Ressam, komünist, feminist, âşık… Birçok tanımlama yapıldı Frida Kahlo için. Biz onu yaşadığı ya da yaşamak için mücadele verdiği hayatını yansıttığı, çoğunluğunu otoportrelerinin oluşturduğu tablolarından tanıyoruz. Picasso’nun daha sonraları “Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz.” yorumunu yaptığı Frida, sanatı sürrealist kabul edilse de, o hiçbir zaman bunu kabul etmemiş ve “Ben hiçbir zaman rüyalarımın resmini yapmadım, kendi gerçekliğimin resmini yaptım.” demiştir. 143 tablosunun 55’ini otoportrelerinin oluşturduğu Frida’nın, tablolarında bize anlattıklarını daha net duyabilmek için, öncelikle onun acılarla dolu hayatını bilmeliyiz.

frida

Meksikalı olan Frida, gerçek doğum yılından üç sene sonra olmasına rağmen Meksika Devrimi’nin gerçekleştiği 7 Temmuz 1910’u doğum tarihi olarak kabul etti. Talihsizlikler daha çok erken yaştan itibaren peşini bırakmamaya kararlıydı. 6 yaşında geçirdiği çocuk felci sebebiyle ölebilecekken sadece sağ bacağının daha ince kalmasıyla kurtulmuştu. Hayatı boyunca bunu saklamak için hep uzun etekler giydi ama bu artık kendisine “Tahta bacak Frida” denmesini engellemedi.

Geçirdiği çocuk felcinin de etkisiyle tıp eğitimi almaya karar veren Frida, hırslıydı. Prestij simgesi kabul edilen Ulusal Hazırlık Okulu’nun tıp bölümüne kabul edilen ilk kadın oldu. Okulda edebiyat, sanat, felsefe gibi çok çeşitli alanlara yöneldi. O dönemde, ileride Meksika’da önemli insanlar haline gelecek birkaç isim ve ilk aşkı Alejandro Gomez ile de böyle tanıştı. Frida’nın güçlü karakterinin oluşmasında bu yıllar etkili oldu.

Hayatını Değiştiren Kaza

1925’te hayatını bütünüyle değiştirecek ve uzunca bir süre yatağa bağlı kalmasına sebep olucak o kazayı yaşadığında henüz daha 18 yaşındaydı. O zaman ki sevgilisi Alejandro Gomez ile oldukça sıradan olması gereken bir günde, okuldan eve dönerken bindikleri otobüs bir tramvayla çarpıştı. Frida’nın asıl savaşı bu kazadan sonra başladı. Yolcuların tutunduğu kalın çubuklardan biri, Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıkmıştı. Vücudunda omurgası da dahil olmak üzere sayılamayacak kadar çok kırık vardı. Yaşamasına bile düşük ihtimal gözüyle bakılan Frida, yatağa bağımlı hale geldi. Bu süreçte 32 ameliyat geçirdi ve sayısız korse kullandı.

frida

Babası onu hayata tutundurmak için her şeyi yapıyordu. Babasının aldığı tuval ve fırçalar ile annesinin tavana astığı ayna sayesinde Frida acılarını unutmak için resimle ilgilenmeye başladı. Aynaya bakarak otoportreler yaptı. İlk portresini aşkı Alejandro’ya hediye etti ancak terk edildi. Sürekli resim yapmaya devam etti ve bu tutkusu onu iyileştirdi. 1927 yılının sonlarına doğru Frida tekrar yürüyebiliyordu.

Fil ile Güvercin

frida

Hayatındaki ikinci büyük kaza olarak nitelendireceği, Meksikalı Michalengelo olarak da tanınan, kendisinden 21 yaş büyük, ünlü ressam Diego Rivera ile 1929’da evlendi.  Evlilikleri fil ile güvercinin evliliğine benzetildi. Diego, hiçbir zaman Frida’ya sadık bir eş olmadı. Evliliklerinde yaşadıkları sadakatsizlikler zaman zaman karşılıklıydı. Bardağı taşıran son damla Diego’nun onu kız kardeşiyle aldatması oldu. Sadakatsizlik sorunları yüzünden 1939’da ayrılan çift, bir sene sonra, Frida’nın ruh sağlığından endişelenen doktorların tavsiyesiyle yeniden evlendi.

Geçirdiği kaza yüzünden hiçbir zaman çocuk sahibi olamayan Frida, bu acısını tablolarına yansıttı. Çocuk sahibi olma özlemini sahibi olduğu evcil hayvanlarıyla gidermeye çalıştı. Onlara da tabloların da yer verdi tabi ki.

frida
frida

1950’lere gelindiğinde Frida’nın sağlık durumu gitgide kötüleşiyordu. Yurtdışında sergiler açmış olmasına rağmen, kendi ülkesinde ilk sergisini 1953 yılında açabildi. Ayağa kalkması kesinlikle yasak olan Frida, sergisinin açılışına kendini karyolasıyla birlikte taşıttı. Aynı sene içinde kangren nedeniyle sağ bacağını kaybetti.

1954’te, henüz daha 47 yaşındayken, akciğer embolisi sebebiyle hayatını kaybetti. Son çalışması, Frida’nın hayata ve yaşamaya karşı olan inatçılığını özetler nitelikte “Yaşasın Hayat” isimli natürmort oldu.

frida

Acılarına gülebilmeyi öğrenmiş bir kadındı Frida, ölümden sonrası için “Yatarak çok fazla vakit geçirdim, yakın sadece.” dedi. Külleri şu an da Meksika’da, müzeye dönüştürülmüş olan, çocukluğunun geçtiği  Mavi ev’de sergileniyor.

“Size portremi bırakıyorum, böylelikle sizden uzakta olduğum bütün günler ve bütün gecelerde varlığımı hissedebilirsiniz” -Frida Kahlo

Kaynakça:

1. https://listelist.com/frida-kahlo-kimdir/

2. https://m.bianet.org/biamag/sanat/148437-frida-kahlo-bir-fahise-olarak-dogdum

3. https://www.biyografi.info/kisi/frida-kahlo