Oldukça kolay bir soruyla başlayalım. Kitap almayı seviyor musun? Cevabı basit. Evet ya da hayır. Peki ya okumayı? Aldığın kitapların hepsini okuyor musun? Yoksa daha sonra okunacaklar rafına mı kaldırıyorsun? Son bir soru. Gün geçtikçe ‘daha sonra okunacaklar’ rafın ‘okunanlar’ rafından fazla yer kaplamaya başlıyor mu?

Eğer ki son soruya vermiş olduğun cevap evet ise bu yazıyı daha sonra okuma. Gel, bu yazıyı okunanlar rafına kaldıralım. Sonra diğer ertelenen kitapları da. Çünkü bu durum çok daha ilerleyebilecek bir durum. Ve bu bir sendrom. Tsundoku sendromu.

Nedir bu tsundoku sendromu? Az çok anladık aslında ama gelin daha detaylı şekilde inceleyelim, öğrenelim ve değişime geçelim.

Tsundoku sendromu

Tsundoku Sendromu Nedir?

Kişi; satın almış olduğu kitabı henüz okumadan, diğer okunmayan kitapların arasına kaldırıyorsa bu tsundoku sendromudur. Bir çeşit istifleme bozukluğu da denilebilir.

Kitapçıda, kitapların arasında gezdiğimiz zamanı hatırlayalım. Gözümüze çarpan o kitabı elimize aldık, arkasını okuduk, içini inceledik. İncelemelerimiz sonucunda kitabın içeriğini iyice merak eder olduk. Ve okumaya karar verdik. Satın aldık, çantaya attık, eve geldik. Belki yorgun haldeyiz, belki başka işlerimiz var. İşlerimizi hallederken kitap aklımıza geliyor. Gidip çantadan çıkartıyoruz fakat işlerimizi bitirmeden okuyamayacağımız için rafa koyuyoruz. İş bitince okunmak için ertelenen kitabımız, diğer işlerimizin bitmesini de beklerken günden güne rafa yeni kitapların da geldiğini görüyor. Ve o raf büyüyüp gidiyor. O kitabı her rafta gördüğümüzde suçluluk duygusu kendini gösteriyor. En kısa zamanda okuyacağım diyerek tekrar ertelemeye alıyoruz.

Tsundoku sendromu

Tsundoku Sendromu Neden Olur?

Aslına bakıldığında dünya genelinde yapılan araştırmalara göre günümüzde 5 kişiden 2’si tsundoku sendromludur. Bu insanlar, okumasalar bile yeni kitaplar almaya devam ediyorlar. Peki ama bunca kişi neden böyle?

  • Kitap almak kişiye ayrıca mutluluk verir. Her yeni kitapta yeni bir dünya görüşündedirler ama kendi dünyalarından bir türlü diğer dünyalara vakit bulamazlar. Bu sebeple de hep ertelerler.
  • Kitapçıda daha donra o kitabı bulamamak korkusu yüzünden hemen o an kitabı satın alırlar.
  • Kitabın baskısının tükeneceğini, artık basılmayacağını düşünerek anlık endişe duyup kendi raflarında güvenle durmasını isterler.
  • Çevresindeki insanlara kendini kanıtlamak için büyük kitaplıklar oluşturabilirler. Fakat daha sonra okunacaklar rafı öyle fazladır ki kitap içerikleri hakkında soru gelmesinden de ürperirler.
  • Hayranlık duyduğu kişilerle aynı kitabı okuyarak, onların olduğu kadar iyi birey olmak isteği sebebiyle o kitapları alıp rafa kaldırırlar.
  • Daha sonra okunacaklar rafına baktığımızda en eski aldığımız kitabı hiç okumayı istemeyebiliriz. Ona karşı duymuş olduğumuz okuma arzusu zamanla azalmış ve yeni şeyler aramaya koyulmuştur. Yaşanan durum, henüz diğerleri okunmadan yeni kitaplar almaya yol açacaktır.
Tsundoku sendromu

Tsundoku Sendromundan Nasıl Kurtuluruz?

Aslında çözümü basit. Sadece biraz istekli olmamız lazım. Ve yarattığımız kütüphanenin bir de iç kısmına merakla bakmamız lazım.

  • Liste yaparak. Kütüphanelerdekilere benzer bir kitap listesi. Okunanlar ve henüz okunmayan kitapları bu şekilde ayırarak durumun bilincine daha yakından varılabilir.
  • Daha sonra okunacaklar rafındaki kitapları azaltmak. Listeden de görüleceği gibi çok sayıda kitap okunmak için bekliyor.
  • Limit belirleyerek. Kitap almak için ayırdığımız kısıtlı bütçenin olması sadece asıl istediğimiz kitapların alınmasını sağlar.
  • Yeni kitap alırken aceleci davranmamak tsundoku sendromu ile başa çıkmaktaki zor adımlardan biri olabilir. Fakat durumun bağımlılık yapmaması için acelecilikten kaçınmak gerekli olabilir.
  • Anlık ilgi çeken kitapları almanın önüne geçerek. O anki ruh haliyle alınan kitabın sonradan aslında ilgi alanı dışında olduğu farkındalığı varsa anlık duygularla kitap alımının önüne geçmek işe yarayacaktır.
  • Kitapların teknolojiyle buluştuğunun bilincine varmak. Dijitalleşen kitaplar, sesli kitaplar gibi benzer çözümlerle kitap alımının önüne geçilebilir. Üstelik daha kısa zamanda biteceğinden sesli kitaplarla iyi anlaşılabilir.
  • Uzun zamandır okunmayan ve bir gün okunmayacağının farkına varılan kitaplar okunacak insanlara verilebilir ya da satılabilir.

Gelin, tozlanmaya ramak kalmış rafları temizleyelim ve okumaya koyulalım.

Kaynakça: 1, 2

Editör: Cansu Köse