“Kuşlar gibi uçmasını, balıklar gibi yüzmesini öğrendik.  Ancak bu arada çok basit bir sanatı unuttuk; kardeş olarak yaşamayı…”

Martin Luther King

ABD’de George Floyd’un ölümünden sonra başlayan eylemlerin uluslararası protestolara dönüşmesinin ardından ırkçılık ve ırkçılığın hayatımızdaki etkileri tekrar tartışılmaya başlandı. Floyd’un ırkçı bir şekilde öldürülmesi siyahi ayrımcılığın hala aşılamayan büyük bir tabu olduğunun örneği oldu.

Amerika’da ırkçılığın kısa bir tarihine bakacak olursak Amerika’yı kuracak olan kolonilerin, 1525 ve 1866  yılları arasında 12.5 milyon siyahinin zorunlu olarak çeşitli işleri yapmak için  Afrika’dan getirilmesiyle ‘‘Amerikan Köleciliği’’ ortaya çıkmıştır. Kölecilik sistemin ortaya çıkışı beraberinde ırkçılığı da getirmiştir.

ırkçılık

Irkçılık Nedir?

‘‘Irkçılık genel olarak çeşitli insan ırkları arasındaki biyolojik farklılıkların var olduğuna ve doğal sebeplerle bir ırkın (çoğunlukla kendi ırkının) diğerlerinden üstün olduğuna ve diğerlerine hükmetmeye hakkı olduğuna duyulan inanç veya bu değerleri kabul eden doktrindir.’’ Daha kısa kelimelerle ifade edecek olursak eğer, insan ırkının kendinden olmayanı ‘‘normal olan’’ statüsünde değerlendirmemesi ve kendini üstün görmesi olarak açıklayabiliriz.

Irkçılığa maruz kalmakta, kimlik bunalımı ve kendini değerli görmeme gibi çeşitli psikolojik rahatsızlıkları beraberinde getiriyor. Bu psikolojik rahatsızlıkların çocuklar üzerinde nasıl içselleştiğini öğrenmek isteyen Psikolog Kenneth ve Mamie Clark 1930’lu yılların sonuna doğru okul çağındaki Afrika kökenli Amerikalı çocuklar üzerinde bir deney gerçekleştirmişlerdir.  

Oyuncak Bebek Deneyi

Deneyin asıl amacı, siyahi çocukların kendilerini diğer çocuklarla eşit görüp görmediği ve siyahi çocukların kendi varlıklarını nasıl algıladıklarını test etmektir. Çocukların ırklara karşı sergiledikleri tutumları öğrenebilmek için deneylerinde beyaz ve siyahi oyuncak bebekler üzerinden sorular sorulur. Sorulardan bazıları ise şöyle;

  • En güzel/kötü renkli bebek hangisi?
  • En güzel/çirkin bebek hangisi?
  • Hangi bebek sevimli?
  • Hangi bebek kibar?
  • Hangi bebek iyi/kötü?

Deneyin sonucunda siyahi bebekler üzücü bir çoğunlukla güzel, sevimli, kibar ve iyi bebek olarak beyaz bebeği seçerler. Bu seçimleri yaparken kıyas yapabilecekleri yalnızca bir durum söz konusudur o da renkleri. Hangi bebeğin iyi  ya da kötü güzel veya çirkin olacağına yalnızca bebeğin rengine bakarak karar verirler.

Deneyin sonunda ise, psikologlar çocuklara hangi bebeğe benzediklerini sorarlar. Deneyin üzücü çıkarımı  bu sorunun cevabında saklıdır. Çocuklar çirkin, kötü renkli ve sevimsiz dediği bebekleri kendilerine en çok benzeyen olarak seçip, seçmedikleri beyaz bebeklere ise olumlu özellikler yüklediler. Çocukların çoğu, reddettikleri bebekle özdeşleşmek zorunda kaldıkları için duygusal olarak üzgündüler. Bazıları odadan çıkıp bu soruyu cevaplamayı bile reddetti.

İçselleştirdikleri bu durum ırkçı bir toplumda ten renginin, bireyin kendine duyduğu benlik saygısı ve değeri konusunda bireyin gelişimi üzerinde ne kadar etkili ve travmatik olduğu sonucuna ulaştırıyor.

İçselleştirilmiş Irkçılık - Oyuncak Bebek Deneyi 1

Çocukların Seçiminde Neler Etkili Oldu?

Sosyal bir varlık olmamızın bir sonucu olarak kendimizi bir gruba dahil etmek isteriz. Bu bize yakın gelen bir grup ya da bizim olmak istediğimiz bir sınıf olabilir. Çocukların, siyahi bebekleri kendine benzeyen bebek olarak seçmelerinin ve davranışlarına bakmadan yalnızca renklerine göre varsayımlarda bulunmaların bir nedeni, toplumun onları yerleştirdiği grupta olumlu özelliklere yer verilmemesidir.

Çocukların izlediği çizgi filmlerin, oynadıkları oyunların ve çevresinden öğrendiklerinin kendi değer yargılarını oluştururken ne kadar büyük bir etkiye sahip olduğunu görüyoruz. Irkçılığa maruz kalanlar da ırkçılığı çevresinden öğrenip uygulayanlar da hep ön yargılı yaklaşmaya devam ediyor ve bu bir döngü halinde devamlılığını sürdürüyor.

Çocuklar dünyaya gelirken renkleri ve renklere belli anlamlar yüklemeyi bilmiyorlar. Renkleri ve anlamlarını öğreten bizleriz. Aslında yapmamız gerekenler, sosyal yolla bulaşan ırkçılığı onlara bulaştırmamak ve çocukların kendi varlıklarını, kendi kişisel özelliklerini keşfetme yolculuğunda onlara eşlik etmek. Hayata gelirken seçme hakkımızın olmadığı bu dünyada seçemediklerimiz için yargılanmamamız dileğiyle…

Kaynaklar: 1, 2, 3