Bugün sizlere insanı etkin kılan eşsiz özelliğimiz olan zekayı irdelemek için yapılan bir deneyden bahsedeceğim. Bilim adamlarının da dikkatini çeken, insanlarda beyin gelişimini kontrol eden önemli bir gen söz konusu burda. Öyle ki bu genin hasarlı olduğu bebekler normalden çok daha küçük kafalarla doğuyorlar ve bu nedenle de bu genin beyin büyüklüğüyle ilişkili olduğu düşünülüyor. Asıl cevaplanmak istenen soru ise, insanlar nasıl bu kadar eşsiz bir zekaya sahip olacak şekilde evrimleşti?

Bu geni pek de etik sayılamayacak yollarla genetik olarak insanlarla uyumlu bir maymun ırkında test edersek neler olur sizce?

Maymunların konuşabildiğini düşünebiliyor musunuz?

Deney sonucunda neler oldu, nasıl bir yol izlendi? Gelin birlikte öğrenelim.

insan geninin maymun beynine aktarılması

Deney Nasıl Yapıldı?

National Science Review dergisinde yayımlanan bir çalışmada Çinli bilim insanları, insanlardan aldıkları mikrosefalin ya da kısaca MCPH1 genini 11 farklı makak maymununa aktardılar. Bunu başarabilmek için maymun embriyolarını, genin insan versiyonunu taşıyan virüslerle enfekte ettiler. Bu virüsler maymun embriyolarında çoğaldıkça, bu özel olarak seçilmiş genleri embriyoların hücrelerine enjekte ettiler.

Toplam 11 transgenik makak maymunu embriyosu üretildi ve insan geni enjekte edilen maymunlarda sadece 5’i hayatta kalmayı başardı. Hayatta kalan bu maymunlar, hafıza testleri ve beyin taramaları dahil olmak üzere, bir dizi bilişsel test ile sınandı. Sonuçlar, makakların kısa süreli hafıza görevlerinde, insan geni yerleştirilmeyen akranlarına göre daha iyi performans gösterdiklerini kanıtladı. Dahası, kontrol grubuna göre beyinleri daha uzun sürede gelişti; tıpkı insan bebeklerinde olduğu gibi…

Ancak sadece bu gen(MCPH1) ile kendilerini sınırlandırmıyorlar. Araştırmacılar şöyle söylüyor: “Araştırmacılarımızdan birisi SRGAP2C isimli bir gene odaklanıyor. Bu DNA varyantı, 2 milyon yıl kadar önce, Australopithecus cinsi atalarımız Afrika savanalarında erken insanlara doğru evrimleşirken ortaya çıkmış bir gen. Bu gene popüler olarak “insanlık tuşu” adı veriliyor ve erken insan zekası evriminde “kayıp ara basamak” olarak görülüyor. Sonucun ne olacağını söylemek içinse şu anda erken.”

Araştırmacıların denedikleri bir diğer gen ise FOXP2 geni. Her ne kadar genin insanlardaki etkisi güncel çalışmalarla sorgulanıyor olsa da bu genin insan evriminde türümüze dil kabiliyetini kazandırdığı düşünülüyor. Örneğin; İngiltere’de bir ailede bu gende meydana gelen bir mutasyon, konuşma güçlüğüne sebep olmuştu. Tokyo’dan Berlin’e kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki bilim insanları ise, farelerde bu geni mutasyona uğratarak seslerindeki değişimleri incelemekteler. Araştırmacılardan biri olan Kunming Zooloji Enstitüsü Genetik uzmanı Bing Su, 2016 yılında Nature dergisine şöyle demişti:

Bu genin eklendiği maymunların birden konuşmaya başlamasını elbette beklemiyoruz; ancak bazı davranışsal değişimler görmeyi bekliyoruz.

Maymun Beynine İnsan Geni Eklenirse Ne Olur? (İnsanlık Tuşu) 1

Maymun Beynine İnsan Geni Aktarmak Etik Veya Yasal mı?

Bu araştırmalar birer “etik kabus” olarak görülse de aslında birçok ülkede tamamen yasal vaziyette. Örneğin, ABD’de de bilim insanları insan-hayvan melezleri yaratarak tıbbi transplantlar geliştirmeye çalışmışlardı. Bir başka örnek ise, insan hücrelerini domuz ve koyun embriyolarına karıştırmışlardı. Fakat ABD’de bu tarz araştırmalar devlet fonlarıyla desteklenemiyor, sadece özel firmalarca sürdürülebiliyor.

Fakat işin etik kısmı birazcık daha karmaşık. Birçok insan, insanlarla diğer hayvanların özelliklerini karıştırmanın, nihayetinde tamamen insanlaştırılmaya çalışılan türlerle sonuçlanacağından endişeleniyor. Çinli araştırmacılar ise bunun bir kaygan zemin argümanı olduğunu söylüyorlar. Yani sırf ufak değişimler yaratabiliyoruz diye bu değişimlerin nihayetinde bir hayvanın bütün genlerini değiştirerek insansı formlara dönüştüreceğimiz anlamına gelmediğini söylüyorlar.

Son ortak atamız 25 milyon yıl kadar önce yaşadı ve bu uzaklık, Çinli bilim insanları için yeterli bir mesafe. Su, şöyle diyor:

“Her ne kadar genomları bize yakın olsa da, aramızda on milyonlarca fark bulunuyor. Sadece birkaç insan geni eklendi diye bu hayvanların maymunluktan çıkıp insanlaşması imkansız. “

Antropolog Barbara King ise buna şöyle yanıt veriyor:

“Bu araştırma tam bir etik kabusudur. Her şeyden önce, genetiği değiştirilmiş maymunlardan 6 tanesi hayatını kaybetmiş; demek ki bu çalışma daha baştan çoğunlukla ölümcül bir uygulamaya sahip. Geri kalan beş tanesinin ileride ne tip hayatlar yaşayacağı, hayatlarının nasıl değişeceği, deney laboratuvarlarına hapsolmak zorunda kalıp kalmayacağı da sorulması gereken sorular.”

Primatlar, insanlarda hastalıkların nasıl geliştiğini anlamak için sıklıkla kullanılan model canlı gruplarından birisi. Ancak tabii ki bir primata hastalık bulaştırıp türü nasıl etkilediğini incelemek etik olarak bir şey; bir türe insan-benzeri zeka vermeyi umduğunuz genleri eklemek bambaşka bir şey. İlkinde hayvana doğrudan zarar verme amaçlı bir müdahalede bulunurken, ikincisinde beklenmedik durumlar haricinde türe zarar vermek bir yana, daha başarılı olmasını mümkün kılacak bir değişim yaratılmış oluyor.

Buna rağmen, etik uzmanları bu deneylerin uygun olmadığı görüşünde. Çünkü bir maymuna insan genlerini eklemek, o maymunun gerçekliği nasıl algıladığı ve onunla nasıl etkileştiğini kökünden değiştiriyor.

Okuduğunuz için teşekkürler 🙂

Kaynakça:

1- https://popsci.com.tr/cinli-arastirmacilar-maymunlara-insan-beynindeki-bir-geni-yerlestirdiler/

2- https://evrimagaci.org/genetigi-degistirilmis-makaklar-maymunlarin-beynine-insan-genleri-eklendi-7753

3- https://bilimvegelecek.com.tr/index.php/2016/04/01/biliminsanlari-tartisiyor-crispr-ve-insana-genetik-mudahalenin-etik-toplumsal-yasal-boyutlari/