Birçoğumuz başrolünde Russell Crowe’un oynadığı “Beautiful Mind” filmini duymuşuzdur. Bir matematik dehasının hayatının dramatik bir şekilde anlatıldığı bu filme konu olan kişi kim?

Kimdir?

Tam adıyla John Forbes Nash Jr.  13 Haziran 1928 tarihinde  Bluefield, West Virginia, ABD’de dünyaya gelen oyunlar teorisinde ve diferansiyel geometri alanında matematik camiasının saygısını kazanmasının sağlayan çalışmalar yaptı. Aynı zamanda kısmi diferansiyel denklemler üzerine ortaya koyduğu çalışmalarla herkesin takdirini kazanmış  Amerikalı matematikçi. 23 Mayıs 2015 yılında eşiyle birlikte seyahat ettikleri sırada meydana gelen bir araba kazasında hayatını kaybetti.

Hayatı

Nash üniversiteye kadar olan eğitimlerini devlet okulunda tamamlandı. Babası John Forbes Nash, Appalachian Electric Power Company’de elektrik mühendisiydi. Annesi Margaret Virginia Nash, evlenmeden önce bir öğretmendi. Martha adında bir kız kardeşi vardır. Babasının ve annesinin eğitimli insanlar olması sebebiyle küçük John akademik olarak ailesinden hep destek aldı. Lisenin son yılında ailesinin yardımıyla yerel bir topluluk kolejinde matematik dersleri almaya başladı.

Lisans ve lisans üstü eğitimini almak için Carnegie Institute of Technology (şimdiki adıyla Carnegie Mellon Üniversitesi) George Westinghouse Bursundan tam olarak yararlanarak katıldı ve başlangıçta kimya mühendisliği alanında uzmanlaştı. Kimya ana dalına geçti ve sonunda öğretmeni John Lighton Synge’nin tavsiyesi üzerine henüz 19 yaşındayken matematiğe geçti ve çalışmalarını bu alanda devam ettirdi.  Buradaki eğitimini tamamladıktan sonra doktora yapmak için Princeton Üniversitesi’ne gitti. Nash’in danışmanı ve eski Carnegie profesörü Richard Duffin, Nash’in Princeton’a girişi için bir tavsiye mektubu yazdı, “O bir matematik dehasıdır.” Nash, Harvard Üniversitesi’ne kabul edildi fakat Princeton’daki matematik bölümünün başkanı Solomon Lefschetz, Nash’i Princeton’da daha rahat çalışabileceğini ifade ederek John S. Kennedy bursunu teklif etti. Ayrıca, Bluefield’daki ailesine yakınlığı nedeniyle Princeton’ı daha olumlu gören Nash Princeton’da, daha sonra Nash dengesi olarak bilinen denge teorisi üzerinde çalışmaya başladı. 

matematik

Henüz 21 yaşındayken hazırladığı doktora tezi, “Oyun Teorisi“, ona uzun yıllar sonra, 1994’te Nobel Ekonomi Ödülünü kazandırdı.  Genç deha, John von Neumann‘ın icadı olan oyun teorisindeki sorunları çözüp kullanılır hale getirdi. Bu matematik dünyasında ona büyük bir ün kazandırdı. MIT’de profesörlük yapmaya başladığında o zamanlar fizik öğrencisi olan karısı Alicia Larde ile tanıştı. John Nash aynı zamanda soğuk savaş döneminde ordu adına şifre çözücü olarak çalışmıştır.

Akıl hastalığının ilk belirtileri 1958 yılında ortaya çıkmıştır. Oda arkadaşı olmamasına rağmen hayali arkadaşıyla yaptığı sohbetleri sık sık çevrisine anlatmasıyla şizofren olduğu ortaya çıkmıştır. Hastalığı sürecinde eşiyle bir barışıp bir küsen Nash iyileştikten sonra karısıyla tekrar bir araya geldi.

1945 – 1996 yılları arasında 23 bilimsek çalışma yayınladı.  “Essays on Game Theory” (1996) ve “The Essential John Nash” isimli kitapları yazdı.

Ödüller

1978’de Nash, şimdi Nash Dengesi olarak adlandırılan işbirlikçi olmayan dengeleri keşfettiği için John von Neumann Teori Ödülü’ne layık görüldü. 1999 yılında Leroy P. Steele Ödülü’nü kazandı.

1994’te Princeton’da öğrenciyken oyun teorisi çalışması sonucunda (John Harsanyi ve Reinhard Selten ile birlikte) İktisadi Bilimlerde Nobel Anma Ödülü’nü aldı. Bu ödülü alabilmesi için saygın matematikçilerin akıl sağlığına kefil olmaları gerekti.

Aldığı diğer ödüller ise:

  • 2002 Class of Fellows of the Institute for Operations Research and the Management Sciences
  • 2010 – Double Helix Medal
  • 2015 – Abel Prize

Aldığı son ödül olan Abel Prize’ın takdim töreninden sonra eve dönerken karısıyla birlikte bindiği taksinin kaza yapması sonucu 23 Mayıs 2015 tarihinde hayatını kaybetti.

Hayatının konu edindiği “Beautiful Mind” filmi 2001 yılında gösterime girdi.

Hayatı birçok insana örnek olan matematik dehası hastalığını sık sık tiye almıştır. Modern zamanların en önemli matematikçisi olduğu ifade edilen bir röportajda şunları söylemiştir: “Hastalığım sırasında kimin gerçek kimin gerçek dışı olmadığından emin olamıyordum fakat matematiğin ve sayıların gerçek olduğundan hiçbir zaman şüphe etmedim.”

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4

Editör: Efe Şen