Roma İmparatorluğu’nun en bilinen yöneticilerinden biri olan Julius Caesar, yüzyıllardır İskender’den sonra belki de en çok konuşulan tarihi figür. Fakat bu namına rağmen hakkında bir ton eksik ve yanlış bilgi var. Bugün sizlerle Roma’yı dize getiren bu general hakkında az bilinenleri konuşacağız.

Julius Caesar Kimdir?

Julius Caesar’ın MÖ 100 yılında doğduğu tahmin edilmektedir. Aile üyeleri arasında sarayda en güçlü olan amcası yanlış siyasi fikirleri olan ve saray politikalarında doğru ata oynayamamış asil bir Roma vatandaşıydı. Bu yanlış tercihler onun ölümüne yol açmıştı. Baba Julius’da bir sabah ansızın ölünce 16 yaşında ki bu genç Caesar ailesinin başına geçmek zorunda kaldı.

Caesar, amcasının Roma senatosundaki entrikalardan dolayı öldüğünü bilse de gençlik yıllarından amcasının düşmanlarından kaçmak için girdiği Roma ordusundan ayrılmamış ve orduda yükselmek için canla başla savaşmıştı. İyi bir hatip ve komutan olan Caesar’ın yükselişi meşhur köle Spartaküs’ün isyanının bastırılmasından sonraki politik çekişmelerle birlikte gerçek anlamda başladı.

1- Sezar Değil Kayzer

Caesar kelimesi Latince bir kelimedir ve anlamı tam olarak bilinmemektedir. Kimileri Julius Caesar’ın savaşta bir fil öldürdüğü için fil kelimesinden bu ismi aldığını söylerken, kimileri ise soyundaki birinin sezaryenle (Latince kesmek anlamına gelen caedo‘den türemiştir) doğduğu için soyunun isminin bu olduğunu söyler. İngilizce ve bir çok Avrupa dilinde “Sezar” diye okunurken Latincesi ve ismin doğru okunuşu “Kayzer”dir. Hatta Kayseri ilimizin ismi bu kelimeden gelmektedir.

Ayrıca Julius Caesar’dan sonra Caesar ismi imparator anlamında kullanılmış hatta kendini Roma’nın fatihi ve yeni efendisi ilan eden Fatih Sultan Mehmet, bazı mektuplarında “Kayzer-i Rum” unvanını kullanmıştır. Ek olarak daha sonra Almanya’yı kuracak olan Prusya Devleti, liderini Doğu Germen İmparatoru saydığı için kayzer unvanını kullanmıştır.

2- Avukat Julius Caesar

caesar
Dönemin En İyi Avukatı Cicero

Dönemin siyasi şartlarında gençliğinde bir dönem avukatlık da yapan Julius Caesar, gelmiş geçmiş en iyi konuşmacılardan biri olan ve daha sonra Caesar’in en güçlü iki adamından biri olacak olan Cicero’yu yetiştiren hocanın yanına eğitim için Rodos’a gitmişti. Bu dönemde Ege’deki bir deniz yolculuğu sırasında korsanlar tarafından kaçırılıp serbest bırakılması için 20 altın fidye istenmiştir. Julius Caesar ise fidyeyi 50 altın yapmalarını söylemiş, serbest kaldıktan sonra korsanları tek tek avlayıp tutsak olduğu adanın sahillerinde onları çarmıha germiştir.

3- Üçlü İttifak

Senatoya girdikten sonra biri ordu içinde çok itibarlı olan, diğeri ise yüksek miktarda nüfuza sahip iki senatörün arasında sıkışıp kaldı. İkisi de çok zengindi, Caesar ise senatoya girmek için bir ton borç almıştı. Rakipleri neredeyse denk güçteydi ve Caesar’in bir taraf seçmesi gerekiyordu. Bu seçim çok tehlikeliydi çünkü iyi bir müttefikle beraber güçlü bir düşman da edinecekti.

Burada çok akıllıca bir hamle yaptı ve bu iki güçlü devlet adamının kavgasına son vererek herkesin karlı çıktığı bir öneri sundu; Senatoda üçü beraber hareket edecekti. Anlaşmayı daha geçerli kılmak için kızını orduda gücü olan senatörle evlendirdi ve böylece Roma Cumhuriyeti’nde mutlak güç haline geldiler. Kaba kuvvet kullanarak senatodan çıkan sesleri susturdular ve bir nevi bir diktatörlük ilan ettiler.

triumvirate ile ilgili görsel sonucu"

Zaman geçtikçe işler karışmaya başladı ve Caesar’in müttefikleri ondan korkmaya başladı dahası Caesar, senatoya liderlik ettiği dönemdeki katı yönetimden dolayı bir ton düşman edinmişti. Bu yüzden görev süresi bitmeden görevinden el çektirildi ve bugünkü Fransa ve kuzeyini kapsayan Galler sınırına bir nevi sürgüne gönderildi. Onun yokluğunda senatodaki çatışmalar yeniden alevlendi ve Roma şehri adeta patlamayı bekleyen bir bomba gibi kurulmaya başladı.

4- Sürgünde Yükselen Fatih

julius
Teslim Olan Gal Komutanına Betimleyen Bir Çizim

Sürgünde olduğu dönemde hiç beklenmedik bir hareket yapan Julius Caesar, senatodan izinsiz bir şekilde Galler’e elindeki ufak orduyla saldırı düzenledi. Kendi ordusundan bazı rakamlara göre neredeyse 5 kat daha büyük olan Gal ordusunu merkezden minimum lojistik destek alarak yendi ve 100’lerce kabileyi yenerek dize getirdi, şehirleri fethetti.

Bu Roma tarihindeki en büyük zaferdi ve bu durum meclisteki eski müttefiklerini bir hayli gerdi. Halkta nüfusu olan senatör, Julius Caesar’ın altında kalmamak için Orta Asya’ya sefer çıktı ama bu sefer sırasında tüm ordusunu kaybedip düşmanları tarafından ağzına erimiş altın dökülerek idam edildi. Geriye Caesar ve eski damadı olan senatör kalmıştı. Bu ikili arasında çıkan iç savaşı Caesar kazanmış ve senatoya yapılan baskılarla geçici de olsa Tiran ilan edilmiştir.

5- Brütüs

brütüs ile ilgili görsel sonucu"
Brütüs

Sanılanın aksine onu bıçaklayan Brütüs, Caesar için o kadar da güvenilir bir insan değildi. İç savaş sırasında senatonun kalanıyla birlikte Caesar’a karşı gelmişti. Bu hainliğine rağmen hayatta kalmasının hatta Caesar’ın yanında yer edinebilmiş olmasının muhtemel sebeplerinden biri de annesinin Caesar’ın metresi olmasıydı. Annesi hırslı ve diplomaside güçlü bir kadındı ve Caesar onun için bir fırsattı ama Mısırlı bir prenses bu fırsatı riske sokacaktı.

6- Nil Prensesi Kleopatra

Bust of Cleopatra at the Royal Ontario Museum.jpg

Caesar’in damadı, yenildikten sonra Mısır’a kaçtı. O dönemde Mısır’da Kleopatra ve erkek kardeşi arasında taht için süren bir iç savaş vardı. Bu süreçte damadını ele geçirmek için Kleopatra’nın tarafını tutan Caesar, bu iç savaş sırasında Kleopatra ile yakınlaştı. Savaşı kazanmaları ile birlikte Mısır ve Roma ilişkileri bir hayli ilerledi ve Kleopatra adeta Caesar’ın eşi olmuştu fakat resmi olarak hiç evlenmediler. Çünkü Kleopatra bir Roma vatandaşı değildi.

7- Suikast ve Marcus Antonius

Marcus Antonius ile ilgili görsel sonucu"
Mark Antonius

Caesar’ın öldürülmesindeki en büyük nedenleri üst sınıftakilerden bazılarını aşağılaması ve 2. Üçlü Yönetimi kurmasına, Roma’yı bir cumhuriyet olarak bırakmasına rağmen kendini bir kral hatta bir tanrı olarak sergilemesiydi. Senatodaki bir çok isim ona bilenmişti ve bir suikast planı kurdular. Çoğu kişi Caesar’ın son sözlerinin bir hayli sevdiği Brütüs’e olmasından dolayı Brütüs’ü büyük bir hain olarak görse de bence Brütüs, hainlik konusunda Marcus Antonius’un yanına bile yaklaşamaz.

Galler seferi sırasında Caesar’in yanında sivrilen Marcus, suikasttan sonra Caesar’ın mirasına bir noktada ihanet etti. Marcus efendisinin anladığı gibi siyasette sabırlı bir insan değildi. Suikastın ardından elindeki gücü arttırmak için ayak takımını soyluların üstüne saldı. Ayrıca Shakespeare’in eserindeki tiradı da hiç bir zaman olmamıştır. Caesar, mirasını yeğenine bıraksa da Marcus Antonius kaba kuvvetle ve orduyla gücünü arttırmaya çalışmış hatta daha sonra Kleopatra ile evlenmiştir.