Işık hızını aşabilmek, ölümsüzlüğü bulmak, beyni kontrol etmek (parazitler) bilincin ne olduğu, bilimin çıkmazlarından ve bilimkurgu filmlerinin en popüler konularından olmasının yanında doğa bizim kısmen ulaşamadığımız bu teknolojilerin bazılarıyla donatılmış gibi duruyor. Nöroparazitoloji, konağının sinir sistemini kontrol edebilen parazitlerle ilgilenen yeni bir bilim dalıdır. Bir türün (parazitin) belirli bir sinir ağını ve dolayısıyla başka türlerin (konakçı) belirli davranışlarını nasıl değiştirdiğini keşfetme imkanı sunar. En etkileyici manipülasyonların bazılarında, parazit, konukçu bilişsel fonksiyonlarını manipüle etmek için konak beyninin nöronal devrelerine girer.

Bazı solucanlar (Paragordius tricuspidatus) cırcır böceklerini ve diğer karasal böcekleri su içinde boğularak intihar etmeye teşvik ederek parazitin üremesine elverişli bir su ortamına çıkmasını sağlar. Aynı şekilde kuduz hayvan ya da insanların ısırma davranışı gösterme sebebi virüsün yayılabilmesi için gerekli olan davranış değişikliklerine sebep olacak şekilde evrimleşmesidir. Yani aslında kuduz virüsüne maruz kalmış bir insanın beyni kuduz virüsü tarafından yayılmak için etrafındakileri ısırmak üzere yönetilmektedir. Hayvanlar aleminin tür çeşitliliği ve sayı bakımından çoğunu böcekler oluşturduğu için parazitler tarafından manipüle edilen hayvanların birçoğunun böcekler olması şaşırtıcı değildir. Böcek davranışını manipüle edebilen parazitlerin çeşitliliği virüslerden solucanlara kadar uzanır. Aynı zamanda parazit olarak gelişen diğer böcekleri de içerir.

Parazitlerin konakçılarının davranışlarını değiştirme yeteneği son zamanlarda bilim insanlarında alışılmadık bir ilgi yarattı. Bunun bir nedeni, parazitlerin ev sahiplerinin davranışlarını ve karar alma yeteneklerini ele geçirerek değiştirmesidir. Bununla birlikte, parazitlerin konaklarını nasıl manipüle ettiği ezoterik (yalnızca anlamaya yetkin kişilerle paylaşılan) bir konu da değil.

Zombi Bakıcılar

uğurböceği

Yeşil gözlü yaban arısı Dinocampus coccinellae, Colormegilla maculata uğur böceklerini zombi bebek bakıcısına dönüştürür. D. coccinellae dişisinin tek bir yumurtayı konağın abdomenine koymasından üç hafta sonra, yaban arısı larvası abdomeni yırtarak dışarı çıkar ve konakçı uğur böceğinin bacaklarının arasına bir koza örer. Abdomenin içinde gelişirken konağın dokularından beslenir. Uğur böceği ölmez ancak felç olur, yetişkin yaban arısı bir hafta sonra ortaya çıkana kadar predatörlere karşı kozaya göz kulak olmak zorundadır.

kelebek

Verdiği İlaçla Karıncaları Tırtıl Bodyguardı Yapan Kelebek: Narathura Japonica

Japon meşe mavisi kelebeği Narathura japonica etkisine aldığı Pristomyrmex punctatus türündeki karıncaları bir daha yuvalarına dönmeyecekleri şekilde koruma köpeklerine dönüştürüyor. N. japonica meşe ağaçlarının yapraklarına sarılı büyür. Örümcekler ve eşekarısı gibi avcılara karşı kendini korumak için bu karıncaları kendilerine çekerler. Tırtıllar kendisine gerçekleştirilen bir saldırı sırasında tentaküllerini çevirdiklerinde karıncalar agresifleşip korumaya geçiyor.

karınca
Tırtıl bodyguardı olan Pristomyrmex punctatus bireyleri

Nasıl mı? Sadece bir damla şekerli salgı özütü vererek. Bu durumla karşılaşan bilim insanları bu iki canlıyı yakın mercek altına aldığında karıncaların kelebek tarafından salgılanan dopamin içeren sekresyonu tükettikten sonra tırtıllardan kaçmadıklarını ve etraflarına karşı daha agresif olduklarını gözlemledi. Tırtılların tentaküllerini çevirdiklerinde, karıncaların artan agresyonunun ise tentaküllerde bulunan kimyasal sinyaller salan salgı hücrelerinin varlığına bağlı olduğu düşünüldü. Tırtılların koruması haline gelen bu karıncalar bir daha ne hareket ediyor ne de yuvasına dönüyor.

Kurbanını İntihar Etmeye Zorlayan Parazit

parazit
Kılkurdu tarafından ele geçirilmiş bir boğulma kurbanı (kılkurdu anüs kısmından dışarı çıkarken gözleniyor)

Parazit kıl kurdu Paragordius tricuspidatus, salgıladığı kimyasallarla çekirgenin merkezi sinir sistemini etkiler ve çekirgeyi evi olan ormandan çıkarıp suya dalmaya ikna eder, çekirge suya dalıp boğulduğunda da içinden çıkarak kendine su içinde bir eş arar.

Zombi salyangoz

Parazitik bir kurtçuk olan Leucochloridium, salyangozun motor işlevlerini ve göz saplarını kontrol edip salyangozun tırtıl taklidi yaparak kuşlar tarafından ilgi çekmesini sağlar. Böylece kuşlar bu salyangozları yedikten sonra parazit kuşun gastrointestinal kanalında çoğalabilir ve sonunda dışkılarıyla bulaşabilir.

Aynı zamanda altında yatan mekanizma tam olarak bilinmese de beyni Taxoplazma gondii tarafından enfekte olan insanlarla olmayan insanlar karşılaştırıldığında intihar oranının enfekte olmayla pozitif olarak arttığı gözlendi. Aynı parazit farelerin beynindeki nörokimyasal yolları ele geçirerek, bu yolları kurnazca değiştirir. Yapılan deneylerde sağlıklı farelerin, kedi idrarı ile ıslatılmış alanlardan kaçındığını, toksoplasma ile enfekte farelerin ise kedi idrarı ile ıslatılmış bölgeleri tekrar tekrar dolaştığını gösterdiler. Parazit, fare davranışlarını kendi yararı için manipüle eder ve onları kedilerden korkmayan farelere dönüştürür. Bu davranışsal değişiklikler, farenin bir kedi tarafından yenmesi olasılığını arttırır ve böylece Toksoplazma’nın yaşam döngüsünü tamamlamasına olanak tanır.

Balık göz küresinde yaşayan ve balığın davranışlarını kontrol eden bir başka manipülatif parazit: Diplostomum pseudospathaceum. Parazit ergin değilken, ev sahibinin avcılardan korunmasına yardımcı olur. Fakat ergin olduktan sonra, balığın yakalanıp kendi yaşam döngüsünü sürdürmesi için elinden geleni yapar. Parazitin bunu nasıl yaptığı tam olarak bilinmese de, sadece bu parazitlerle enfekte olmuş balıklar bir kuş saldırısı sırasında dona kalıyor.

balıkçıl

Diplostomum pseudospathaceum isimli parazitin, 3 hayvan türünde sürdürdüğü bir yaşantısı var. Kuşa geçtiğinde, onun sindirim kanalında çiftleşerek yumurtalarını bırakır. Kuş dışkısı ile tekrar suya dönen parazit önce tatlı su salyangozlarının içinde çoğalır, ardından balık cildine sızarak balıklara geri döner ve döngü tekrar başlar.

Uzun evrimsel süreçlerin sonucu olan bu parazitik stratejilerin mekanizması henüz anlaşılabilmiş değildir. Bu süreçlerin anlaşılması, davranış nörobiyolojisi hakkında temel bilgiler sağlayacağı açısından önem taşır ve çalışılmaya ihtiyaç duyar.

Kaynaklar: 1, 2, 3, 4, 5, 6