Paleontoloji, jeolojik çağlarda yaşamış olan canlıları inceleyen bilim dalıdır. Milattan önceki yıllardan beri başlayan çalışmalar, o zaman paleontoloji adıyla geçmese de bu alanın yapı taşlarını oluşturmuştur. Tarih boyunca spesifik olarak üzerine bir çalışma yapılmamış ta ki 1811 yılında 12 yaşında Mary Anning adında bir kızın yaptığı keşfe kadar. O günden sonra Mary Anning, dünyanın ilk paleontolojisti olarak tarihe adını yazdırdı.

Hayatı

Mary Anning

Mary Anning, 21 Mayıs 1799 yılında İngiltere’nin Lyme Regins adında küçük bir tatil beldesinde dünyaya geldi. Annesi Mary ev hanımı, babası Richard ise marangoz ve mobilyacıydı. Mary’nin 9 kardeşi vardı ancak bunlardan sadece ağabeyi Joseph hayatta kaldı. Ailesine göre Mary’nin de yaşamış olması bir mucizeydi. Mary, zayıf bünyeli bir çocuktu ve 15 aylıkken kendisine bakan aile ile birlikte bir fırtınaya yakalandı ve saklandıkları yere yıldırım düşmesiyle Mary hariç hepsi öldü. Mary’nin hastalıkları bu olaydan sonra tamamen geçti.

Babası Richard, marangozluk yapmasının yanında ailesini geçindirebilmek için fırtınanın kıyı kayalarını aşındırmasıyla birlikte sahilde ortaya çıkan küçük fosilleri toplayıp, hatıra eşyası arayan turistlere satıyordu. Bu şekilde ek gelir elde ediyordu.  O zamanlar 6 yaşında olan Mary, babasıyla beraber giderek ona yardımcı oluyordu. 11 yaşındayken babasının ani ölümüyle birlikte okumaya yöneldi. Birkaç ay sonra tekrardan sahillere döndü ve babasının yolundan giderek bulduğu fosilleri satmaya devam etti.

İlk Büyük Keşif

1 yıldan kısa bir süre sonra Mary ve ağabeyi sahilde kendileri ve aynı zamanda bilim insanları için de büyük bir çığır açan bir fosil keşfetti. 5.2 metre uzunluğa ve 60 omura sahip fosil, yarısı timsaha yarısı balığa benziyordu. Hatta bunu duyan köylüler “canavar” olarak nitelendirmişlerdi. Bilim insanları ise adını “balık-kertenkele” anlamına gelen ihtiyozor koydu.

Paleontolojinin Baş Tacı: Mary Anning 1

Buldukları fosilden kazandıkları para Mary ve ailesini birazcık olsun rahatlatmıştı ancak böyle büyük bir keşifte adı hiç geçmedi Mary’nin. 1814 yılında cerrah Edward Home, yayınladığı makalesinde Mary’nin adı yerine, arazinin sahibinin adını yazdı. Ve böylece Mary’nin aylar boyu süren emeği hiçe sayılmış oldu. İhtiyozor, British Museum’a gönderildi ve oradan da şu an ki konumu Londra Doğa Tarihi Müzesi’ne verildi.

Paleontolojinin Doğuşu

Bu zamana kadar paleontoloji diye bir bilim dalı yoktu. Eski çağlardan beri yapılan çalışmalar vardı evet ama 1800’lere kadar adı konulmamış çalışmalardı. Mary’nin bu önemli keşfiyle beraber 1822 yılında Henri De Blainville tarafından bu yeni alana paleontoloji ismi verildi.

Tanınma Süreci

Gençliğinde de fosil aramaya devam etti. Birden çok ihtiyozor fosili buldu ve hepsi Mary’nin adı anılmadan alındı. Ta ki ikinci büyük keşfine kadar. 1823’te 4 uzuvlu deniz sürüngeni “Plesiosaurus”un bütün iskeletini çıkardı. Çoğu bilim insanı bu canlının varlığına inanmadı. İnananlarsa “şimdiye kadar keşfedilen en etkileyici varlık” olarak nitelendirdiler. Bu canlının keşfiyle birlikte Mary tanındı ve dünyanın ilk paleontolojisti olma yolundaki ilk adımını atmış oldu.

Paleontolojinin Baş Tacı: Mary Anning 2

1828 yılında üçüncü büyük keşfi olan dinazorlar çağında yaşamış kanatlı bir sürüngen olan Teruzor fosilini buldu. Hayatının geri kalanında yok olmuş deniz canlıların fosillerini çıkarmaya devam etti. Aynı zamanda İngiliz paleontolog William Buckland ile beraber dışkı fosilleri üzerine çalışmalar yaptı.

Ölümü Ve Modern Paleontolojiye Etkisi

1847 yılına kadar çalışmalarına devam etti. Paleontolojiye kendini adamıştı. En başında onu küçümseyen, kadın olduğu için çalışmalarını yok sayan insanlara rağmen her zaman en iyisini yapmaya çalıştı. 1847 yılındaysa meme kanserinden öldü. Ölümünü o zamanların modern dergisi Londra Jeoloji Derneği yayınladı, ki dernek üyesi olmayanları onurlandırmazlardı. Ölümünden sonra 57 yıl boyunca kadın olması sebebiyle takdir görmedi. Toplumun ve modern paleontolojinin gelişimiyle birlikte adı duyulmaya başlandı.

2015 yılında kalıp olarak yanlış alınmış bir ihtiyozor fosili keşfedildi ve farklı bir türe ait olduğu ortaya çıtı. Adına ise Mary Anning’e ithafen “Ichthyosaurus anningae” denildi.

2020 yılında başrollerini Kate Winslet ve Saoirse Ronan’ın oynadığı, Mary Anning ve jeolog Charlotte Murchison arasında geçen aşkı anlatan Ammonite adıyla bir film yayınlandı. Mary’nin hiç evlenmediği biliniyor ancak kadınlara karşı ilgi duyduğuna dair bir kanıt yok. Film bu yüzden de spekülatif olarak nitelendiriliyor. Ayrıca İngiltere’de adına açılan bir müze bulunuyor.

Kaynak: 1, 2

Editör: Sena BAKİ