Hepimiz zaman zaman geçmişe özlem duyarız. Bazen bir bayram sabahı bazen de bir oyun parkının yanından geçerken hasretimiz depreşir. Peki ya nedir bu geçmişe duyduğumuz hasret? Zaman hızlı mı akıyor yoksa biz mi zamanın içinde kayboluyoruz?

Geçmiş

Bilime göre özlem, serotonin hormonu düzeyini dengelemek için bizi mutlu eden anılarımızın zihnimizde canlanması sürecidir. Özlemle ilgili ilk hafıza deneyi ise 1897 yılında Francis Galton tarafından yapılmıştır. Francis eline aldığı kâğıt ve kalem ile etrafında gördüğü her şeyi yazıyor. Yazdığı her nesnenin yanına ona nelerin çağrıştırdığını not alıyor her bir nesne yaklaşık 7 çağrışıma sebep oluyor.

İşin ilginç yanı ise bu çağrışımlar genellikle olumsuz anılardan ortaya çıkıyor ve hatırladıklarının çoğu çocukluk çağında biriktirdiği anılardan oluşuyor. Peki ya neden böyle bir sonuç çıktı? Aslında her şey bir zihin oyunu beynimiz sistematik ve algoritmik bir düzenle çalışır ancak hayat inişli çıkışlıdır bu yüzden sorunlar daha dikkat çekicidir ve hatırlaması olağandır. Çocukluk anılarımız ise zihnimiz için ilk ve biricik çağrışımları anımsatır ilk bisiklete binişimiz, ilk öpücüğünüz vb. asla unutamayacağımız anıları oluşturur ve ayrıntılarıyla beynimize işler.

geçmiş

Geçmiş Aslında…

İnsan zihni deneyimleri ile var olur ve ilk deneyimler unutulmayan birer anılardır. Yaşadığımız her gün yeni deneyimleri heyecanla karşılar, yaşamış olduğumuz deneyimleri ise tüm monotonluğu ile geçip gitmesini bekleriz bu yüzdendir “nerede o eski bayramlar?” deyişimiz bu yüzdendir çocukluğumuza duyduğumuz hasret. Unutmayın ki hayat devam ediyor, yarın bizi yeni anılar bekliyor belki tanıdık bir deneyim belki de yepyeni bir deneyim her yeni gün bizler için birer çağrışım olacak.

Yeni deneyimlere tüm heyecanımız ile kucak açarken, aşina olduğumuz deneyimlerimizi ilk ve son kez yaşıyormuşuz gibi hissetmemiz, yaşadığımız anın tadını doyasıya çıkarmamız, tüm bilincimiz ile yaşadıklarımıza odaklanmamız gerekli çünkü ertesi günümüzün bir garantisi yok belki de yarın güneş birimiz için doğmayacak. Yaşadığımız an bir daha geri gelmeyecek, sevdiklerimizle beraber şuanın keyfini çıkardığımız kimi zaman özlediğimiz çoğunlukla mutluluktan kahkahalar attığımız bir ömür geçirmemiz dileğiyle an ile kalın mutlu kalın.

Kaynaklar:

Kaynak 1 http://www.hurriyet.com.tr/gecmise-neden-ozlem-duyariz-16526297