Arıları sadece kovanda yaşayan ve bal üreten canlılar olarak görsek de bundan daha fazlasıdırlar. Sebze, meyve ve tahılların çoğu onların taşıdığı polenler sayesinde yetişir ve birçok bitki onlar sayesinde ürer. Her gün tükettiğimiz gıdaların üçte birini borçlu olduğumuz arıların bizim için ne kadar önemli olduğunu ve karşılaştıkları tehditleri biliyor musunuz?

arılar

Diğer arı türlerinden ve tozlaşmaya yardımcı böceklerden daha fazla sayıda bal arısı bulunmaktadır ve bu özellikleri, onları dünyanın en önemli gıda mahsulü tozlaştırıcısı yapmaktadır. Dünyada 20.000’den fazla arı türü vardır. Avrupa’daki ormanlardan, Afrika’daki çöllere kadar birçok iklim türünde bulunabilirler. Ancak popülasyonlarında ciddi bir düşüş vardır.

Arıların nesli tükenirse ciddi sorunlarla karşı karşıya kalırız çünkü onlar ekosistemin ayrılmaz bir parçasıdır. Arılar temel bir türdür ve ölürlerse hayatın çoğu sona erer. Doğada, çeşitli hayvanlar hayatta kalmak için arılara bağımlıdır çünkü besin kaynakları – kuruyemişler, tohumlar ve meyveler – tozlaşmaya dayanır. Tozlaşma ayrıca diğer böcekler ve kuşlar da dahil olmak üzere hayvanlar için habitat sağlayan çiçeklerin büyümesine izin verir. Arıların ürettikleri bal ise birçok hayvan için besin kaynağıdır. Arı popülasyonunda azalmanın olması, tozlaşmaya yardımcı olduklarından, gıda mahsullerinin üretiminin azalması anlamına gelmektedir.

arılar

Ekosisteme Katkısı 

Arılar sadece insanlar için değil, tüm ekosistem için de son derece önemlidir. Bilindiği gibi arılar bitkilerin tozlaşma yoluyla çoğalmasına izin verir. Bu süreç durursa sadece güzel bitkileri kaybetme potansiyeline sahip olmayız, aynı zamanda yiyecek için bitkilere ihtiyacı olan tüm canlılar için de zor bir durum ortaya çıkar. Besin kaynağının azalması veya tamamen kaybolması, tüm besin zincirinin zarar görmesine neden olur. 

Arılar Neden Risk Altındadır?

Arı popülasyonu, habitat kaybı ve iklim değişikliği gibi çeşitli tehditler altındadır. Böcek, mantar, yabani ot gibi canlılara karşı kullanılan ve tarım zehri olarak da bilinen pestisitlerin kullanımı da aynı şekilde onlara zarar vermektedir. Ekinleri korumak için böcek ilacı kullanımı oldukça yaygındır ancak bu kimyasallar arıları öldürmekten de sorumludur. Neonikotinoidler, bitkinin üzerine püskürtüldüğünde bitki tarafından emilir ve arı tarafından bu pestisit yutulur. Sinir sistemine saldırdığı için arılara en çok zarar veren pestisitler arasındadır. Anında ölüme sebep olabilir veya bu kimyasala maruz kalan arılarda yönlerini şaşırma, kovana geri dönüş yolunu bulamama gibi durumlara sebep olabilir. Bu tür pestisitler için yasaklar mevcuttur örneğin Amerika’da satışı yapılmamaktadır. Ancak yine de neonikotinoidlerin oluşturduğu tehdide engel olmak için daha fazla yol alınması gerekmektedir.

İklim değişikliği, çiçeklerin beklenenden daha erken veya geç çiçek açmasına sebep olur ve aynı zamanda arıların yuvalama davranışını bozar. Arılara yönelik tehditlerin çoğu, ormanlık alanlara yönelik tehditlerle paralellik gösterir. Bu yüzden yeşili korumak, arıları da kurtarmak demektir.

arılar

Neler Yapabiliriz?

Arılardan korkabilir veya sinir bozucu bulabilirsiniz ancak onlara ihtiyacımız olduğu da bir gerçek. İnanılmaz gelebilir ancak arılar olmadan portakal, elma ve hatta badem gibi yiyeceklere veda etmek zorunda kalabiliriz. Gıda kıtlığından kaçınmak için onları korumak zorundayız. 20.000’den fazla arı türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıyayken biz neler yapabiliriz?

  • Bahçenizi veya balkonunuzu arı dostu çiçeklerle doldurabilirsiniz. Nektar yönünden zengin çiçekler dikmek, arıların ihtiyaç duydukları besini bulmasına yardımcı olacaktır.
  • Pestisitlerin arılar için önemli tehditlerden biri olduğundan bahsetmiştim. Bu nedenle, onları korumak için böcek ilacı kullanmayı bırakabilirsiniz.
  • Arıların da yuva yapmak ve kış uykusuna yatmak için barınma ihtiyacı vardır. Kendiniz böyle bir alan yaratabilir veya hazır bir arı oteli satın alabilirisiniz. Bu oteli güneşli ve korunaklı bir yere asıp baharda arıların küpleri doldurmasını izleyebilirsiniz.
Neden Arılara İhtiyacımız Var? 1

Kaynak ve İleri Okuma: 1, 2

Editör: Efe Şen