Komplo teorileri, bazı gerçekleri kendi çıkarları doğrultusunda gizlemeyi amaçlayan art niyetli güç odaklarının, büyük ölçekli bir organizasyon yürüttüklerine ilişkin inançlardır. Komplo teorileri dünyayı olduğundan daha basit ve öngörülebilir kılarak kolay cevaplar sunar.

İnsanlar çok eski zamanlardan beri bilmediği şeyler hakkında efsaneler uydurur. Sahte haberler ve o haberlerin arka planı olan komplo teorileri, insanlara gerçeği değil duymak istediklerini verir. İlgi çekici bir hikayeye sahip olanın daha çok tıklandığı bir internet ekosisteminde komplo teorileri daha hızlı ve yaygın bir şekilde karşımıza çıkıyor.

Bazı insanlar uçakların arkalarında bıraktığı kimyasal izlerin zihin kontrolü ya da kimi grupları hadım etmek amaçlı olduğu, aşıların ilaç şirketlerinin art niyetiyle fayda yerine zarar getirdiği, hükümetlerin uzaylılarla yardımlaştığı, dünyanın illüminati denilen bir örgüt tarafından yönetildiği vb. görüşlere sahip.

En Yaygın Komplo Teorileri

1) Nasa Ay’a Hiç Gitmedi

Komplo Teorileri: Karmaşık Bir Dünyada Düzen

Bazı komplo teorisyenleri Nasa’nın Apollo’yu Ay’a göndermediğini, görüntülerin bir stüdyoda çekildiğini iddia ediyor. Bunun sebepleri arasında görüntülerdeki bayrağın dalgalanması, astronot gölgelerinin yanlış yöne düşmesi gibi iddialar yer almakta.

2) Küresel Isınma Aslında Yok

Komplo Teorileri: Karmaşık Bir Dünyada Düzen

ABD’de yapılan bir araştırma, nüfusun %37’sinin küresel ısınmaya inanmadığını ortaya koydu. Küresel iklim değişikliğinden şüphe duyanlar, insan eliyle yapılan küresel ısınmanın dünya nüfusunu daha yüksek vergilere alıştırmak ve daha otoriter bir yönetim biçimini dayatmak amacıyla tasarlanan bir komplo teorisi olduğuna inanıyor.

3) Bermuda Şeytan Üçgeni

Komplo Teorileri: Karmaşık Bir Dünyada Düzen

Atlantik Okyanusu’nda çok sayıda uçak ve geminin kaybolduğu, bazı paranormal olayların yaşandığı bölgenin adıdır. Kimsenin açıklama getiremediği bu esrarengiz bölge, içinde bilim adamlarının da bulunduğu pek çok insan tarafından yıllarca ‘doğaüstü güçlerin etkisi’ olarak algılandı. Burada uzunca bir süre içinde sık aralıklarla bir sürü uçak ve gemi arkalarında iz bırakmadan kayboldu. Bu olayların üzerinde bir süre konuşuldu fakat olayın ne olduğu hiçbir zaman açıklanamadı.

4) 51.Bölge Bir UFO Üssü

Komplo Teorisi: Karmaşık Bir Dünyada Düzen

ABD’nin Nevada eyaletinde 1947 yılında meydana gelen bir kaza dünyanın en büyük komplo teorilerinden birinin ortaya çıkmasına sebep oldu. Meydana gelen kazada bir UFO’nun dünyaya düştüğü ve uzaylıların bulunduğu düşünülüyor. Askeri yetkililer olayın ardından bu yönde bir açıklama yapmış ve düşen cismin bir hava gözlem balonu olduğunu söylemişlerdi. ABD’nin en güvenlikli askeri üslerinden biri olan bölge dünyadaki UFO fanatiklerinin gözdesi haline geldi.

Komplo Teorilerine Olan İnancın Bireysel Boyutu

Bazı insanların zihni komplo teorilerine inanmaya daha yatkındır. Onlar için komplo teorisinin içeriği ya da mantıksız olması pek önemli değildir. Goertzel’in 1994’te yaptığı araştırmada, belirli bir komplo teorisine inanan insanlarla ilgili en önemli ortak özellik, bu insanların başka bir komplo teorisine daha inanma eğiliminde olduklarıdır. Yani bir komplo teorisine inanan kişinin, aralarında bir bağlantı olmamasına rağmen bir diğer komplo teorisine de inanma olasılığı yüksektir. Aynı toplumda yaşamalarına ve benzer eğilimlere sahip olmalarına rağmen, bazı insanların bu tür teorilere diğerlerinden daha açık olması konu ile ilgili bireysel farkların varlığını gösterir.

Komplo Teorilerine İnanan İnsanların Ortak Özellikleri

1) Teleolojik Düşünce

Bu düşünce yapısına göre tüm evrenin var olmasının bir amacı vardır. Evrenin, akıllı bir tasarımla bir amaç doğrultusunda oluşturulduğuna, tüm süreçlerin ve içinde yer alan tüm nesnelerin bu amaca uygun hareket ettiğine inanılır. Bu inanca sahip zihinlerin komplo teorilerine inanmaya daha yatkın oldukları araştırmalarla ortaya konmuştur.

2) Rastlantısallığı Kabullenememe

Bir araştırmada (Hart ve Graether, 2018) katılımcılara, bilgisayar tarafından dil bilgisi kurallarına uygun olarak rastgele üretilen cümleler verilmiş ve bu cümlelerin kendileri için ne ifade ettiği sorulmuştur. Örnek cümle: “Bütüncüllük sonsuz fenomeni susturur.” şeklindedir. Bu cümleler tamamen rastgele seçilen kelimelerden oluşmaktadır, herhangi bir anlam taşımazlar. Komplo teorilerine inananlar, bu tür rastgele cümlelerin derin anlamları olduğunu düşünme eğilimindedirler. Tesadüfiliği kabullenmekte zorlanan insanların komplo teorilerine inanmaya daha yatkın oldukları görülür. Bu insanlar tamamen rastgele seçilen örüntülerden dahi derin bir anlam çıkarabilmektedirler.

3) Belirsizlikten Kaçınma

Bazı insanlar kontrol edemedikleri, öngöremeyecekleri olaylarla dolu, belirsiz bir dünyada yaşamanın yarattığı kaygı ile başa çıkmakta zorlanır. Bu yüzden algıladıkları şeyler arasında bağ kurmaya, sıradan olaylarda derin anlamlar aramaya daha yatkın olurlar.

4) Kendini Gösterme İsteği

Toplum içinde ön plana çıkma, diğer insanlara göre daha özel olduğunu hissetme eğilimi arttıkça komplo teorilerine inanma eğilimi de artmaktadır (Imhoff ve Lamberty, 2017). Bu insanlar, birçok insanın görmediği gerçekleri gördüklerine ve bu yüzden özel olduklarına inanırlar.

5) Düşük Eğitim Seviyesi

Araştırmalara göre eğitim seviyesi arttıkça komplo teorilerine olan yatkınlığın azaldığı görülmektedir.

6) Batıl İnanç Sahibi Olma

Bu madde teleolojik düşünmeyle ilgilidir. Hayatı mantıktan çok sezgisel/duygusal eğilimleriyle yorumlayan insanların komplo teorilerine karşı daha yatkın olduğu görülür.

Komplo teorilerine olan inanç kişilerin görüşlerini büyük ölçüde etkileyebilir. Bu teoriler bilime, araştırmaya ve kurumlara olan güveni azaltır. Bu güvensizlik, bireylerde sosyal yabancılaşmaya neden olabilir. Doğru olmayan şeylere inanmak, bireysel davranışları etkiler ve sonuçta bir bütün olarak toplum üzerinde bir takım tehlikelere neden olabilir.

Tabii ki tüm komplo teorileri yanlış değildir. Çeşitli kaynaklara ulaşarak yanlış komplo teorileri ve gerçek tehditler arasındaki farkı ayırt edebilmek önemlidir. İnsanların eşitsizlik ve güvensizliğin gerçek etkilerini hissettiği dünyada komplo teorileri doğal olarak ortaya çıkacaktır. İnsanları bu tür düşüncelerden caydırmak kolay değildir. Muhtemelen çevrenizdekilerin ve sizin de inandığınız komplo teorileri vardır. Komplo teorileri ve yanlış bilgilerden kaçınmak adına, bir konu hakkında kesin bir yargıya sahip olmadan önce bilimsel temelli ve çeşitli kaynaklara açık olup bu kaynaklar arasından en kesin sonuçlara ulaşabildiğiniz yargıları değerlendirebilirsiniz.

Kaynakça ve İleri Okuma:

1, 2, 3, 4, 5