Dördüncü duvar kökeni tiyatroya dayanan, kurguyla gerçeği ayıran hayali çizgiyi temsil eden bir kavramdır. İlk defa yazar ve filozof Denis Diderot tarafından dile getirilmiş olan bu kavram 19. yüzyıl tiyatrosunda öne çıkan gerçekçilik akımıyla gelişmiştir. Sahnenin sağı, solu ve arkası birer duvar kabul edildiğinde dördüncü duvar sahne ile seyirci arasındadır.

sinema

Gelelim Sinemada Dördüncü Duvarı Yıkmaya:

Her duvar gibi dördüncü duvarı da kırmak mümkündür. Gerçekçilik akımının izlerini taşıyan bir tiyatroda başrolün size seslenmesi, bir işaret vermesi ya da izlediğiniz bir filmde karakterin ortamdan soyutlanıp sizinle dertleşmesi ile gerçekleşen dördüncü duvarı kırma, karakterin kendi dünyasının kurgusal olduğunu idrak etmesi ve seyircisiyle iletişime geçmesi anlamına gelir. Tiyatro ve sinemanın yanı sıra dizilerde, kitaplarda ve hatta bazı video oyunlarında dördüncü duvarın kırıldığına şahit olabiliriz.

İlk kez 1918 yapımı  ‘Men Who Have Made Love to Me’ isimli sessiz filmde kullanılmasının ardından günümüze kadar birçok farklı yönetmen tarafından filmlere farklı anlamlar katmak için başvurulmuş bir yöntemdir. 

Yönetmenlerin bu tekniği genelde sahne hakkında yorum yapmak, karakterin iç monoloğunu seslendirmek ya da eserin kurmaca olduğuna dikkat çekmek amaçlarıyla kullandığı görülüyor.

sinema

Bu noktada beni bu yazıyı yazmam için teşvik eden, dördüncü duvarı yıkmanın en taze örneklerinden olan Fleabag isimli diziden bahsetmeden geçersem yazımı tamamlamamış olurum. Londra’da yaşayan ana karakterin gündelik yaşantısını ve problemlerini konu alan dizide karakterimiz yaşadığı olaylar ve girdiği diyalogların arasında bizlere dönerek anlık hisleri, karşısındakilerin özellikleri hakkında bilgi veriyor ya da olayları kendince yorumluyor. Yapımını Phoebe Waller Bridge’in üstlendiği dizi farklı dallarda aldığı ödüller ile 71. Emmy Ödül Töreninde büyük ses getirdi.

Karakterlerinin dördüncü duvarı yıktığı diğer filmleri buradan inceleyebilirsiniz. Şimdiden iyi seyirler dilerim.

Kaynaklar: 1, 2