Öyle bir adam düşünün ki; asırlarca süren bir sistemi birden yerle bir edip tüm dünya tarihini etkilesin. Bu yazımda Rusya tarihini şekillendiren isimlerden biri olan Grigori Rasputin’in ilginç hayatından ve Çarlık Sistemi’ne olan etkisinden bahsedeceğim.

Ural Dağları’ndan St. Petersburg’a Uzanan Yolculuk

ural-dağlarından-petersburga-uzanan-yolculuk

Grigori Rasputin, 22 Ocak 1869 yılında Ural Dağları’nda bulunan Pokrovskoye köyünde dünyaya geldi. Babası Jefim Jakoviç ve annesi Anna Wasiljevna, çiftçilik ile geçimini sağlıyordu. Pokrovskoye köyünün önde gelen şahıslarından sayılan bu aile kendilerine ait topraklara sahipti. Rasputin, iki kardeşini boğulma sonucu kaybettikten sonra bunun etkisinden kurtulamadı. Bu süreçte mistik güçlere sahip olduğunu keşfetti. Gelecekte olacakları görebildiğini iddia ediyordu. Köyünde olağanüstü güçlere sahip biri olarak nitelendirilen Rasputin, bir gün hırsızlık yapar ve köy halkı onu yaka paça yakalayarak döverler. Sonra, onu ancak hacca giderse affedebileceklerini söylerler. Rasputin, eşini ve çocuğunu köyde bırakarak hacca gitmek üzere ayrılır.

Bu yolculuk sırasında bir manastıra rastlar ve eğitim almaya başlar. Bunun sebebi, dini daha derin araştırarak kendini bulmak istemesiydi. Zamanla bu çalışmaları onu keşiş mertebesine kadar taşıdı. Aynı zamanda manastırın vaiz heyetine atandı; fakat kendini bulamadığını düşünüyordu. Sonra, Ortodokslar’ın hain bir tarikat olarak kabul ettiği Skopsty’e katıldı. Bu tarikat “Tanrıya ulaşmanın tek yolunun günah işlemek” olduğuna inanıyordu. Rasputin, bu tarikata katıldıktan sonra manastırdan ayrıldı. Bu tarikat onu bir sapkın haline çevirdi; banyo yapmadan ve giysilerini bile değiştirmeden aylar boyunca seyahat etti.

İnancı gereği kendine yaptığı eziyeti arttırmak için bazen vücudunun çeşitli kısımlarını mengeneyle sıkıştırdığı bile söyleniyordu. Ortodokslar için kutsal olan topraklarda birkaç hac yolculuğu yaptı. Rasputin, bir ‘sapkına’ dönüşmesinden sonra birkaç yıl Rusya’da dolaştı; ancak ekim ve hasat işlerine yardım için zaman zaman ailesinin yanına döndü. 1902’de St.Petersburg’a ayak bastığından tüm hayatının değişeceğini ve dünya tarihini değiştireceğinden henüz haberi yoktu. Keşişlik anıları ve sıra dışı davranışları ile Rus rahiplerinin ve Rusya halkının ilgisini çekmeyi başardı. Rasputin, 1905’de St. Petersburg’da dini bir toplantıya katıldı ve saygın din adamlarıyla tanışarak bu çevrede yer edindi.

Grigori Rasputin Saraya Giriyor

grigori-rasputin-saraya-girmesi

12 Ağustos 1094’de Rusya için beklenen varis olan Aleksey Nikolayeviç Romanov dünyaya gelmişti. Aleksandra Fyodorovna’nın ailesinde hemofili hastalığı vardı. Bu gen Aleksey’de de çıktı. Herhangi bir yaralanmada ölümle karşı karşıya kalabilirdi. Çocuk, çok iyi korunmasına rağmen 1907 yılında bir kaza geçirdi. Doktorlar kanamayı durduramıyordu. Son çare olarak Grigori Rasputin çağrıldı. Rasputin’in yaptıkları karşısında aile şok olmuştu; çünkü kanama durmuştu. Aleksey’i bütün ağrılarından kurtarınca etrafındaki insanlar ona adeta peygamber gibi davranmaya başladılar. Çariçe Aleksandra, sarayda yaşamaya başlayan Rasputin’in oğlunu korumak için Tanrı tarafından gönderilmiş bir aziz olduğuna inanmaya başlamıştı ve Rasputin’i yanından ayırmamaya başladı.

Rasputin, kısa süre içinde büyük bir üne sahip oldu. Özellikle kadınların ona karşı ilgisi büyüktü. Rasputin ise bu ilgiyi karşılıksız bırakmıyordu. Kısa zaman içinde Rasputin’e tahsil edilmiş dairede Rasputin ve kadınlar arasında geçen ahlak dışı olaylar dilden dile yayılmaya başlamıştı. Hatta Çariçe ile ilişkisi olduğu halk arasında kulaktan kulağa yayılıyordu. Fakat Çariçe bu ilişkinin varlığını reddediyor; ancak Rasputin ile olan görüşmelerini asla kesmiyordu. Onun tek amacı oğlu Aleksi’nin iyileşmesiydi ve şifanın bu mistik keşiş Rasputin’de olduğuna inanıyordu.

Rasputin elinde büyük bir güç olduğunun farkındaydı. Çariçe ile devlet üzerinden görüşlerini Çar’a aktarıyordu. 1914 yılına gelindiğinde I.Dünya Savaş’ı patlak vermişti. Rasputin savaşa katılmaması gerektiğini söylese de Çar savaşa katıldı. Savaşı takip etmek için cepheye giden Çar, tüm ülkeyi Çariçe’nin yönetimine bıraktı. Bu Rasputin için büyük fırsattı. Çariçe’ye sürekli akıl veriyor, istediği bakanları atamasını sağlıyordu. Hatta Çar’a mektuplar yazdırıp savaş taktikleri bile veriyordu.

Tüm bu yaşananlar ve I. Dünya Savaşı halkı açlığa ve sefalete uğratmıştı. Halk kendi içinde gruplanıp yeni bir devrim arayışına girerken, Romanov ailesi Çar ve Çariçe’yi etkilediği için Rasputin’in öldürülmesi gerektiğine karar kıldılar. Bu görev aile üyelerinden Felix Yussupov’a verildi.

Rasputin’in Ölümü ve Sonrası

rasputin-ölümü

Rasputin bu süreçte bir çok ölüm tehdidi aldı ve bir çok komplo ile karşılaştı; fakat hepsi başarısızlıkla sonuçlandı. Felix Yussupov, onu saraya çağırmadan önce bir mektup yazdı ve bu mektubun Çar’a ulaştırılmasını istedi. Mektup şöyleydi:

1 Ocak’tan önce öldürüleceğim, eğer soylular tarafından öldürülürsem, soyluların tümü Rusya’dan ayrılacak, Rusya’da kardeş kardeşi öldürecek ve 25 yıl içinde Rusya’da bir tek bile soylu kalmayacak. Ulu Çar! Eğer ölümümde sizin de parmağınız varsa, ailenizden hiç kimse, çocuklarınız dahil iki yıldan fazla yaşamayacak ve Rus halkı tarafından öldürülecektir.

Grigori Rasputin’in Son Mektubu

Daha sonra Yussupov, Sarayı’na Felix’in konuğu olarak gitti. Felix, ona siyanürlü şarap içirtti; fakat hiçbir şey olmadı. Bunun üzerine Rasputin’i silahla ateş ederek öldürmeye çalıştı. Öldü sanılarak cesedi çarşafla sarılarak arabaya yüklendi. Arabada kıpırdandığı görülünce başından tekrar ateş edildi. Cesedi Neva Nehrin’e atılan Rasputin, 14 gün sonra nehir kenarında bulundu. Kısa zaman içinde soruşturma açıldı. Tüm işaretler Felix Yussupov’u gösterse de, Yussupov bu cinayeti reddetti ve yargılanmadı. Rasputin ise önce gömüldü, daha sonra mezarından çıkartıldı ve taşıma sırasında kayboldu. O günden beri tek bir fiziksel kanıt bulunamadı.

Rasputin’in kendi ölümünü ve Rusya’da olacakları bilmesi bir ileri görüşlülük müdür yoksa geleceği görmek midir, bilemeyiz. Rasputin, her ne kadar mistik bir karakter olsa da, tüm ipleri onun eline bırakmak Çar’ın yaptığı en büyük hatadır. Bu hata hem Rusya’yı hem de dünyayı etkilemiştir.

KAYNAK

1,2,3,4

  • The Last Czars – Netflix Documentary Series