Felsefenin haz ve mutluluğu incelediği süreçte karşımıza bunları inceleyen iki tür okul çıkıyor. Birincisi: Antisthenes’in Kynik Okulu iken diğeri Aristoppus’un kurduğu Kyrene Okuludur.

Sayın dostlarım uzun bir aradan sonra tekrardan sizlerle birlikteyim. Diliyorum ki güzel bir yaz geçirmişsinizdir. Verdiğim büyük bir aradan sonra geri dönüşümü mutluluk kavramını inceleyerek başlatmak istedim. Söz ettiğim bu iki okulun öğrencileri de sonsuz mutluluğun sürekliliği için çalışmalarda bulunmuştur. Konuları aynı olsa da o yola gidiş yönleri birbirlerinin neredeyse zıddıdır.

Epiküros, felsefesini yaratırken hazzı acının yokluğu olarak tanımlar ve mutluluğu dinamik haz ile değil statik haz ile elde edebileceğimizden söz eder. Statik haz, yaşanılan tutkunun hissiyatın doyuma ulaştığı acının olmadığı noktadır, anlık tutkuların yerini durağan olanlar aldığında mutluluğun elde edilebileceğini haz ile mutluluğun aynı kavram olduğunu dile getirir. Epikürosçuluk hedonizm gibi şu anki doygunluğu varış noktası olarak görmez. Uzun süren, etkisini devam ettirebilen ve konumunu koruyan hislerin sonsuz hazzı yaratabileceğine inanır. Nitekim Epiküros bu konuyu Kyrene Okulu etkisiyle dile getirmiştir.

Epiküros-büstü

Kyrene Okulu

Kyreneler hazzı incelerken dünyevi hayata odaklanırlar. Cinsellik, aşk, güzel bir yemek gibi anlık ve tutkuyla yapılan her şeyi ön planda tutarlar ve asıl mutluluğun bu dinamik haz ile elde edilebileceğini düşünürler. Epikür felsefesinde olduğu gibi acıyı yok saymaz acıdan kaçarlar. Özgürleşmek dünyadaki zevklerden geçer. Aristoppus hazları birbirinden ayırmaz. Bundan dolayıdır ki dönemi içinde bireyselliğe önem veren yapısı yüzünden okulu bencil bir hedonist okulu olarak görülmüştür. Bilgi de onlar için mutluluğa giden bir araçtır. Çünkü bilgi boş inançlardan, kuruntulardan korunmanın ve hayatı korkusuzca yaşamanın yegâne temsilcisidir. Hazzı etkileyen her olgu iyidir ve etkisini kısa sürede hissettirmelidir.

Sokratesçi-Okullar-Kyrene-Kynik-Megara-Elis-Eteria

Kynik Okulu

Kynikler hazzı incelerken mutluluğun dünyevi hayattan bağımsız özgürleşmekle olacağını savunurlar. Sonsuz mutluluğu, hayatın getirdiği her etkiden uzaklaşıp bilgelik ve erdeme yönelerek elde edebileceğimizi düşünürler. Neredeyse aynı dönemin filozoflarını yansıtmalarına rağmen Kyrene felsefesi ile bambaşka bir görüşe sahiptirler. Sokrates dünyevi yaşamı bu kadar geri plana atmamış olmasına rağmen Sokratesçi okulu olan bu okulun öğrencileri, hayatı tamamiyle ilkel yaşamaya odaklı maddi hazlar gibi dünyevi tüm hazları geri plana atan bir yaşam prosedürü uygulamış olduklarından mütevellit onlar için soyut bir hayat yaşadılar diyebiliriz. Açıkçası Kyrene Okulunun daha dışa dönük çizgisine rağmen Kyniklerden daha bencil görülmeleri olgusuna anlam veremiyorum.

pleasure-(haz)

Bireysellik yönünden konuyu irdeleyecek olsaydık hangisine daha bireyci derdiniz? Hayatın tüm güzelliklerini biraz olsun tatmak isteyen dışa dönük bakışa mı yoksa bilgelik yoluna varmak adına bir köşede tamamen sineye çekilmek mi daha bireycidir?

Yorumlarınızı bekliyorum. Haftaya bu konuyu hedonizm ile detaylandıracağım.

İyi bir hafta geçirmeniz temennilerimle.

Kaynakça: 1