Aksolotl, vücutlarının çeşitli parçalarını yeniden üretebilme yeteneğine sahip, nesli tükenmekte olan ve  kansere yakalanma olasılığı çok az olduğu için bilim insanlarının dikkatini çeken bir canlıdır.

İlk Aksolotl

Bir Aztek efsanesine göre o zamanın tanrıları kendilerini ateşe atarak kurban ederlermiş. Köpek başlı, şimşek ve ölüm tanrısı Xolotl ise bunu reddederek Meksika’daki Xochimilco Gölü’ne atlamış ve şeklini aksolotl olarak değiştirmiş. Xolotl’un ilk aksolotl olduğuna inanılmaktadır.

aksolotl
Xolotl’un taş heykeli

Ana vatanı Meksika ve bilimsel adı Ambystoma mexicanum olan aksolotllar bir semenderdir. Kafalarının yanında solungaçları bulunur ve bu solungaçlar suda solunum yapmalarını sağlar. Karaya uyum için gereken başkalaşımı geçiremediğinden tüm hayatı boyunca su altındadır. Nisan ve Mayıs ayları üreme dönemleridir. İç döllenme yoluyla çoğalırlar ve yaklaşık 200 yumurta bırakırlar. Yavruların yumurtadan çıkma süresi 2-3 haftadır. Solucan, böcek larvası ve küçük balıklar ile beslenen etçil canlılardır. Çeşitli renklere sahip olan bu canlıların albino olanları da mevcuttur.  Birçok bölgelerini yenileyebilirler ve rejenerasyon şampiyonu olarak da tanınırlar.

Rejenerasyon nedir?

Rejenerasyon, canlılarda hasar gören ya da kaybolan dokunun ve organın yeniden oluşmasıdır. Canlının gelişmişlik düzeyi arttıkça rejenerasyon yeteneği azalmaktadır. İnsanda rejenerasyon seviyesi sınırlıdır. Buna, bir parçası alındığı zaman eksik kısmını tamamlayabilen karaciğeri ve epitel dokusunu yenileyebilen ince bağırsağı örnek gösterebiliriz. 

Kertenkelenin kopan kuyruğunu yeniden oluşturabildiğini ya da denizyıldızının hasar gören bacağını tekrar geliştirebildiğini lise yıllarından hatırlıyor olabilirsiniz. Aksolotllarda ise durum daha farklıdır. Birçok organını ve hatta bir kısmı alınan beyin hücrelerini yenileyebilir. Bu yenilenme 1-2 ay sürer ve sonrasında o bölgede herhangi bir fonksiyon kaybı da yaşamaz.

Uzuvlarını nasıl tekrar yenileyebilir?

Önce hasar gören bölgede bir yara dokusu oluşturur ve bu kısım kanserli bir doku gibi biçimsizce büyümeye başlar. Daha sonra bu biçimsiz doku uzayarak hasarlı uzvun geri kalanını oluşturur. Yaranın olduğu bölgede çoğalan hücrelerin bir kısmı var olan kök hücreleriyken, bir kısmı da özelleşmiş doku hücrelerinin kök hücre yeteneği kazanmasıyla oluşur.

Rejenerasyon Ustası: Aksolotl 1

Akvaryumda bakımı

Genellikle 10-15 yıl yaşayabilen bu canlıları akvaryumda beslemek mümkündür. 70-80 litrelik bir akvaryum yeterlidir. Boşaltım atıkları amonyaktır ve birikmesi tehlikelidir. Bu yüzden düzenli olarak filtrasyon yapılmalıdır. Haftada bir, suyun sadece %25’i değiştirilmelidir çünkü tamamının değişmesi canlıyı olumsuz etkileyebilir. Suyun sıcaklığı 16-21°C ve pH değeri nötre yakın olmalıdır. 23°C’nin üzerinde bir sıcaklık onlar için tehlikelidir. Akvaryumun tabanında küçük taşlar kullanılmamalıdır çünkü bazılarının bu taşları yediği gözlemlenmiştir.

Son yapılan araştırmalara göre, genom dizisi insanlarınkinden 10 kat daha büyüktür. İnsan genomunda 3 milyar baz çifti bulunurken aksolotllarda yaklaşık 32 milyar baz çifti bulunmaktadır. Genom dizisinin bu kadar büyük olmasının nedeni ise çok fazla tekrarlı bölge içeriyor olmasıdır. Ayrıca, yenilenme sürecinde aktive olan genlerin birçoğunun insanda da var olduğu tespit edilmiştir. Kök hücre alanında çeşitli çalışmaların konusu haline gelen bu sevimli canlıların omurilik, kalp ve beyindeki hasarların tedavisinde umut ışığı olacağı düşünülmektedir.

Maalesef ki çevre koşulları sebebiyle Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tükenmekte olan hayvanlar listesine girmiştir. 2013 yılında Xochimilco Gölü’nde hiçbir aksolotla rastlanmamış, daha sonra gölden çıkan kanalda birkaçı görülmüştür. 

Kaynakça: 1, 2

Editör: Sena Bakı