Tahmin edilemez sonları ve temposunu bir an olsun düşürmeyen filmlerin yönetmeni, İngiliz Sineması’nın asi çocuğu Guy Ritchie kimdir? Hadi hep beraber bakalım.

Ritchie, 10 Eylül 1968 yılında HatfieldHertfordshireİngiltere’de Amber (née Parkinson) ve Kaptan John Vivian Ritchie’nin ikinci çocukları olarak dünyaya gelmiş yönetmen, senarist ve iş adamıdır. Baba tarafından bir baronetin yakın akrabası ve Kral I. Edward’ın da soyundan gelmesine rağmen Londra’nın varoşlarındaki küfürlü aksanı benimsemiştir. Ritchie küçük yaşlardan itibaren disleksiden muzdarip olmuş, bu sebeple iki kere okuldan atılmıştır. İlk olarak Batı Sussex’teki Windlesham House School’dan, ardından Hamsphire’deki Stanbridge Earls School’dan atılmıştır.

Okul serüveni Ritchie için bittiğinde henüz 15 yaşındaydı. Okuldan atılması onun için sinema sektöründeki kariyerinin başlangıcı oldu. Yine aynı yaştayken reklam filmleri ve amatör kısa filmler yönetmiş, adından yavaş yavaş söz ettirmeye başlamıştı. İlk ciddi film yönetmenliğine 1995 yılında The Hard Case adında bir kısa filmi yöneterek başladı. 1998’de Hard Rock Cafe zincirinin kurucu ortağı Peter Morton’un yeğeni Matthew Vaughn ile tanıştığında ilk uzun metrajlı filmi için finansal destek bulmuş oldu. Vaughn, Los Angeles’ta çalışıyordu ve Ritchie ile tanıştıktan sonra ondaki ışığı gören ilk kişilerden biri oldu.

Ritchie Filmleri

Lock, Stock and Two Smoking Barrels (1998/IMDb: 8,2)

İlk uzun metraj filmi olmasına rağmen birçoklarına göre Ritchie’nin başyapıtı ve hala en iyi filmi olarak gösterilmekte. Eğlenceli bir suç filmi olan Lock, Stock and Two Smoking Barrels ters giden bir kumar oyunu, ters giden bir silahlı soygun ve ters giden ne varsa bunların tuhaf bir şekilde kesiştiği bir hikâyeye sahip. Bu filmin önemli özelliklerinden biri de Jason Statham ve eski futbolcu Vinnie Jones’un ilk uzun metraj filmi olması. Brad Pitt filmi o kadar beğenmiş ki Ritchie’yi arayıp bir sonraki filmde rol istemiş. Film hala birçok suç filmine örnek olmakla beraber Türk Sineması’nın son 10 yılda çıkardığı suç-komedi filmlerine fikir vermiştir. Film dünya çapında 28,1 milyon dolar hasılat elde etmiş ve yılın filmi için BAFTA ödülü kazanmıştır.

Guy

Snatch (2000/IMDb: 8,3)

İlk filmiyle benzer özellikler gösteren Snatch yine beceriksiz suçlular, kumar çetesi, çalıntı elmaslar ve ters giden olaylar zincirinin birbiriyle kesişmesini anlatıyor. Filmin kadrosunda Jason Statham, Vinnie Jones ve Benicio del Toro’ya ek olarak ilk filmden sonra Ritchie’yi arayarak bir sonraki filminde rol isteyen Brad Pitt yer alıyor. İlk filmle benzer şekilde olayları farklı karakterlerin bakış açısıyla ele alan film, yönetmenin en beğenilen filmlerinden biri. Film toplamda 83 milyon dolar gişe hasılatı elde etti. İlk iki filminin ardından Guy Ritchie, eleştirmenler tarafından “yüksek enerjili bir yönetmen” olarak tanımlanmıştır.

Guy Ritchie

Revolver (2005/IMDb: 6,5)

Ritchie’nin ilk iki filminden farklı bir kurguyla yönettiği film eleştirmenler tarafından yerden yere vuruldu.Guy Ritchie bu filmde, 7 yıl hücre hapsinde kalan Jake Green’in çıktıktan sonra kendisini hapse düşürenlerden intikam aldığı bir hikâyeyi seyirciyle buluşturdu. Başrolde yine Jason Statham’i gördüğümüz bu filmin dikkat çekici özelliklerinden birisi diğer iki film gibi karmaşık olaylar silsilesi yerine eylemlerin planlı bir şekilde gerçekleşiyor olması. Kimilerine göre film yarıda kesilmiş, akıllarda oluşan sorulara cevap vermeden bitmiştir. Filmin IMDB puanı düşük olsa da kesinlikle psikolojik göndermelerle dolu kaliteli bir film olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.

Sinemanın Sıradışı Yönetmenlerinden: Guy Ritchie 1

RocknRolla (2008/IMDb: 7.3)

İlk iki filmiyle benzer bir kurguya sahip olan film yine suç dünyasına odaklı birbirine geçmiş hikayeleri izleyiciye sunuyor. Diğer filmlerde görmeye alışık olduğumuz oyuncu kadrosunun neredeyse tamamının değiştiği film, bize sıkılmaksızın izlenen bir yasadışı olaylar silsilesini yine farklı karakterlerin gözünden anlatmakta. Başrolde Gerard Butler, Tom Wilkinson ve Thandie Newton’ın yanı sıra Tom Hardy’nin de rol aldığını belirtmek gerek. IMDB puanına bakılarak zaman zaman eleştirilen film Ritchie’nin gerçekten iyi iş çıkardığı filmlerden.

Sinemanın Sıradışı Yönetmenlerinden: Guy Ritchie 2

Sherlock Holmes Serisi (2009/IMDb: 7,6 – 2011/IMDb: 7,5)

İngiliz polisiye edebiyatının belki de en önemli karakteri olan Sherlock Holmes’a bu defa Ritchie’nin perspektifinden bakma imkânı bulduğumuz film serisidir. Başrollerinde Robert Downey Jr. (Sherlock Holmes) ve Jude Law (Dr. John Watson) gördüğümüz seri, Holmes’un en küçük ayrıntıları kullanarak büyük suç dehalarını alt etmelerini anlatıyor. Bu filmle beraber Ritchie’nin kamera kullanımının artık üst düzey olduğunu görmekteyiz. Bir solukta izlenebilecek seri, eleştirmenler tarafından tatmin edici bulunmasa da izleyicilerden tam not aldı. Serinin üçüncü filmi için yönetmen koltuğunda Ritchie yerine Dexter Flecther’ın olacağını hatırlatalım.

Sinemanın Sıradışı Yönetmenlerinden: Guy Ritchie 3

The Man from U.N.C.L.E. (2015/IMDb: 7,3)

60’lı yıllarda geçen bir Soğuk Savaş dönemi casusluk filmi olan The Man from U.N.C.L.E., Ritchie’nin üslubunun bir yansıması olarak karşımıza çıkmakta. Mizah ve karmaşık olayların birbirine geçme durumu bu film için de geçerli. Film bir CIA ajanı ve KGB ajanının nükleer bir felaketi önlemek adına zaman zaman iş birliği içinde zaman zaman da çekişme halinde olmasını anlatmaktadır. Güldüren fakat izleyiciyi sıkmayan bu film, eğlenceli bir ajan filmi olarak nitelendirilebilir.

Sinemanın Sıradışı Yönetmenlerinden: Guy Ritchie 4

King Arthur: Legend of the Sword (2017/IMDb: 6.8)

İngiliz mitolojisinin en ünlü hikayelerinden biri olan Kral Arthur efsanesinin ele alındığı film, Ritchie’nin yorumuyla aksiyonu bol, müzikleri ve kostümleri takdire şayan bir şekilde izleyiciyle buluştu. Kralın oğlu olmasına rağmen yıllarca bundan bihaber yaşayan Arthur (Charlie Hunnam), sadece gerçek kralın yerinden çıkartabileceği kayaya saplı bir kılıcı çıkartınca kim olduğunu anlıyor. Filmde eski futbolcu David Beckham’ın da küçük bir rol aldığını hatırlatalım.

Sinemanın Sıradışı Yönetmenlerinden: Guy Ritchie 5

The Gentlemen (2019/IMDb: 8,1)

Yönetmenin son ve aynı zamanda ilk filmlerindeki karmaşık suç dünyasını anlattığı aksiyon-komedi filmlerine geri dönüş yaptığı filmi. Oyuncu kadrosunda Matthew McConaughey, Charlie Hunnam, Colin Farrell, Hugh Grant, Jeremy Strong, Henry Golding ve Michelle Dockery gibi isimleri gördüğümüz film, İngiltere’de esrar imparatorluğu kurmuş Amerikalı Mickey Pearson’ın (Matthew McConaughey) işini satmaya niyetlenmesiyle başlayan karmaşık ve kimin eli kimin cebinde belli olmayan olayları anlatmakta. Kamera kullanımı konusunda artık kendini aşan Ritchie, bu filmde de bunu bir kez daha kanıtladı.

Sinemanın Sıradışı Yönetmenlerinden: Guy Ritchie 6

Son olarak Guy Ritchie filmlerinin birkaç özelliğinden bahsetmeden geçemeyeceğim. Genellikle alt-orta sınıfa mensup bir grup, ekonomik zorluklarla karşılaşır. Bu zorluklardan çıkış için tek yol suç işlemek -genellikle soygun- olarak görülür. Olaylar genel itibariyle Londra’da, daha varoş olarak adlandırılan Kuzey Londra’da geçer. Bu durum halk dilinin, küfür ve argonun yaygın kullanımını da İngiliz aksanı sosuyla beraber izleyiciye sunar. Ritchie filmlerinde, kadın karakterlere yan roller dışında pek rastlanmaz. Kadın bu filmlerin hemen hepsinde bir nesnedir. Cinsiyetçi bir dile sahip Ritchie filmleri boş beleş olarak nitelendirilen gündelik muhabbetler dikkat çeker. Birkaç hikayenin beraber işlendiği ve mutlaka kesiştiği olaylar olmazsa olmazdır. Erillik dışında hikayelerin neredeyse tamamında net bir suç unsuru vardır. Bir soygun, ağır metal silahlar, ilginç şekilli kesici aletler… Bunlar ya da çok daha değişik suç veya işkence aletlerinin bir Ritchie filminde izleyici karşına çıkmaması neredeyse imkansızdır.

İşte bu yüzden Ritchie filmleri post-modern filmin başarılı örneklerindendir.

Editör: Berfincan Doğan