarının oranıydı, bu oranda 1’dir. Kısacası çocuklar eşit sayıya bölünmüştür.

Bu soruyu ilk okuduğumda beni bulduğum cevap çok farklıydı. Bende bir kaç arkadaşıma sordum soruyu. Çok detaylı düşündüğümüz için sanırım farklı cevap buluyoruz. Benim cevabımı soracak olursanız. N/N-1 olarak düşünmüştüm. Şöyle bir örnek üzerinde anlatma istiyorum. 8 aile olduğunu düşünelim. Ailelerinin ilk 4’ün ilk çocuklarının erkek olduğunu düşünürsek 4 erkek çocuğu yapar kalan 4 aileden ilk çocukları kız olan 4 aile olur bu da 4 kız yapar. 4 aileden 2. çocukları erkek olan 2 aile olursa erkek sayısı 6 eder. Diğer 2 aileden 2. çocukları kız olanları eklediğimizde 6 kız yapar. 3. çocukları erkek olan 1 aile koyarsak erkek sayısı 7 yapar. diğer ailenin 4. çocuğunun kız olma olasılığı da var erkek olma olasılığı da ya da hiç olmama olasılığıda. Sanırım cevapta da genel düşünüyor. Gerçekten çok farklı bir soru, sizin yorumunuz nedir? Aşağıya yazarsanız birlikte tartışabiliriz. 🙂

4-Dışarıda yağmur yağıyor, siz ise otoparkın öteki ucundaki arabanıza ulaşmalısınız. Amacınız mümkün olduğu kadar az ıslanmaksa koşmanız mı daha iyi olur yoksa yürümeniz mi? Peki ya şemsiyeniz varsa?

Kitaba göre 2 görüş var. Bunlardan biri koşmak, koşarak daha kısa sürede arabanıza ulaşacağınızdan daha az ıslanmış olacaksınız. Diğer bir görüşe göre yağmurda bir dakika koşan birinin, yağmurda bir dakika duran birine göre daha çok ıslanmasıdır. Bu görüşe göre, hareket eden kişi sabit haldeyken ona değmeyecek yağmur damlaları ile ıslanacağı prensibinden gelmektedir. Bu husus her ne kadar doğru olsa da konumuzla alakasızdır. Çünkü ışık hızıyla geçtiğimizi düşündüğümüzde ıslanma olayı gerçekleşmeyecektir. Şemsiyemizin varlığını ele alırsak, şemsiyenin kapladığı alan kadar koruma sağlarız. Ayrıca yağmur dik açıyla yağarsa şemsiye bizi koruyacaktır, peki ya eğik açıyla yağarsa? Dik açıyla yağar yağmur şemsiyenin bizi dik silindir şeklinde korumasını sağlar fakat eğik açıyla yağan yağmur, şemsiyenin size eğik açı oluşturmasını sağlar. Bu da sizin ıslanmanıza sebebiyet verir.

Peki ya şemsiyeyi yağmur yönünde tutarsak? O da ıslanmamızı önleyecek bir yöntem. Fakat hayatta bir çok olasılık var. Mesela şemsiyemiz sızıntı yapabilir, kaldırımdan su sıçrayabilir vs. Şemsiyenizden düşen yağmur taneleri şemsiyenizden akarak yere düşer, bununla birlikte yağmur akışını da düşünürsek normal yağmur yağan alandan şemsiye ile bulunduğunuz alanda daha fazla su birikintisi meydana gelir. Bu da ıslanma olasılığınızı arttırır. Kısacası, kurulan tüm bu mantık annelerimizin nasihatleri ile özetlenebilir: Şemsiyen varsa yürü, yoksa koş.

5-Suda mı daha hızlı yüzersiniz yoksa şurupta mı?

Burada aklınıza ilk gelen şurubun türü olacaktır. Yoğunluğunun etkileyeceğini düşünebilirsiniz. Fakat tam olarak öyle değil, insan vücudu evrim yapısı olarak yüzmeye evrimleşmediği için yüzerken olağan üstü bir türbülans oluştur. Bizlerde bu türbülansa karşı gelerek ilerlemeye çalışır. Türbülans miktarı maddenin viskozitesine oranla çok daha büyük direnç oluşturur. İkisini karşılaştırdığımızda viskozitenin yarattığı etki önemsiz kalır. Bu da su ve şurupta benzer türbülans oluşturduğumuzdan ötürü yüzme hızlarında bir değişiklik olmayacaktır.

Son Olarak

Bunlar kitapta beğendiğim sorulardan bir kaçıydı. Kitapta daha ufuk açacak pek çok soru bulunmakta. Mezun olmadan bir kere bu kitabı okumanızı öneririm. Peki ya bu sorular arasından sizin favori sorunuz hangisi oldu? Bunu aşağıya yorumlarda belirtirseniz üzerinde konuşabiliriz. Bu kitabı okumuş olup, farklı bir soruyu da aşağıda belirtebilirsiniz, üzerinde tartışırız. 🙂 Benim favori sorumu soracaksanız, bence 2. soru çok hoş bir soru olmuş. Sizin ne kadar stratejik düşünebileceğinizi ölçüyor.

Diğer yazılarda görüşmek üzere, sen farklısın farklı düşün. 🙂