İnsanlar yaratılmış en iyi hafızaya sahip canlılardır. Birçok olayı detaylı bir şekille hafızalarında tutabilir ve yıllar geçse bile bunu bir koku, bir görüntü veya bir sesle hatırlayabilirler. Peki bu kadar iyi bir hafızaya sahipsek neden bebeklik yıllarımızı hatırlamıyoruz? Tamamen unuttuk mu yoksa bir yerlerde gizli mi? Peki bu anıları diğer anılarımız gibi geri getirebilir miyiz?

Çocukluk

Çocukluk Amnezisi

Çocukluk amnezisi kelime anlamı olarak bellek yitimi, hafıza kaybı aynı zamanda bebeklik amnezisi yani unutkanlık olarak da bilinir. İnsan hafızasının en çarpıcı özelliklerinden biri, herkesin belli oranda bir amneziye uğramış olmasıdır. Hiç kimse 0-5 yaş aralığında yaşadığı olayları hatırlamaz. Oysaki bu yaş aralığı en çok öğrendiğimiz ve beynimizin en işlevsel olduğu yıllardır. Bu garip olgu ilk kez 1893 yılında psikolog Caroline Miles’ın makalesinde yer almıştır. 1905 yılında ise Sigmund Freud tarafından tartışılmıştır. Freud, bu durumu ilk kez kendisine gelen 3-5 yaş aralığındaki çocuklarda keşfetmiş ve bu olguya “çocukluk amnezisi” ismini vermiştir.

Çocukluk amnezisi ile ilgili farklı bilim insanları tarafından farklı teoriler ortaya atmıştır:

  • Freud; erken yaşam döneminde oluşan deneyimlerin, kişilerin yaşamları boyunca kalıcı bir etkisi olduğunu belirtmiştir. Yetişkin yaşamında erken deneyimlerinin oldukça etkili ve biçimlendirici olmasına rağmen bu dönemdeki deneyimlerin çok azını ya da hiçbir şeyini hatırlamamamızın paradoksal olduğunu belirtmiştir. Freud’a göre ilk deneyimlerimiz bellekte saklanmaya devam ederek düşüncelerimizi ve davranışlarımızı etkilemeye devam etmekteydi ancak ağırlıklı olarak cinsellik ve saldırganlık özellikleri nedeniyle bu anılar aktif olarak bilinçaltına itilmekteydi. Yani Freud çocukluk amnezisini  kısaca “bastırma mekanizması” ile açıklığa kavuşturdu.
  • Piaget’e göre 18-24 aya kadar bebeklerin sembol geliştirme kapasitesi yoktur. Dolayısıyla nesne ve olaylara ait tasarımlar oluşturamazlar. Bebekler, öncesi ve sonrası olmayan (Here and Now) yaşantılara sahiptir. Yani gözünün önünde olmayan zihninde de yoktur (Out of sight, out of mind). Eğer bebeğin sembol geliştirme kapasitesi yoksa anılarını saklayacaktır ve yaşantılarını o anda ve o mekanda olup bitirecek, hiçbir iz bırakmayacaktır.
  • Nöro-psikologlar ise bebeklik/çocukluk amnezisinin bebek beyninin olgunlaşmamış olmasından kaynaklandığını ileri sürmektedir. Beyin araştırmaları, hipokampal nörogenezdeki (beyinde nöral kök hücrelerden fonksiyonel nöron oluşması) değişikliklerin de bu konuda önemli rol oynayabileceğini ileri sürmektedir. Hipokampal nörogenez oranı yaşamın ilk yıllarında yüksektir ancak yaşla birlikte önemli ölçüde azalma gösterir. Bebeklik döneminde nörogenez seviyeleri yükseldiğinde hipokampusa bağlı ifade edilebilir belleğe ait anılar, daha sonraki zamanlarda hatırlanmayabilir. Bu konuda hayvanlar üzerinde (fareler) yapılan deneysel çalışmalarda erken dönemde nörogenezisi azaltmanın hipokampusa bağlı belleğin kalıcılığını artırdığını, yetişkin farelerde ise nörogenezisin artırılmasının unutmayı teşvik ettiğini belirtmektedir.
Bebeklik

Bebeklik Anıları Geri Getirilebilir Mi?

Araştırmalara göre tamamı geri getirilemese bile bebeklikte yaşanılan anıları hatırlamanın bazı yolları vardır.

İpucuyla Hatırlama

Bu hatırlama yönteminde araştırmacı, katılımcıya o döneme ait ipucu niteliğinde kelimeler verir ve bu kelime ile ilişkilendirdiği ilk anısını anlatmasını ister. Bauer ve Larkina tarafından 2013 yılında yapılan çalışmada katılımcı olan çocuklara ve yetişkinlere, gösterilen kelime ile ilgili kişisel bir anılarını belirtmeleri ve sonrasında bunun oluştuğu ilk zamanı söylemeleri istenerek ipucuyla geri alma metodu kullanılmıştır. Bu araştırma sonucunda daha küçük yaştaki çocukların daha fazla ipucuna ihtiyaç duydukları saptanmıştır. Fakat hem çocuklarda hem de yetişkin bireylerde, hayatlarından çağırabildikleri ilk anılarının 3 yaş civarında olduğu belirlenmiştir. Bu araştırmanın dezavantajı, hatırlanan anının kişinin hayatındaki ilk anısı ya da o an aklına gelen ilk anı olup olmadığını anlamanın zor olmasıdır.

Ayrıntılı Geri Alma

Bu metotta katılımcılardan, belirlenmiş bir yaştan önce erişebildikleri tüm anılarını kaydetmeleri istenir. Bir ipucu olmaksızın katılımcı tüm hatırladıklarını detaylı şekilde anlatır. Bu yöntem çocukluktan geri alınabilen anıların miktarı hakkında en fazla fikir veren yöntemdir. Bu yöntemin dezavantajı, süreç içinde katılımcılardan beklenenlerin fazla çaba gerektirmesidir. Katılımcılar bu süreç içerisindeyken çocukluklarındaki olayları hatırlayabilmek için çok fazla zaman harcarlar.

Serbest Çağrışım

Bu yöntemde katılımcılar belirli bir öğe listesine odaklanır ve ardından katılımcılardan aralarında belli bir sıra olmaksızın bu kelimeleri hatırlaması istenir. Çocukluk amnezisi ile ilgili olarak serbest hatırlama metodu, araştırmacıların, kişilerin hatırlayabildikleri ilk anılarını araştırması ve bu süreçte kendilerinin yanıtlarının serbest olmasına imkân verilmesidir.

Serbest hatırlama ve ipucu göstererek hatırlama yöntemleri arasında anıları geri getirme oranında büyük bir fark bulunmamaktadır fakat serbest hatırlamanın büyük faydalarından biri, daha erken yaşlardan anılar ortaya çıkarabilecek her sorunun cevaplanabilmesidir.

Bu yöntemler bebeklik anılarımızla ilgili bizlere ipucu verseler bile bebekliğimizde yaşadığımız anıların bir çoğu bilinçaltımızın derinliklerinde saklı kalmaya devam ediyor. Hayatımızı yaşarken attığımız her adımda karşımıza geçmişimizde yaşadığımız bir travma çıkarken geçmişimizi hatırlamamak çok acı. Belki bir gün bilim, tüm bebeklik anılarımızı hatırlamamıza yarayacak bir yöntem geliştirir, ne dersiniz?

Kaynakça: 1, 2

Editör: Berfincan Doğan