Dünyada her şeyin bir nedeni olduğuna inanmak isteriz. Her şeyin bir nedeninin olması, merkezinde bizi yaşama bağlayan önemli bir dinamiktir . Peki ya hakikat? Hakikat gerçekten de bizim düşündüğümüz gibi bir dinamik midir? Her şey göründüğü gibi mi ya da bizim için tasarlanmış şekilde mi ya da kendi hakikatimizi kendimiz mi belirleriz?

Dinler aracılığıyla hakikate ulaşmak tabii ki insan için aydınlanmayı, bağlanmayı ve varlığı için bir neden bulmasını sağlar. Ya da en basit örnekle yanınızdaki kişiden sizi çimdiklemesini isteyebilirsiniz. Bence en kolay hakikat budur. Varlığınızın farkında olmak.!

Hakikat

Siz. Varlığınız. Kendi benliğiniz. Bence en büyük benlik kendi hakikatinizi keşfetmek. Çünkü dünyada küçük bir ayrıntı gibi dursak bile dünyada bırakacağımız şeyler bizi gerçek kılar. Hacmimiz küçük olsa bile, etkimiz büyük unutmayın! Hakikaten de hakiki şeyler yapmak, uğraşmak, konuşmak, geliştirmek, düşünmek… İşte bunlar kendi hakikatimiz. Kendi yolunu çizmek, sevdikleriniz, sevmedikleriniz, yaptığınız, yapmadığınız ama yapmak istedikleriniz… Hacmimiz ne kadar küçük olsa da çevremizde kurduğumuz hakikat zincirimiz geniştir.

Bizi bu zincir içerisine alan hakikat ise yaşamın dinamikliğidir. Sabah sizi uykunuzdan uyandıran araba kornası… Annenizden gelen bir çağrı… Yaşadığınız iyi bir gün, yaşadığınız kötü bir gün… Sevgilinizden bir kişiden ayrılmanız ya da yeni bir kişi ile tanışmanız…

Kendi hakikatimizi içimizde aramalıyız. Önce kendimizi keşfetmek bize hakikat yolunda en büyük yardımcı olacaktır.

Gölgede yaşayanlar, güneşi göremezler.

Cenap Şahabettin