Rollo May; insanı, yaşamı anlamlandırmanın zorluğu karşısında mücadele eden birey olarak tanımlar. Bu mücadele, kendini yaratma sürecini ifade eder ve bu süreç bireyin ümitlerinden, ideallerinden, hayallerinden sürekli olarak etkilenir. Kendini yaratma sürecinin nihai noktası ise insan kişiliğinin yaratıcı değişimidir. Değişim, yaşam kaygısının varlığı ile gerçekleşir. Bu nedenle kaygı, yaratıcılığı ve cesareti teşvik eden bir unsurdur.

insan

Özgür İnsan Ve Kaygının Yanındaki Neşe

Rollo May, kaygı durumlarını “Dünya kapınızı çalıyor ve siz bir şey yapmak, bir şey yaratmak zorundasınız.” sözleriyle ifade etmektedir. Bu noktada yaşamındaki kaygı durumlarında dahi, yaptığı şeyin bir etkisi olduğuna inanan ve bir şeyleri değiştirme isteğinde olan insan, özgür insandır.

Özgürlük, kaçmak yerine seçim yapma ve sonuçlarla yüzleşme zorunluluğunu beraberinde getirirken; yaşanılan kaygı durumları karşısında mücadele etmeyi de gerektirdiği için, neşe duygusunun dışavurumunu sağlar. Bu noktadaki neşe; bireyin aklını, yeteneklerini, içsel zenginliklerini ve tüm varlığını yüce amaçlara ulaşma yolunda kullanmaktan aldığı sevinci ifade etmektedir. Neşe duygusu, iyi hissetmekten çok daha fazlasıdır.

Dehalar, dikkate değer ölçüde kaygıya sahip insanlardır. Beethoven, Mozart; notaların mükemmel bir biçimde bir araya geldiğinde, bu güzelliği seviyor ve neşe hissini yaşıyorlardı. Aynı şekilde Dostoyevski, Michelangelo gibi isimler herkesin karşılaştığı olayları, gördüğü nesneleri farklı bir biçimde yorumlayabildikleri için kaygı ve neşe duygusunu da içeren sanatsal bir yaratıcılığa sahip insanlardı.

Bu nedenle neşe, yaratıcılıkla uyumlu bir histir; her kaygının yanında bir neşe vardır. Kaygı ve neşe, cesaret duygusunu da beraberinde getirir.

insan

Kaygı Ve Yaratıcı Cesaret

Cesaret bireyin değişim karşısında duyarlılığını, farkındalığını ve sorumluluğunu koruyabilme kapasitesini ifade eder. Bireyin sahip olduğu erdem ve değerlere gerçeklik kazandırırken, yoğun bir farkındalık ve bilinç artışı gerektiren yaratıcılık sürecini de olanaklı kılar.

Yaratıcı cesaret; yaşam, sanat, bilim konularında bir ürün ortaya koyma ve zamanı ileriye götürme yönüyle olumlu bir etkiye sahiptir. Rollo May bireyin kendi ürünü karşısında duyduğu coşkuyu; iç dünyasındaki neşe, kaygı, korku, yaratıcılık duygularının dışavurumu olarak tanımlar. Kaygı, neşe, cesaret ve yaratıcılıktan oluşan bu süreç kendini gerçekleştirme eğilimini ifade eder.

Rollo May; yaratıcılığın sadece gençlik ve çocukluğumuzun masum kendiliğindenliği olmadığını, yaratıcılık ile yetişkin insanın tutkusunun birleştirilmesi gerekliliğini vurgular. Rollo May’in sanatsal yaratıcılık ve cesaret tanımlaması konularındaki düşüncelerine, daha önceki yazılarımızda birçok kez değinmiştik. Rollo May; güzelliğin, iyiliğin ve hakikatin gücüne inanan bir isim, öyleyse bu yazımızı sosyal bir mesaj vermeden bitirmeyelim 🙂 ve diyelim ki; “Eğer dünya kapınızı çalıyor ve sizin bir şeyler yapmanız gerekiyorsa unutmayınız; asla güçlü olmak veya güçlü görünmek zorunda değilsiniz, ama mutlaka üretken olmak zorundasınız..”

Kaynaklar:

Ömer Can Satır, Kitap İncelemesi/ Rollo May, Yaratma Cesareti

1