Jeofaji pişmiş kil yeme alışkanlığıdır. İnsanlar bu kili yediği zaman genellikle küçük parçalar halinde veya toz olarak tüketirler. Onuncu yüzyıldan beri kil yiyen insanlar olduğuna dair kanıtlar mevcut olsa da, İspanyollar bunu çok daha sonraları yapmıştır. Hatta on yedinci yüzyılda saray halkından kadınlar arasında moda haline gelmiştir.

İnsanlar çamuru kırmızı renge dönüşene kadar yoğun bir şekilde pişirmişler ve onunla küçük kaplar ve vazolar yapmışlardır. Sonraları kadınlar bu vazoları parfümlü sularla doldurmuşlardır. Killi ve parfümlü suyu yiyip içtikten sonra bardağı da yutmuşlardır. Bu “gurme lezzetler” Portekiz ve Meksika gibi başka ülkelerden gelmiştir.

Ayrıca şaşırtıcı olansa Afrika’da Kamerun, Tanzanya, Kenya gibi ülkelerde toprak yemeye tabu gözüyle bakılmıyor. Young Kenya’da çalışırken, yemek için paketler halinde toprak satıldığını gördüğünde çok şaşırmış. Hatta bunlara karabiber vb. farklı tatların eklendiği de oluyormuş.

jeofaji-kil

Jeofaji Hakkında Yazılı Belgeler

Literatürde vazo yeme ve özellikleriyle ilgili birçok referans bulunmaktadır:

  • “Solgun kız. Ya birine aşık ya da çamur yiyor.” – Góngora.
  • “Çantanda ne var? Hanımefendinin yediği bazı vazo parçaları. Onları yiyebilirsin, kehribar kokusu var onlarda.” – Lope de Vega’nın La Dorotea adlı oyunundan.
  • “Ağzında bazı vazo parçaları olan ve onları yemek üzere olan Amarili’ye.” – Quevedo.

Kil Yemenin Amacı Nedir?

İspanya’nın Altın Çağında kadınların solgun yüze sahip olmaları güzellik konusunda idealdi. Hedef neredeyse hasta gibi görünen bir yüze sahip olmaktı. Pişmiş kil yemek kloroza sebep olmaktadır. Bu ise kandaki kırmızı hücrelerin azalmasına sebep olmaktadır ve sonuç olarak da cildin daha solgun görünmesine neden olur.

Ayrıca kadınlar çamuru doğum kontrolü için de kullanmışlardır, çünkü kil yemek adet kanamasını azaltır, hatta tamamen yok eder. Fakat vazoların yapısındaki halüsinojenik ve narkotik etkilerden dolayı zamanla bazı kadınlarda bağımlılık yaratmaya başladı. Bu da kil yemekten vazgeçmeyi çok zor hale getirdi.

Kilin yapışma özelliği vardır; bu nedenle sindirim sistemindeki zararlı toksinlere yapışıp mide ağrısını gideriyor olabilir.

Sıçanlarla yapılan deneyler ve maymunlar üzerinde yapılan gözlemler, zehirli bir şey yediklerinde hayvanların da bu tür yöntemlere başvurduğunu gösteriyor. Ayrıca bazı geleneksel yemek pişirme yöntemleri, yiyeceklerin toksinlerden arınmasını ve daha kolay yenmesini sağlamak için kil ile karıştırılmasını içeriyor.

Örneğin palamut normalde pek hoş bir tada sahip değildir. California ve Sardinya Adası’nda öğütülmüş palamuda kil katılarak içindeki tanik asit etkisiz hale getiriliyor.

İkinci iddiaya göre kil, normal yiyeceklerde olmayan bazı besinler içeriyor. Kansızlık olarak da bilinen anemi vakalarında toprak yemeye sık rastlanıyor. O halde demir eksikliğini gidermek için demir bakımından zengin kil yeniliyor olabilir.

jeofaji-kil

Konu Hakkındaki Tartışmalar

Jeofaji hakkında birçok fikir bulunmaktadır. Bazıları desteklerken, bazıları da eleştirir:

  • Psikologlar jeofajiyi “bağımlılık yapan yeme bozukluğu” sınıfına sokarlar. Bu rahatsızlıkta besin değeri olmayan maddeleri yemek için karşı konulmaz bir istek vardır.
  • Doktorlar kil yemek tehlikeli olduğu için insanları uyarırlar ve herhangi kanıtlanmış bir bilimsel açıklama olmadığı için onu “gelip geçici bir heves” olarak nitelerler. Bazı tropikal ve Afrika ülkelerindeki insanların beslenmelerinde mineral eksikliği olduğu için kil tüketmek oldukça yaygındır. Doktorlar kil yemenin vücutta geri dönülmez zararlara yol açabileceğini söylemişlerdir.
  • Bazı kadın oyuncular, blog yazarları ve ünlü kişiler kil yediklerini ilan etmişlerdir. Bu insanlar kil tüketmenin faydalarından ve inanılmaz bir terapi özelliği olduğundan bahsetmişlerdir. Vücutta detoks etkisi yaptığını, kilo vermeye yardımcı olduğunu ve anemiye karşı direnç oluşturduğunu söylemişlerdir.

Kaynak:

https://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/06/160620_vert_fut_toprak_yemek