Hayatın genel çerçevesi üzerine toplumdan, çevremizden, ailemizden öğrendiğimiz bir takım kalıplar elbette ki vardır. Nasıl bir kariyer çizmemiz, nasıl bir ilişki kurmamız, nasıl bir yerde yaşamamız gibi konulardaki kalıplar “normal” kavramının sınırlarını çizer aslında. İstediklerimiz nerede biter, bize dayatılanlar nerede başlar? İsteklerimizi şekillendiren nedir? Elimizdekilerle yetinmeli miyiz?

sıradanlaştırmak

İsteklerimizin Kaynağı Nedir?

Zihnimizin ve içindekilerinin çevreden, dış faktörlerden ayrı şekillendiğini söyleyemeyiz. Oğuz Atay’ın Korkuyu Beklerken adlı romanında da düşündüğümüz gibi, basit de olsa zihnimize yerleşmiş kavramların kaynağı nedir, nereden geliyorlardır? İstediklerimiz her ne kadar benliğimizin ürünü de olsa belli başlı kalıp ve öğretilerden pek de uzak değildir aslında. Ama bazen isteklerimiz kalıpların dışına çıkabilir ve toplumda “normal” denen sınıfta karşılığını bulamaz. O zaman da, istediklerimiz o dünyada karşılığını bulsun diye yontma veya uydurma yoluna gideriz. Ama şunu unutuyoruz ki her zaman tek bir doğru yol yoktur. Bazen yollar karmadır, farklı seçenekler de vardır ve farklı yollar da güzeldir. Farklılıkları kabul edip, onlarla barışıp tek bir kalıba oturtmaya çalışmazsak rahatlığa erişebiliriz aslında. Tabii rotanız her zaman zıt olmak zorunda da değil, kalıplar iyi de kötü de olabilir. Siz yeter ki onlarla mutlu olun.

istediklerimiz

Azla Yetinmek-Daha Fazlasını Aramak

İstediklerimizin sonu yoktur, hepimiz insanız ve bir tanesine ulaştıkça hep daha fazlasını isteriz. Daha fazlasına ulaşmak hususunda, vazgeçip elimizdekiyle mi yetinmeliyiz yoksa fazlası için uğraşıp azı kabul etmemeli miyiz? Eğer elimizdekinin ve şimdinin değerini bilmezsek sağlam bir gelecek inşa edemeyiz fikrimce. Daha fazlasına ulaşmak için şu an sahip olduklarımızın değerinin bilincinde olup, bu doğrultuda hareket etmeliyiz. İsteklerimizi mantık dışı bir arzuyla besleyip hareket edersek makul bir yere varamayız. Ama hedef rotanız ve istekleriniz için azla yetinmeyip uğraşmak gerekebilir. Azın bile değerini hiçe saymadan, fazlası için çabalamayı da bırakmayarak isteklerimize ulaşabiliriz. “Aza tamah etmeyen çoğu bulamaz.” diyen atalarımızın sözünü bu noktada kullanabiliriz belki. 🙂ilerlemek

Son olarak;

Bize dayatılanlar ve gerçek isteklerimiz arasındaki hassas çizgiyi tartarak rotamızı çizebiliriz. Her rota, her istek biriciktir. Ufak konularda bile olsa, endişelere rağmen içiniz rahat ediyor ve içinize siniyorsa o yol sizindir ve onun için uğraşmayı ne olursa olsun elden bırakmayın!