Fal eski Türkçede “ırk” kelimesiyle ifade edilirdi. Divanü Lügati’t- Türk’te ırk kelimesi “falcılık, kahinlik ve bir kimsenin gönlündekini bilmek” olarak geçmektedir. Kıpçak lehçelerinde “teşe’um” ve “tefe’ul” anlamlarına gelen “ırım” kelimesi vardır. Bu da kök bakımından ırk kelimesine bağlıdır. Oğuz destanında ismi geçen bilge ve filozof Irkıl Hocanın adı da kâhin ve falcı anlamını ifade etmekteydi.

Altay Şamanistlerinde kamdan başka, kullandıkları nesnelere göre farklı isimler alan ırımcı dedikleri, falcı adamlar vardı. Bunlar saralı hasta adamlardı. Saraları tuttuğu zaman bunlar gaipten haber verirlermiş. Şamanistler arasında fal anlamına gelen yaygın kelime “tölge” dir. Kırgızlar dahi tölge kelimesini kullanmışlardır. Ayrıca Manas Destanı’nda kahraman Manas’ın arkadaşlarından birinin adı Tölgöçü Kara Tölek’tir. Başka biri de Yağrıncı Kara Badiş’tir. Kırgızca’da fal anlamında “keret” kelimesi de kullanılmaktaydı fakat başka Türk dillerinde kullanıldığı tespit edilememiştir. Falcılar fal bakmak için kullandıkları nesnelere göre isimlendirilirlerdi.

1. Kürek Kemiği Falı

Şamanizm'de Fal

Kürek kemiği falı en eski Şamanizm kalıntılarından biridir. Hayvanların kürek kemiklerine bakarak geleceği anlatanlara “yağrıncı” denirdi. Kürek kemiği ile fal bakmak eski Yunanlılarda ve Romalılarda da vardı. Anadolu’nun bazı yerlerinde kürek kemiği falı bakıldığı da bilinmektedir. Kırgız ve Kazak halk edebiyatında kürek kemiği motifi çok bulunmaktadır. Destanlarda ve hikayelerde gerek Müslüman kahramanlar ve gerekse Müslüman olmayan alplar hep kürek kemiği falına göre hareket etmekteydiler. Örneğin, Kırgızların Manas Destanı’nda Manas’ın yanında kürek kemiğine bakan bir falcı bulunmakta. Falcı kürek kemiğinde kanlı bir başın yuvarlandığını görüyor. Bunun sefere çıkmak için iyi bir işaret olduğunu söylüyor ve yapılan çarpışmada Manas Kalmuk Hanı Yolay’ı mağlup ederek, öldürmüştür.

Fala şöyle bakılır. Kürek kemiği ile fal açmak isteyen adam bir kürek kemiği bulur. Bu kemiğin kaynatılmamış olması gerekir. Falcı kemiği ateşe kızdırdıktan sonra eline alıp ince tarafından tutar. Kemikte çizgiler, çatlaklar ve noktalar belirmiştir. Türk göçebeleri arasında aşık kemiği ile de fal açmak adeti vardı.

2. Kumalak Falı

Şamanizm'de Fal

Koyun tezekleriyle fal açanlara “kumalakçı” denilirdi. Kırgız- Kazaklar ve Özbeklerde yaygın fallardandır. Kumalak falına kırk bir taş ya da kırk tane nohut, fasulye ya da kırk bir tane koyun tezeği kullanılarak bakılırdı. Kırgızlar koyun tezeği kullanırlarmış. Fala şöyle bakılır. Kırk bir adet taş ya da başka bir şey gelişi güzel şey üçe ayrılır. Birinci kısma giren taşlar dörder dörder ayrılıp kalan taşlar sağa konulur. Burası sağ omuzdur. İkinci kısma giren taşlar yine böyle ayrılır, kalanları sağ omuzun sol yanına konur ki bu baştır. Geriye kalan taşlar aynı şekilde sol omuza denilene göre konulur. Falcılar bu dokuz yerdeki taşlara yani kumalak sayılarına bakarak fal sahibine geleceğinden bahsederler.

Bunlardan başka Şaman geleneğinde birçok fal bulunmaktadır. Fal baktırmak, insanoğlunun psikolojisine iyi geldiği gibi aynı zamanda diyebiliriz ki tedavisi bulunamayan hastalıklardan da biridir. Her insan geleceğini bilerek hareket etmek ister. Şöyle diyebiliriz ki Şaman kamın kürek kemiği ile baktığı fal ile, günümüzde falcıların iskambil veya kahve telvesi ile baktığı fal arsında hiçbir fark yoktur. Sadece geleceği yorumladıkları madde farklıdır.

Kaynaklar

Abdülkadir İnan – Tarihte ve Bugün Şamanizm Materyaller ve Araştırmalar