Merhaba arkadaşlar. Kelimelerin Yolculuğu adlı yazı dizisine kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bugün de önce dil ve dilimiz hakkında akabinde de kelimeler hakkında konuşacağız.Sonrasında ise hem kendi dilimizden hem de yabancı dillerden vereceğim kelime örneklerleriyle gönlünüzü şen, aklınızı aydınlık kılmayı umuyorum. Çay ve kahveleriniz hazırsa başlayalım.

Dil ve Diller Arasılık

Öncelikle şunu açıklığa kavuşturmak lazım; Bir dilin diğer dillerle etkileşim halinde olması, ondan kelime alıp vermesi o dilin değerini düşürmeye değil, yükseltmeye yönelik bir harekettir. Dilin gelişimi de zaten buna bağlıdır. Yani sağda solda gördüğümüz: ”Ama bu Arapça (veya İngilizce) bir kelime. Türkçe değil!” laflarına kulak asmamak gerekir. Evet o kelimenin kökeni Arapça veya İngilizce olabilir, fakat bu demek değildir ki o kelime Türkçe değildir.

Yabancı dilden alınan bir kelime yıllar boyunca Türkçe’nin ses ve ahengine oturarak Türkçeleşir. Kezâ bu diğer diller için de böyledir. Yapılan bu diller arası alışveriş bir zenginliktir. Nihad Sami Banarlı konu hakkında ”Bahtiyardır o İngilizce ki onda her dilden kelime vardır.” demiştir. Ayrıca Amerikalı Şâir Walth Whitman da ”Viewed freely, the English language is the accretion and growth of every dialect, race, and range of time, and is both the free and compacted composition of all.” diyerek İngilizcenin tek bir dile veya etnik yapıya ait olmadığını, özgür ve bütüncül olduğunu söyler.

Eski Türkçe

Neyseki işin sıkıcı kısmını atlattık. Şimdi Eski Türkçe’den aldığımız örnek kelimeleri incelemeye başlayalım.

dil

Baka Etü’de kurbağa anlamına gelmektedir. Kuru-baka ise karada, kuru yerde yaşayan kurbağa demek. Kaplumbağa ve Tosbağa da yine aynı kökten gelir, kaplı-baka, tos-baka. Köp Etü’de kabarmak, irileşmek anlamına gelir. Köpek, Köprü ve Köpük kelimelerinin kökeni de buraya dayanır. Köpek, tüylerinin kabarmasından alır bu ismi. Bundan önce günümüzde de hâlâ kullanılan ”it” kelimesi kullanılmaktaydı. Bunların yanında Geberme’nin Gebe(şişmek)ten, Gelin‘in Gelmekten olduğunu da ekleyerek bu kısmı bitirelim.

kök

Farsça ve İngilizce

Penç Farsça’da beş, beşli şey anlamlarına gelmektedir. Özellikle yırtıcı kuş veya vahşi hayvan elini tanımlamak için kullandığımız Pençe tabiri buradan gelir. Ayrıca Perşembe kelimesi de buraya dayanır. Şenbe Farisi’de gün demektir.

Penç-şenbe ise beşinci gün. Tabii bugün eskisi gibi hafta pazar gününden başlamadığı için perşembe artık dördüncü gün olarak yerini almaktadır. Durum sadece bizim dilimizle de sınırlı değil. Pentagon’un da kökeni buraya dayanır,beşgen demektir. Fars’tan Pençi alan Yunan onu Pente haline getirmiş, İngiliz’e de Penta olarak vermiştir.

Bir diğer sözcük olarak Derbeder‘i ele alalım. Kelimeyi parçaladığımızda karşımıza ilginç bir yapı çıkıyor. Dâr Farsça’da iki anlama sahip; kapı ve yer, yurt. Be ise bağlaç niteliğinde, birliktelik anlamı katmakta. Tıpkı günbegün(günden güne), anbean gibi. Derbeder ise door be door gibi kapı kapı (dolaşan, dilenen), evsiz barksız, dilenci anlamlarına gelir.

Evet arkadaşlar bir yazının daha sonuna geldik. Umarım okurken zevk almışsınızdır. Herhangi bir sorusu olan yorum kısmında belirtirse sevinirim. İyi haftalar.

Kaynak: tr.wikipedia.org