Sizce, varoluşunuzun en zor anlardaki kurtarıcısı nedir? Yaşamınızdaki koşullara karşı tavır alabilme özgürlüğüne sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz? Peki, yaşamınız sizden ne bekliyor bunu hiç düşündünüz mü?

Neyse ki insan, yaşama karşı koşullandırılmış ve belirlenmiş değildir. Herhangi bir anda değişebilme ve koşulların ötesinde gelişebilme becerisine sahibiz. Bunu en iyi, insan varoluşuna yönelik toptan saygısızlığın yaşandığı onur kırıcı durumlarda dahi yalnızca kendi içsel zenginliğine tutunarak varoluşuna anlam ve sorumluluk yükleyebilen Viktor Frankl’da görüyoruz.   

Viktor Frankl Kimdir?

Frankl, Avustralyalı nörolog ve psikiyatrdır. Kurucusu olduğu Logoterapi’nin düşünsel temellerini, 2. Dünya Savaşında esir düştüğü Nazi toplama kampında oluşturmuştur. Frankl’a göre, 2. Dünya Savaşı kitlelerin psikopatolojisine dair bilgimizin artışına neden olmuştur. “İnsan’ın Anlam Arayışı” isimli kitabında, toplama kamplarındaki zor durumlardan ve acının anlama dönüştüğü varoluşsal anlardan bahsetmiştir.    

İnsanın kendi içsel değerine ilişkin bilinci daha yüce daha tinsel şeylere demirlenmiştir ve kamp yaşamı tarafından sarsılamaz; ama tutuklular şöyle dursun, özgür insanların kaçı böyle bir bilince sahip ki?

Viktor Frankl, “İnsanın Anlam Arayışı”

Viktor Frankl Ve Nihai Özgürlük

Olumsuz stres koşulları altında fiziksel ve zihinsel yaşamın ilkelliğe zorlandığı durumlarda dahi, içsel zenginliğin derinleşmesi olasıdır. Frankl’a göre sevginin, geleceğe yönelik iyimserliğin ve yaşanılan acıya yönelik tutum değişiminin getireceği içsel zenginlikle birey, yaşadığı zor durumlar karşısında ruhsal özgürlüğüne ve zihinsel bağımsızlığına ulaşabilir. Ancak unutulmamalıdır ki, önlenebilir bir acıya katlanmak kahramanca değil mazoşistçe bir tutumdur.

İnsanın varoluşunun en zor anlarındaki kurtarıcısı da, sadece geleceğe bakarak kendi evrensel doğası içinde yaşayabilmesi ve şu anki koşullara karşı kendi tutumunu belirleyebilmesidir. Ancak bu şekilde bir insan gelecekte ne olacağına ruhsal açıdan karar verebilir. Bu da insanın kendi özündeki özgürlüklerinin en sonuncusudur. Nihai özgürlük, yaşamı anlamlı ve amaçlı kılan insani bir yetenektir.

insan

Yaşamı Anlamlandırma Sorumluluğu

Yaşamı anlamlandırmak, içinde bulunduğu zor durumu aşma ve yol gösterici uygun bir gerçek keşfetme becerisidir. Trajik geçmiş veya şimdiden geleceğe yönelik iyimserliğe geçişi ifade eder. Mizah ve merak içerir, geleceğe ilişkin eğlenceli hayaller kurmak da yaşamı anlamlandırmaya dahildir.

Dostoyevski der ki, “Beni korkutan tek bir şey var, acılarıma değmemek.” İnsan, acı çekerken dahi evrende eşsiz ve yalnız olduğu gerçeğini kabullenebilmeli. Gelecekte yaşamının, kendisinden bir şeyler beklediğini ve o beklenilen şeyi kendisinden başka kimsenin yapamayacağını fark edebilmeli. Yaşanılan her anın yepyeni bir an olması, varoluşumuzun geçici olması; onu anlamsız kılmaz, sorumluluklarımızı oluşturur. Yaşamı anlamlandırma sorumluluğunuzdan vazgeçmeyiniz..

Kaynaklar:

Viktor Emil Frankl, İnsanın Anlam Arayışı/ Okuyan Us Yayınları