Merhaba KreatifBiri okuyucuları. Bugün sizinle istatistik biliminin ”bilinmeyenleri” hakkında konuşmak istiyorum. İlk olarak istatistik biliminin ne olduğuna bakalım. İstatistik; belirli bir amaç için veri toplama, bu verileri tablo ve grafiklerle özetleme, sonuçları yorumlama, sonuçların güven derecelerini açıklama, örneklerden elde edilen sonuçları kitle için genelleme, özellikler arasındaki ilişkiyi araştırma, çeşitli konularda geleceğe yönelik tahmin yapma, deney düzenleme ve gözlem ilkelerini kapsayan bir bilimdir.

İnsan düşünen, merak eden, araştıran ve sorgulayan bir canlıdır. Araştırmacılar ise istatistik bilimi ile insanın merakını araştırmalar ile gidermeye çalışır. Peki ulaşılan sonuçlar doğruyu ne kadar yansıtır? Gelin buna birlikte bir kitap yardımıyla bakalım.

Darrel Huff’un 1995’te istatistik bilimi hakkında yazmış olduğu bir kitaptan bahsetmek istiyorum: “İstatistik ile nasıl yalan söylenir?”. Bu kitabı okuduğumda istatistik biliminin bilinmeyenleri hakkında birçok şeye vakıf oldum. Bu yüzden size de kitaptan alıntılar yaparak bunları anlatmak istiyorum. Bu kitapta, “Okuduklarımızın ya da duyduklarımızın illa doğru olması gerekmez.” savını destekleyen bir dizi araştırma sonuçları gösteriliyor. Yani ortalamalar, ilişkiler, trendler ve grafikler göründükleri gibi olmayabilir. Sayılara meraklı bir kültürde istatistiğin sırlarla dolu dili sansasyon yaratmak, abartmak, karıştırmak ve gerektiğinden fazla basite indirmek amacıyla kullanılabilir. Kitaptan örneklerle bu konuyu inceleyelim.

İstatistik

Bir grup insana “Anket yanıtlamayı sever misiniz?” diye bir anket yönelttiğinizi varsayalım. Aldığınız tüm sonuçları toplayın. Yüksek ihtimalle grubun büyük bir kesiminin anket yanıtlamaya “olumlu” baktığı sonucunu çıkarırsınız. Aslında olan ise şudur: Yanıtı “Hayır.” olanların çoğu anket kağıdınızı zaten en yakın çöp kutusuna atarak kendilerini örneklemden dışlamışlardır.

Bir psikiyatrist, herkesin aslında nörotik (sinir hastası) olduğunu açıklamıştır. Peki psikiyatristin bu açıklaması için gözlemlediği kişiler kimlerdi? Belli ki psikiyatrist bu numunelik sonuca, toplumun bir örneklemi olmaktan çok ama çok uzak olan hastalarını inceleyerek varmıştır. Yani rastgele örneklemde kontrol edilmesi gereken şey, grubun bütünündeki her isim ya da şeyin örneklemde bulunma şansının eşit olup olmadığıdır.

“Ortalama” sözcüğünün çok farklı anlamları mevcut. Her defasında başka bir ortalama çeşidini kullanabiliriz. Aritmetik ortalama, medyan veya mod gibi. Eğer bir araştırma sonucunda ortalama veriliyorsa bu ortalamanın nasıl hesaplandığı bildirilmek zorundadır. Aksi halde sonucu etkileyebilecek çok farklı sonuçlar elde edilebilir.

Mesela bir muhitten ev almak istiyorsunuz. Emlakçı, komşularınızın aylık gelirinin çok yüksek olduğunu söylüyor. Fakat mahallede yaşayan insanların çoğu küçük çiftçi, yakındaki köylerde çalışan ücretliler ya da maaşlarıyla geçinen emekliler. Emlakçı neden böyle dedi? Çünkü üç komşunuz milyoner. Ve aritmetik ortalamayı müthiş yükseltiyor. Zira orada oturan herkes aritmetik ortalamanın altında.

İstatistik İle Nasıl Yalan Söylenir? 1

Veyahut başka bir hileye bakalım: yanlı örneklem. Örneklem ne kadar küçükse onunla gönlünüze göre oynamanız da o kadar kolaydır. Yeni çıkardığınız bir diş macunu olduğunu düşünelim. Kullananların %99’unun memnun olduğu sonucuna ulaşıyorsunuz. 6 ay boyunca sabah akşam dişlerini düzenli bir şekilde fırçalayan 10 deneğin zaten hepsi büyük ihtimalle memnun kaldıklarını söyleyeceklerdir. Ki kalmasalar bile araştırma sonucunu çöpe atıp tekrardan başlamak mümkün.

İstatistik İle Nasıl Yalan Söylenir? 2

Bunun gibi birçok örnek verilebilir. Mesela kendi yaşadığım bir olaydan örnek vereyim. Online alışveriş sitesinden yaptığım alışveriş sonrası ürünü değerlendirdiğimde (değerlendirmem olumsuzdu) site değerlendirmemi yayınlamadı. Yayınlanan yorumların çoğu olumluydu ve bu yüzden de ürünün puanı yüksekti. Fakat yaşadığım şikâyeti yaşayan çok fazla kişi olduğunu forum sitelerinden öğrendim. Ürün satılsın diye çoğu yorumlar onaylanmıyor. Benim gibi siz de “hata payı” olacağını ve istatistik ile yalan söylemenin mümkün ve bunun çok kolay olduğunu öğrendikten sonra körü körüne inanmak yerine bilginin güvenilir kaynaklardan olup olmadığını araştırmak kalıyor. Bilgiyle kalın. 😊

Kaynakça: 1; Darrell Huff, İstatistik ile Nasıl Yalan Söylenir, Haziran 1995

Editör: Berfincan Doğan