Psikoloji kavramı Antik Yunan dönemlerine kadar uzansa da psikolojinin ayrı bir dal olarak incelenmeye başlaması 19. yüzyılda W. Wundt ile gerçekleşmiştir. Hal böyle olunca tedaviler ve yöntemler kavram gelişene kadar ilkel kalmıştır. Peki psikoloji tanımı ortaya konulmadan önce hastaları nasıl tedavi ettiler? Müzikle tedaviyi kimler, nasıl yaptı?

Geçmişten Günümüze Psikoloji

İlkel Çağ

İlk çağlarda, anlam arayışı içine giren insanlar cevabı doğaüstü güçlerde, zararlı ruhlarda aradı. Animistik düşüncenin egemen olduğu bu dönemde psikolojik problemi olan insanları büyücüler, şamanlar; çeşitli törenlerle, danslarla, şeytan çıkarma törenleriyle, işkencelerle ve ruhları barındıran eşyaların yok edilmesi gibi davranışlarla tedavi ediyorlardı.

İlk Çağ

Tıbbın babası Hipokrat, araştırmaları ve açıklamaları ile hastalıkların doğaüstü güçlere değil, doğal etkenlere bağlı olduğunu ortaya koydu. Hala kullanmakta olduğumuz histeri ve melankoli kelimelerini literatüre geçirdi. Bu çağda insanlar psikoterapi, düş yorumlamaları, çamur banyoları gibi çeşitli telkin yöntemleri ile tedavi edildi.

Orta Çağ Avrupası

Skolastik düşüncenin hakim olması ile beraber Orta Çağ Avrupa’sında gerileme dönemi başlar. Tekrar ilkel çağlarda olduğu gibi büyüsel düşünce hakim olur ve cadılı, ruha şeytan girme vb. inanışlar hakim olmaya başlar. Bu çağda, Avrupa’daki tedaviler ilkel çağdan daha acımasız ve gaddarcadır. Tedavi yöntemi olarak insanları yakarlar, törenler düzenlerler ve acılı içkiler içirerek kötü ruhun insanların içinde ölmelerini beklerler.

psikoloji

Orta Çağ Türk Dünyası – Müzikle Tedavi

Batılıların, ruh hastalarını bir hasta olarak kabul etmeyip onlara işkence yaptıkları Orta Çağ’da Türkler onları birer hasta olarak kabul etmiş; ruh sağlığına, ruh hastalarına ve tedavilerine büyük önem vermişlerdir. Ruh hastalıklarının müzikle tedavisini ilk defa düzenli ve bilinçli bir biçimde uygulayan ve bu tedavinin öncülüğünü yapanlar Türkler olmuştur. O dönemin ünlü hekimlerinden İbn Sina’nın “Kitabü’ş Şifa” eserindeki; “Tedavinin en iyi ve en etkili yollarından biri hastanın aklî ve ruhî güçlerini artırmak, ona hastalıkla daha iyi mücadele için cesaret vermek, hastanın çevresini sevimli hale getirmek, ona en iyi musikiyi dinletmek ve onu sevdiği insanlarla bir araya getirmektir.” sözleri Türk dünyasının psikolojik hastalıkları kabul ettiklerinin ve tedavi uyguladıklarının kanıtıdır.

O dönemin hekimleri müziğin makamına göre insanın nabzındaki değişimini keşfettiler ve müzikle tedavi; nabzın düşmesi, yükselmesi, genişliği gibi hallerinin her birine farklı makamın uygulanması ile başladı.

psikoloji

Türk Müziği makamlarının ruha olan etkileri Farabi’ye göre şöyle sınıflandırılmıştır:

  1. Rast makamı: İnsana sefa (neşe-huzur) verir.
  2. Rehavi makamı: İnsana beka (sonsuzluk fikri) verir.
  3. Kuçek makamı: İnsana hüzün ve elem verir.
  4. Büzürk makamı: İnsana havf (korku) verir.
  5. Isfahan makamı: İnsana hareket kabiliyeti, güven hissi verir.
  6. Neva makamı: İnsana lezzet ve ferahlık verir.
  7. Uşşak makamı: İnsana gülme hissi verir.
  8. Zirgüle makamı: İnsana uyku verir.
  9. Saba makamı:İnsana cesaret,kuvvet verir.
  10. Buselik makamı: İnsana kuvvet verir.
  11. Hüseyni makamı: İnsana sükunet, rahatlık verir.
  12. Hicaz makamı:İnsana tevazu (alçak gönüllülük) verir.

Farabi Türk müziği makamlarının zamana göre psikolojik etkilerini de şu
şekilde göstermiştir:

  1. Rehavi makamı: yalancı sabah vaktinde etkili
  2. Hüseyni makamı: sabahleyin etkili
  3. Rast makamı: güneş iki mızrak boyu etkili
  4. Buselik makamı: kuşluk vaktinde etkili
  5. Zirgüle makamı: öğleye doğru etkili
  6. Uşşak makamı: öğle vakti etkili
  7. Hicaz makamı: ikindi vakti etkili.
  8. Irak makamı: akşam üstü etkili
  9. Isfahan makamı: gün batarken etkili
  10. Neva makamı: akşam vakti etkili
  11. Büzürk makamı: yatsıdan sonra etkili
  12. Zirefkend makamı: uyku zamanı etkilidir.
psikoloji

Müzikle tedavi dışında hastalara su sesi dinleterek ve güzel kokular koklatarak rahatlamaları sağlanmış ve ellerine bir meşguliyet vererek (halı dokuma vb.) hastalıkları bu şekilde yenmeleri sağlanmaktadır.

Hastanelerin İç Tasarımı

Müzik sahnesi şifahaneye girilen kapının tam karşısında avluya en hakim kısımda yer almaktadır. Özellikle müziğin şifa vermesi adına hastanenin akustiklerinin çok iyi olmasına dikkat edilmektedir. Avlu ortasında ayrıca fıskıyeli bir şadırvan bulunmaktadır. Şadırvandan akan suyun çıkardığı ses hastaları rahatlatmaya yönelik olarak kullanılmaktadır. Ayrıca orta avlunun eğimli oluşu şadırvandan taşan suların oluklarda toplanması ve hastane temizliğinin daha kolay yapılması için tasarlanmıştır.Hanende ve sazendeler (müzisyenler) haftanın belli günlerinde şifahaneye gelip müzik çalmaktadır. Belirli gün ve saatlerde mehterhane-i hakani çalınırdı. Bundan başka ayrıca musiki takımları da vardı. Kullanılan müzik aletleri; zurna, davul, trampet, nakkare, zil, kös vb idi. Bu müzik aletleri dışında, kopuz veya saz tedavi edici, iyi ruhları çağıran, kötü ruhları kovan önemli bir çalgı olarak kullanılmıştır. İslam dini tesiri ile “Baksı” adını alan tedavi eden hekimlerde bulunmaktadır. Baksı, seans süresince müzik, şiir, taklit ve dansı sanatkar bir biçimde birleştirerek hastayı iyileştirmeye çalışmıştır. Kendisinden tamamen geçtiği zaman(trans) yaptığı dansın özellikle iyileştirici bir güce sahip olduğuna inanılmıştır.

Müzik sadece ruhi hastalıklar için değil aynı zamanda fiziki tedavilerde de kullanılmaktadır. Dr. İbrahim Oktay tarafından yazılan bir yazıda müziğin diğer hastalıklara etkisi şu şekilde belirtilmiştir;

  1. Raks Makamı: Felce, epilepsiye iyi gelir.
  2. Irak Makamı: Çocuklarda menenjit ve afagan hastalıklarına iyi gelir.
  3. İstafahan Makamı: Zihni açar, zekayı arttırır, gönül tazeleyicidir. Üşüten ve ateş verici hastalıklardan korur.
  4. Zirefgen Makamı: Çocukların dimağından kaynaklanan, fasial felç, felç ve sırt ağrısı, eklem ağrıları, kulunç hastalıklarında faydalıdır.
  5. Rehavi Makamı: Çocukların tüm baş ağrılarına faydalı olup, burun kanamasına, fasiyal paralizine, felç ve balgamdan ileri gelen hastalıklara faydalıdır.
  6. Büzürk Makamı: Beyin ve kulunç hastalıklarında, güçsüzlüğü gidermek ve düşünceyi yönlendirmekte, sevdayı defedici ve tehlikeden korkma hususunda faydalı.
  7. Zengube Makamı: Çocuğun kalp hastalıklarında, menenjit ve beyni ilgilendiren hastalıklarda, mide ve karaciğer hastalıklarında faydalı.
  8. Hicaz Makamı: Çocuklarda görülen idrar zorluğuna, erişkin erkeklerin seksüel yönden exite edilmesinde etkili.
  9. Buselik Makamı: Kulunç ve kalça ağrısı, soğuk baş ağrısı ve çeşitli göz hastalıklarında faydalı.
  10. Uşşak Makamı: Küçük çocukların kulağına güzel sesle okunursa, çocukların uykusunu getirmesi ve naz uykusunda dinlenmeye etkisi olup, yetişkin erkeklerde meydana gelen ayak ağrılarına faydalı.
  11. Hüseyni Makamı: Çocukların karaciğer ve kalp hastalıklarında beden ısısını düşürmede, mide hararetinde ve ergin erkeklerde gizli humma ve 4 günde bir gelen ayak ağrılarına faydalı.
  12. Neva makamı: Ergenlik çağına gelmiş çocuklarda meydana gelen, urk-un nisa hastalığı ve kalça ağrısına faydalı olup gönül okşayıcı bir makamdır.

Şu anda güncel olarak Tümata Vakfı müziğin tedavi edici etkisi üzerine çalışmalarını sürdürmektedir. Sizce müzik bu kadar etkili olabilir mi?

Kaynakça: 1, 2, 3, 4