En çok korktuğumuz şeylerden biridir belki. Bir olay ya da kişi tarafından hayal kırıklığına uğramak, hayal kırıklığı ile yüzleşip kabullenmek…

Yaşadığımız hayatta bazen bazı olayların en güzel haliyle sonuçlanacağını düşünür, buna sonsuz inanırız. Bu durumun örneklendirmesi tamamen hayata karşı bakış açınıza göre değişebilir. Bu durumu istediğiniz bir örnekle devam ettirelim. Her ne olursa olsun, hayatta yaşanan her durum beklediğimiz gibi sonuçlanmıyor maalesef, belki de sonuçlanmayacak…

hayal kırıklığı

Psikolojik Acı

Psikolojik acı, yaşanan olumsuz bir duygudan sonra yaşanan zihinsel acı çekme sürecidir. Bazen bu süreç kişide katlanılmaz hale geliyor ve intiharla sonuçlanabiliyor. Psikolojik acı, çekilen zihinsel acıya karşı katlanılması zor olduğu düşünülen bir duygusal tedirginlik halini de beraber getirir. Freud bu durumu, sevilen birinin travmatik bir olay sonrası kaybından sonra hissettiği yas ve özlem duygusuna atfetmiştir. Bir çok psikolog psikolojik acının kişinin kendisine karşı yaşadığı bir hayal kırıklığı olduğundan bahseder.

Hayal Kırıklığı

İnsan ilişkilerinde, arkadaşlık, dostluk, evlilik, sevgililik, cinsellik ve ölüm gibi bir çok konuda yaşanan hayal kırıklıklarının yansıtılmaması, yaşanan duygulardan kaçınmak kişiye daha sağlıksız bir ruh hali ile geri dönüyor. Bu hayal kırıklığı, psikolojik acının sinyallerini veriyor. Hayatta mutluluk, sevinç, heyecan gibi bize üzecek, mutsuz edecek durumlarla da karşılaşacağız. Bu içsel sıkıntı ve hayal kırıklığı kaçınılmazdır. Biz ne kadar kaçsak da bastırılmış her duygu beraberinde bir çok şeyi getirerek karşımıza çıkacaktır. Sevgi ve nefret, iyi ve kötü bizim bir parçamızdır. Bizimle doğdular, bizimle ölecekler. Psikolojik gelişimde deneyimlenen acı, kişinin hayatını nasıl daha dayanılır hale getirebileceğinden ve bu acıdan dersler çıkarmak üzerine ilerler. Acı bizimledir ve baş edebiliriz…

hayal kırıklığı

Hayatınızda yaşadığınız ya da yaşayacağınız her olay, o olayı sahipleniş şekliniz, sizi kendinize daha çok yakınlaştıracaktır. Yaşadıklarınızın bazılarını siz seçtiniz, bazıları ise sizin eliniz de olmayan şeylerdi. Yaşandı ve siz çok güçlüsünüz. Her şeyinden üstesinden geleceksiniz.

Freud “Mutsuzluğu tatmadan, hep mutlu olmak istersin. Oysa nelerin seni mutsuz ettiğini bilmeden, nelerle mutlu olacağını bilemezsin.” der.

Doğan Cüceloğlu “Olayların anlamı yoktur, onlara biz anlam veririz. Olgun insan, olaylara kendisinin anlam verdiğini bilir ve verdiği anlamdan sorumluluk alır.” der.

Turgut Uyar “Bu hüznü siz de bilirsiniz… Anlat deseniz anlatamam. Enine boyuna yaşarım ancak.” der.

Yaşadığınız her duygunuza sarılın. Size öğretecek o kadar çok şeyi var ki… Önce buna inanın.

Her bekleyen duyguya koşmak zorunda değilsiniz, içinizdeki sizi bekler. Fazla da bekletmeyin…

Her yanlış, doğru yola giden bir yoldur belki de. O yollar ne kadar dikenli olsa da, papatyalar dikebiliriz. İstersek, neden olmasın?

Sevgiyle kalın, hep!

Kaynak: 1

Editör: Minem Sena Kesen