Başlığı okuyunca “Nasıl olur?” diyerek hemen yazıya geldiğinizi düşünüyorum. 1938 yılında da aslında insanlar sizler gibi ufak bir yanılgıya düştüler. Radyo yayının tek bir cümlesini duydular ve hakikaten Marslıların Dünya’yı işgal ettiğini sandılar, nasıl mı?

Radyonun Gücü

30’lu yıllarda teknoloji henüz günümüzdeki kadar gelişmemişti. O zamanın en değerli icadı radyoydu. Tembellik, insanların kanında olduğundan radyonun icadından sonra gazete okuma oranı azalmıştı. İnsanlar radyodan haber dinlemeyi tercih eder hale gelmişti. İş böyle olunca yanlış anlaşılma kaçınılmaz oldu.

Dünyalar Savaşı

Orson Welles o zamanlar, kurucusu olduğu Mercury tiyatrosu ile CBS kanalında radyo tiyatrosu hazırlıyordu. Her hafta bir roman seçip onu tiyatrolaştırarak sunuyorlardı. Yine bir yayın günüydü, tarih 30 Ekim 1938 yani Cadılar Bayramı arifesiydi ve yayın, Cadılar bayramına özeldi. Orson Welles ve yayın arkadaşları o gün için Herbert George Wells’in The War of the Worlds(Dünyalar Savaşı) romanının uygun olacağını düşündüler. Konusu uzaylı istilası olan bu romanın bazı yerlerinde haber bültenleri bulunuyordu. İşte bu, pek de iyi bir sonuç doğurmadı.

Diğer radyo programına göre az reyting alan Mercury tiyatrosu, bugünün de diğer günler gibi olacağını düşünüyordu. Program 30 Ekim günü saat 20:01′ de yayına “Columbia Broadcasting System stüdyo, H. G. Wells’e ait Dünyalar savaşı adlı eseri, Orson Wells ve Mercury tiyatrosuyla sunar.” cümlesiyle başladı. Ardından oyuna geçildi. Oyun kitaba göre rasathaneden yapılan bir canlı yayınla başlıyordu. Orson Welles programa katılan bir gök bilimciyi canlandırıyordu. O zamanlar en çok dinlenen NBC kanalında kötü bir kahve markası reklamı yayına girince dinleyicilerin birçoğu kanallar arasında gezmeye başladı ve dikkatlerini CBS kanalında dönen rasathane sohbeti çekti. Bu sırada CBS yayınından şöyle bir ses yükseldi: “Hanımlar beyler, dans müziği yayınımıza kıtalar arası radyo haberlerinin özel bülteni için ara veriyoruz.”

Orson Welles

“Bayanlar baylar, az önce verdiğimiz haberlerin ardından, Meteoroloji İdaresi tarafından büyük rasathanelere talimat verilmiş ve Mars gezegenindeki hareketliliğin yakından gözlemlenmesi istenmiştir.” İnsanlar daha yeni CBS kanalını açtıkları için her şeyden habersiz heyecanla Mars’tan gelecek haberi dinliyorlardı. Yayındaki kişi sayısı çoktan 6 milyonu bulmuştu. Belki de Mercury tiyatrosunun en yüksek reytingi tam o anda gerçekleşmişti. Bu sırada Grover’s Mill civarındaki bir çiftliğe, metalik gök taşı düştüğü ve bu noktayla bağlantı kurulduğu haberi Welles tarafından iletildi. Bunun ardından, tüm Amerika’yı ayağa kaldıran o cümleler Welles’in ağzından döküldü.

“Dış kaplaması kesinlikle dünyamıza ait değil. Gezegenimizde bulunan bir madde değil bu. Durun bir dakika. Bir şeyler oluyor. Bu cisim gördüğüm hiçbir şeye benzemiyor. Birileri sesleniyor. Işıklı çemberin ortasında kara delikten çıkan bir şey görüyorum. Gözleri var. Bu bir surat olabilir. Bacakları üstünde duruyor. Aslında küçük bir tür metal parça üzerinde yükseliyor. Şimdi ağaçların tepesine kadar uzandı. Akıl alacak gibi değil ama hem bilimsel gözlemler hem de bizzat kendi gözlerimizle tanık olduğumuz şeyler bizi şu kaçınılmaz varsayıma götürüyor. Bu gece New Jersey yakınlarındaki çiftliğe inen bu tuhaf mahluklar, Mars gezegeninden gelen işgal ordusudur.”

Radyo Programıyla İlgili Bir Gazete Kupürü

Amerika bu haberden sonra büyük bir kaosa sürüklendi. İnsanlar programın bitmesini beklemeden sokaklara döküldü. Polis, itfaiye, ambulansların telefonları, radyoların, gazetelerin telefon santralleri kilitlenmişti. Kimileri onlarla savaşmak için planlar yapıyorlardı, kimileri eşyalarını toplayıp taşraya kaçmaya çalışıyordu. Şehirle taşra arasındaki yollar kitlenmişti. Bu kaçışlar, planlar yaşanırken bazı insanlarda tek çareyi Tanrı’da buldu ve kiliselerde kurtuluş için ayinler düzenlendi.

Bu arada stüdyodakiler, dışarıda yaşananlardan habersiz bir şekilde yayına devam ettiler. “Burası New Jersey, New York. Jersey bataklıklarından zehirli bir siyah duman çıkıyor.” sesi yükseldi radyodan. Hala radyo yayınını dinleyenler apar topar pencerelerini kitledi, içeri zehirli dumanın girmesini engellemek için ıslak bezlerle cam pervazlarını kapadılar.

Tüm bunlar olurken New York emniyeti, CBS radyo binasını bastı ve olanlarla ilgili hemen bir duyuru yapılması istendi. Radyo sunucuları şaşkına dönmüşlerdi. Böyle bir şeye sebep olacakları belki de akıllarının ucundan bile geçmemişti. Apar topar duyuru yaptılar. “CBS’te H. G. Wells’e ait Dünyalar Savaşı adlı eserin, Orson Welles ile Mercury tiyatrosu tarafından sahnelenişini dinlemektesiniz.” duyurusu yapıldı ve oyuna devam edildi. 15 dakikada bir bu duyuru tekrarlansa da insanları sakinleştirmeye yetmedi.

Yayının devamında olayları anlatan spiker, zehirli gazdan dolayı öksürmeye başlar, sonra hayatını kaybeder. Arka fonda siren sesleri yankılanır. Bu arada oyunculardan biri, amatör radyo operatörü olarak frekansa girip “Orada kimse var mı? Kimse var mı?” diye feryat eder, çığlıklar duyulur. Olaylardan sonra hayatta kalmayı başaran gök bilimci profesör, aklını yitirmiş bir askerle karşılaşır ve olanları anlattırır. Askerin anlattığına göre, basit bir bakteri türü yüzünden bütün Marslılar hayatını kaybeder.

Marslıların Dünyayı işgal ettiğini yazan haber

Nihayet bu kısımdan sonra oyun ve kitap sonlanır. Radyodan yayının sadece bir tiyatro oyunu olduğu yine tekrarlanır.

Ertesi sabah, bütün dünyadaki gazete manşetlerinde bu konu vardı. Olay Adolf Hitler’in diline bile düşer. Hitler “Bu sınırsız imkanlar ülkesine, Marslıların inmesi bile mümkün gösterilmiştir” diyerek, Amerika’yla dalgasını geçer.

Kaynak:

https://www.gzt.com/aktuel-kultur/amerika-tarihinin-en-buyuk-kaosu-orson-welles-radyo-yayini-2571441

http://bugraderci.blogspot.com/2012/11/radyonun-gucu-orson-wellesin-sunumuyla.html