Leonardo Da Vinci, sanat yapan bir bilim insanı ve bilim yapan bir sanatçıdır. Yaşamı boyunca güzelliğin ve gerçeğin peşinden koşmuş rönesans insanının, mükemmel bir modelidir. Yaşamının her anında, “Yararlı olmaktan hiç bıkmadım.” diyebilecek kadar da yaşama ve insana karşı duyarlıdır. Bu yazımızda, bir dahi gibi düşünmenin 7 prensibinden bahsedeceğiz.

1) Curiosita: Yoğun Bir Merak Ve Açık Bir Zihinle Sürekli Öğrenme İsteği

Leonardo da Vinci’ye göre bilgi arayışı, özgürlüğe giden kapıyı açmaktır. Daha fazla öğrenme isteği, meraklı bir yaklaşım ve bitmeyen araştırma üzerine kurulu bir yaşam; zekasını dehaya dönüştürebilmiş tüm dahilerin ortak özelliğidir.

1. Presip Önerisi: Bu prensibin temel noktası, yaşamdaki her şeyin özünü kavrayabilme isteğini geliştirebilmektir. Soru, gözlem ve fikirlerinizi her an not etmeye özen gösterin. Bunun için bir kitap oluşturabilirsiniz ve böylece bilinç akışı egzersizlerinizi uygularken bir kaynağa sahip olabilirsiniz.

Farklı açılardan sorulmuş soru zincirleri oluşturmaya, benzerlikler ve ilişkilendirmeler kurmaya özen göstermelisiniz. “Neden, Nasıl Oluyor da?” sorularını yaşamınızda bir alışkanlık haline getirmelisiniz.

Ruhun dinamosu olarak da tanımlanan devamlı öğrenme isteğini, ideal hobiler belirleyerek de canlı tutabilirsiniz.  

da vinci

2) Dimonstrazione: Güçlükleri Fırsata Dönüştürme Ve Özgün Düşünce Geliştirme Kapasitesi

Bilgiyi sürekli test etme isteği ile deneyime açıklık, hataları mücadele aracı olarak görmek ve taklidi reddederek özgün düşünce geliştirmek; dahilerin, kendi yaşamlarındaki engellere karşı oluşturdukları temel prensiptir.

2. Prensip Önerisi: Bilgiyi edinme kaynaklarınızı sürekli kontrol etmelisiniz. Bir konuya yaklaşırken en az “3 farklı bakış açısı” oluşturmaya özen göstermelisiniz. Hata ve güçlüklerden ders alarak, kendi telkinlerinizi oluşturmalısınız.

Martin Seligman; esnek davranabilmenin kritik faktörü olarak, derin düşünce ve mizah içeren telkin oluşturma yöntemini önerir. Özgün düşünce geliştirme aşamalarında kendinize karşı, bilinçli telkinler oluşturabilirsiniz.

da vinci

3) Sensazione: Duyuların Artistik Değerler Oluşturmak Amacıyla İncelikle Eğitilmesi

Sinestezi olgusunda, çok duyulu bir beynin sonsuz bir yaratıcılık kapasitesine sahip olduğundan bahsetmiştik. Odaklanmanın yoğunluğu ve devamlılığı için, algılarınızı çok duyulu hale getirmeyi deneyebilirsiniz. Böylece disiplinli zihinsel prova olarak tanımladığımız, tahayyül etme yeteneğinizi geliştirebilirsiniz.

3. Prensip Önerisi: Bu prensip, özellikle görme duyumuzu ilgilendirir ve fakat algılayıcı tüm duyuları kapsar. Yaşamın, olayların bazen sadece nasıl göreceğimizi bilmekle alakalı olduğunu fark ettiğimiz anlar olmuştur. Bu anların sayısını arttıralım ve içimizdeki dünyayı zenginleştirmeyi ihmal etmeyelim.

da vinci

4) Sfumato: Belirsizliğe Karşı Tolerans Geliştirmek

Sözlük anlamı “Dumanla yükselmek” olan bu prensibin temel noktası; yaşamdaki belirsizlik, paradoks ve kararsızlıklara karşı zihnimizi açık bırakmaktır. Yaratıcı potansiyelinizi serbest bırakmanın ve belirsizliklere rağmen başarılı olabilmenin tek yolu, belirsizliğe karşı tahammül gösterebilmektir.

Leonardo da Vinci dahil tüm dahiler, belirsizliğe karşı yüksek tolerans gösterebilen insanlardır. Bu prensip sayesinde, daha az çalışarak daha çok şey üretebiliyorlardı. Belirsizlikle dost olmak, bilgi artışını ve en çarpıcı fikirlerin oluşmasını sağlar.

4. Prensip Önerisi: Yoğun ve çok dikkatli bir çalışma anlarından sonra mutlaka dinlenme sürecine geçin. “Hatırlama Etkisi Fenomeni’ni” kullanmayı, yaşamınızda bir alışkanlık haline getirin. En yaratıcı fikirlerin, yalnız kaldığınızda oluşabileceğini unutmayın. Önsezilerinizi not etmeyi ve sürekli kontrol etmeyi ihmal etmeyin. Bir de insan kalbinin, güzel şeyleri görebilmek için var olduğunu aklınızdan çıkarmayın. 🙂

da vinci

5) Arte/ Scienza: Detayları Hayal Gücünüzle Anlamlandırın

Bilimi ve sanatı birlikte kullanmayı temel alan bu prensip, dikkatte ısrarcı olmayı gerektirmektedir. Bir konunun tüm detaylarını bildikten sonra beyin fırtınası yapmalısınız. Detayları, mantık, matematik ve yoğun analiz yeteneklerinizi hayal gücünüzle dengeleyerek; bütün beyinli düşünme kapasitenizi geliştirebilirsiniz.

5. Prensip Önerisi: Bir konuyu öğrenirken izleyeceğiniz yol detayları sıraya koymak değil, detaylar hakkında zihinsel bağlantılar oluşturmak olmalıdır. Bunun için çalışmalarınızda zihin haritası kullanmayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.

Leonardo da Vinci, zihin haritası oluşturmanın “keşif ruhunu uyandırdığını” düşünüyordu. Kendi zihin haritanızda kullandığınız anahtar sözcükler, kodlamalar ve ilişkilendirmeler kısa zamanda daha fazla fikir oluşturmanızı sağlayabilir. Bir konu hakkında zihin haritası oluşturduktan sonra, zihinsel imajınız ile ana hatlarıyla uygunluk gösterinceye kadar, zihin haritanızı gözünüzde canlandırmayı deneyebilirsiniz.

da vinci

6) Corporalita: Kinestetik Duyunuzu Geliştirin

Bu prensip bedenin her iki tarafını dengeli kullanmak, her iki eli aynı şekilde kullanmak ve böylece vücut zihin koordinasyonunun zarafetle dengelenmesini sağlamakla ilgilidir. Leonardo da Vinci dahil birçok dahi, kinestetik duyuları gelişmiş yüksek enerjiye sahip insanlardır.

Prof. Dart; zeka, bilinç ve dikkat becerilerinin dik bir duruşla doğrudan ilişkili olabileceğini ortaya koymuştur.

6. Prensip Önerisi: Tempolu yürüyüş dahil yaşamın içindeki birçok egzersizle kinestetik duyunuzu geliştirebilirsiniz. Ayrıca birinci prensip önerimizde bahsettiğimiz bilinç akışı tekniğini, kullanmaya alışkın olmadığınız elinizle yazı yazmayı deneyerek uygulayabilirsiniz. Bu sayede, daha farklı önseziler oluşturabilir ve kinestetik duyunuzun önemini fark edebilirsiniz.

da vinci

7) Connesione: Yaşamı Bir Sistem Olarak Değerlendirme Anlayışı

Bu prensibin temel noktası yaşamdaki her şeyin, her şeyle ilişkili olduğunu anlamak; bu anlayışa uygun zihinsel görüş ve kavramsal düzeyde düşünce sistemi oluşturabilmekle ilgilidir.

Dahilerin araştırmalarında her şeyin özünü kavrayabildiklerini ve mikrokosmos ile makrokosmos arasındaki ilişkiyi çok iyi çözümleyebildiklerini görebiliriz. Buluşlarını ve fikirlerini incelediğimizde, aslında hayali ve doğal şekillerin farklı kombinasyonlarını bir bütünlük içinde kullanabildiklerini fark edebiliriz. Bu yeteneğin doğal bir “hayret” duygusunun varlığı ile geliştiğini anlamak da zor değildir.

7. Prensip Önerisi: Bu prensip, doğal öğrenme organizasyonu içerisinde farklı fikirler oluşturabilmekle ilgilidir. Diğer prensip önerilerimizdeki zihin haritası oluşturma tekniğine yeniden vurgu yapıyor ve diyoruz ki, “kendi yaşamınızın ana zihinsel haritasını” oluşturmayı deneyin.

Teorik açıdan bir zihin haritası asla son bulmaz. Çünkü yapısı gereği, sürekli bir şeyleri birbiriyle ilişkilendirme üzerine kurulmuştur. Yaşamı bir sanat eseri gibi görüyor ve iç dinamizmini çözümleyebilmek istiyorsanız, kendi yaşamınızdaki sistemleri zihin haritası tekniği ile çözümlemeyi deneyebilirsiniz.

“Doğru şekilde ilerleyenler, doğru düşünceleri yaratabilmek için, güzel şekilleri gençliklerinde bulmaya başlamalıdırlar; ve kısa zaman sonra o kimse bir güzelliğin başka bir güzellikle akraba olduğunu anlar, ve her şekildeki güzelliğin bir ve aynı olduğunu öğrenir.”

Platon

Kaynaklar:

Michael J. Gelb, Leonardo da Vinci Gibi Düşünmek/ Beyaz Yayınları

Dr. Bahar Eriş, Her Çocuk Üstün Yeteneklidir/ Alfa Yayınları