Kommagene Kralı I. Antiochus‘un tahta geçmesi ile birlikte küçük krallık en huzurlu ve mutlu yıllarını yaşamıştır. Çevresindeki krallıklar ile barış stratejisi geliştirmesi krallığın ticaret merkezi haline gelmesini sağlamıştır.

I. Antiochus tanrılara karşı minnettarlığını göstermek için en yüksek dağa heykellerini yaptırmıştır. Heykeller dağın tepesinde, doğu ve batısında yer almaktadır. Güneşin doğuşunu karşılamak ve batışını uğurlayacak şeklinde dizayn edilmiştir. Heykeller oturur şekilde yerleştirilmiştir. Fakat günümüzde maalesef başları yerdedir ve koruyucu olan kartal ve aslan heykellerinden bazıları kaybolmuştur

nemrut

Adıyaman sınırları içerisinde yer alan Nemrut Dağı volkanik bir dağdır. Bu nedenle yumuşak zemin yapısına sahiptir. Nemrut Dağı’na varmadan önce küçük tepelerde sizi birkaç heykel karşılamaya başlar. Dağın yolu maalesef biraz kötü. Uçuruma kenarı olan virajlar giderken insanı bir hayli ürkütebiliyor. Aynı zamanda toprak kaymasına karşı da birçok  tabela yer almaktadır. Fakat tüm bu olumsuzluklara rağmen Nemrut yolunda dahi mistik bir hava  hissediyorsunuz. Sanki kutsal  değerli bir yerdeymişsiniz hissi sizi sarıp sarmalıyor.

Nemrut’un Gizemi 1

Giriş yapabilmek için öncelikle müze kartınızı okutmanız gereklidir. Sonrasında servislere binerek gidebiliyorsunuz. Fakat servis sizi heykellere kadar götüremiyor.Yolu tamamlayıp kutsal heykellere varabilmeniz için, biraz uzun olan merdivenleri çıkmanız gereklidir. Merdivenleri çıkarken dinlenmek için aralıklı banklar konulmuştur. Zirveye ulaşıldığında sizi karşılayan manzara, yaşanılan tüm yorgunluklara değecek cinstendir.

Nemrut’ta ya Güneş’in doğumu ya da batımı mutlaka seyredilmelidir. Bu güzel doğal manzaranın keyfini sürebilmek için Güneş’in doğumundan ve batımından en az bir saat önce gidilmesi tavsiye edilir. Yükseklik arttıkça hava sıcaklığı düşeceği için yanınıza şal, hırka vs. tarzında bir şeyler alabilirsiniz. Aynı zamanda yanınızda yiyecek götürerek muazzam görsellik karşısında keyifle yiyebilirsiniz.  

Nemrut’un Gizemi 2

Nemrut’un gizemi hala tam olarak açığa çıkabilmiş değildir. I. Antiochus‘un mezarının da orada olduğu bilinmektedir. Fakat günümüz teknolojisine rağmen hala ulaşılamamıştır. Mezarın içeri girildiğinde batacağı ve içine girenlere de mezar olacağı bilinmektedir.

I. Antiochus “Ata hükümdarlığını devraldığım zaman, dindarlığımın bir sonucu olarak, tahtıma bağlı krallığı tüm tanrıların ortak yurdu yaptım. Zamanın akışı içinde her kim, bu kanunu ve bize ibadeti korur ve sürdürürse, benim hayır dualarımla anılacaktır. Tüm rahmetli atalar ve tanrılar ondan razı olsun. Her kim ki, bu düzenin kutsal geçerliliğini bozar ya da zarar verir, ya da gerçek anlamını değiştirmeye yeltenirse, yalnız kendisi değil, aynı zamanda tüm soyu sopu rahmetli atalarımın ve tüm tanrıların hışmına uğrasın.” demiştir.

I. Antiochus bize, tanrılara ve insanlara verilen değerle insanlığın nasıl geliştiğini, hoşgörünün her şeyin temeli olduğunu kanıtlamıştır.

Kaynakça: 1, 2, 3

Editör: Sena Bakı