Rönesans’ın doğum yıllarına tekabül eden 15. ve 16. yy’da ortaya çıkan bilim insanları ve düşünürler, daha sonraki dönemlerde kendi türlerinin gelişimini çok fazla etkilemiştir. Özgür düşünceyi “yeniden doğuran” bu aydınlardan biri vardır ki, diğerleri kadar insanlara korku salmasa da en az onlar kadar insanlık tarihini etkilemiştir. “İyi” bir lider olmanın gerçek anlamda kitabını yazan Machiavelli, günümüz siyaset anlayışının temel dayanaklarından bazılarını yaratmış ve de beslemiştir. Bu yazımda Machiavelli’nin nasıl iyi bir yönetici, prens olunacağını anlattığı kitabı olan Prens’in içeriğinden yola çıkarak sizinle korkunun mu yoksa sevginin mi daha bağlayıcı olduğunu konuşacağız.

prens

Akıllıca Gaddarlık Gerçek Merhamettir

“Akıllı bir prens(..) tebaalarının birlik ve sadakat içinde tutmasını sağlayan bir gaddarlığın getireceği ayıptan rahatsız olmaz; çünkü çok az gaddarlık örneği sergileyerek, göstereceği aşırı merhamet yüzünden cinayetlere ve yağmaya yol açacak bir prensten daha merhametli olur, çünkü sonuncusu tüm gruba zarar verir, fakat öncekinin icraatları yalnızca bireylere zarar verir.” Machiavelli’nin burada anlatmak istediği şey aslında her tarafı kana bulayan asıp kesen bir lider değil. Daha sonradan yaptığı ek açıklamalarla aslına şunu anlatmak istemektedir: Eğer insanlara merhametle davranır ve uygulamada yavaş kalırsanız, bu acılara sebep olabilir; gerçek bir lider çoğunluk uğruna gerekirse gaddar olabilmeli. Bu görüşe katılıp katılmamam önemli değil, önemli olan bu görüşün 16 yy’da ortaya atılmış olması. Günümüz yaşantısında hakim olan iki görüş olan demokrasi ve kapitalizmin erken dönem temsili gibi olan bu cümle, doğrudan olmasa da, dolaylı olarak çoğunluk üstünlüğünü ve çıkarcılığı bir şablon olarak kullanıyor. Tabi daha sonraki paragrafta bu keskin görüşü yumuşatan Machiavelli, akıllı bir prensin yapay korkuları olmayan; iyilikseverlik, sağduyu ve mantık sayesinde ılımlı bir yolda ilerleyip dengeli bir yolu seçmesi gerektiğini tavsiye eder. Ama yine de demir yumruklu liderlere bir göz kırpar.

Korkulmak Sevilmekten Daha Güvenilirdir

Machiavelli’ye göre sevilmek mi korkulmak mı sorusunun cevabı: ikisinin de arzulanır olduğu ama bir prens için korkulmanın daha karlı olduğuna yönelik. Çünkü ona göre insanlar iyi zamanlarda candan, yardımsever, iyi dost, iyi yoldaşken; kötü zamanlarda sözlerini unutan, zorunluluk yoksa tembelleşen, canlarını ve mallarını tehlikeye atmaktan korkan varlıklardır. Eğer bir yönetici, lider yönettiklerine korku salarken aynı zamanda da kendisinden nefret edilmesini engelliyorsa bu onu iyi bir lider yapar. Machiavelli’ye göre bunun yolu liderin yönetilenlerin şahsi alanına tecavüz etmemesidir; onların mallarına, mülklerine, kadınlarına ve şahsi alanlarına karşı kendini kontrol edebilirse pekala nefret edilmeyen, kalıcı liderlik vasıflarını kazanmış korkulu bir lider olabilir. Bu düşüncesinden sonra ise garip bir tez atar ortaya:”…her şeyden önce başkalarının mülkünden uzak dur; çünkü insanlar babalarının ölümünü, babalarının mülkünü kaybetmekten daha kolay unuturlar. Ayrıca mülkü gasp etmenin mantıklı açıklaması asla başarılı olmaz, çünkü yağmayla yaşayan, başkalarının mülkünü kendisine mal etmek için sürekli bahane uydurur; ancak aksine, birinin yaşamını elinden almanın mantıklı açlıklamasına daha az rastlanır ve kısa sürede unutulur.” Buna katılmak ya da katılmamak kişiye kalmış ama dünya siyaseti incelendiğinde, neredeyse 500 yıldan uzun bir süre önce söylenmiş bu sözün politikayı ne kadar etkilediği ortadadır. 

korku
50.000 Protestan’ın ölümüne yol açan Kara Kraliçe Catherine de Medici

Uzun lafın kısası Machiavelli, bize aslında iyi bir lider olmak o kadar da iyi olmamanız gerektiğini söylüyor. Machiavelli ile ilgili yapılan yorumların bir kısmı onun şeytani bir kişilik olduğunu, söylediklerinin doğru olmadığına inanıyor. Lakin Prens kitabında verilen örnekler yapılan kaynaksız, cılız eleştiriler karşısında bir hayli güçlü. Ayrıca adı geçen ve bu yazının kaynağı olan Prens kitabı aslında dönemin güçlü ailelerinden Medici Ailesine yönelik bir eleştiri, öğüt kitabıdır ve aslen onların daha iyi liderler olması için yazılmıştır. Fakat bu kitabı umursamadığı belli olan Medici Ailesi, Machiavelli’nin yaşadığı dönemde iki kere kendi halkları tarafından ülkelerinde kovulmuş, Machiavelli öldükten sonraki dönemde ise adları Orta Çağı’nın en büyük politik skandallarına karışmıştır.