Merhabalar, bu yazımda sizlere harika bir başarı öyküsünden bahsetmek istiyorum. Temple Grandin, otizmin kalıplarını yıkan, başarının her şekilde olabileceğini bizlere çok güzel bir şekilde gösteren bir dahi. Aynı zamanda seminerlerine büyük kalabalıkları toplayabilen, hem hayvan bilimi hem de otizm konusundaki araştırmaları ve konuşmalarıyla yankı uyandıran, Amerika’da ki hayvancılık sistemini değiştiren, hayatını anlatan filmin 7 Emmy Ödülü aldığı bir profesör.

Farklıyım ama eksik değilim!

Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden; sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren; karmaşık gelişimsel bir bozukluktur. Otizm erken evrede basit belirtileri dikkate alındığında, kolayca teşhis edilebilir ve bebeklere uygulanacak iyi bir rehabilitasyon programı ile etkileri önemli oranda azaltılabilir.

Annesi Eustacia Cutler, babası Richard Grandin olan Temple Grandin; 29 Ağustos 1947’de Boston – Massachusetts’te sağlıklı bir bebek olarak dünyaya geldi. Sürekli ağlama krizleri geçirmesi ve 2,5 yaşına gelmiş olmasına rağmen hâlâ konuşamaması üzerine ailesi onu doktora götürdü. 2 yaşında beyin hasarı aldığını söyleyen doktor, Grandin’e otizm teşhisi koydu. Doktor, Temple’ın hastaneye yatırılıp tedavi edilmesini istiyordu. Fakat annesi, doktorların Temple’ın durumunun ümitsiz olduğu ve bir bakım evine kapatılması gerektiğine dair sözlerini dinlemedi ve ona konuşmayı kendisi öğretti.

Fotoğraflarla Düşünmek: Temple Grandin

Tabii ki bu o kadar basit olmadı. Onun için özel kelime kartları hazırladı ve heceleri tek tek seslendirmesi için uzun zaman uğraştı. Kızına ve kız kardeşine “sıra taban”lı oyunlar gösteren bir dadı kiraladı, onu iyi öğretmenleri olan bir anaokuluna gönderdi ve konuşma terapistleriyle görüşmeye başladı. Temple, konuşmaya ve ilerleme göstermeye başladığında 4 yaşındaydı. Saatler süren uğraşlar sonucunda Temple, kendi kendine giyinmeyi ve sinir krizlerine hakim olmayı öğrenmeye başlamıştı. Akşam yemeği masasında nasıl davranması gerektiğini biliyordu. Artık liseye başlama vakti gelmişti. Fakat Grandin, kalabalık ortamlarda bulunmaktan fazla hoşlanmıyordu. İnsanların onunla dalga geçmesinden rahatsız oluyor ve onlarla arkadaşlık etmek istemiyordu.

Buna şimdilerde gülebilirim, ama o zamanlar sorsanız canım yanıyordu dediği bir olay:
Temple Grandin, bir şeyleri öğrenebilmek için sürekli kelimeleri tekrarlıyordu. Bu da arkadaşlarının ona “kayıt cihazı” demesine sebebiyet vermişti. O zamanlar gayet asosyal olan Temple, ortaokul ve lise zamanlarının çok kötü geçtiğini söyler.

Fotoğraflarla Düşünmek

“Tüm düşünceler hayal dünyamda bir video kaset gibidir. Resimler benim anadilim, kelimeler ise yabancı dilimdir.”

Temple, liseye başladığında bilimle özel olarak ilgileniyordu. Ayrıca hastalığından dolayı bizim şansızlık olarak gördüğümüz, fakat onun tüm hayatının değişmesini sağlayan resimleme hafızası aşırı derecede kuvvetliydi. Hatta 2010 yılındaki Tedx konuşmasında bu durumu şu sözlerle ifade etmiştir. ” Aklım görüntüler için Google görseller gibi çalışır. Sen bir anahtar kelime girersin; o fotoğrafı getirir.

Gördüğü hiçbir şeyi unutmuyor; adeta gözleri ile gördüğü nesnelerin, yazıların fotoğrafını çekiyordu. Fen bilgisi öğretmeni, onun bilime yaklaşmasını ve onun istediği konularda çalışma yapması için teşvik etmeye başladı. Temple için fen öğretmeninin yeri çok ayrıydı. Çünkü hiç kimse onun bir şeyler yapabileceğine inanmıyorken tek inanan oydu. Her zaman hayatında kapıların olacağını ve başarıya bulaşabilmesi için o kapılardan geçmesi gerektiğini söylerdi öğretmeni ona. Temple üniversiteye gitmek istemiyordu. Fen öğretmeninin ona gerekli tüm bilgiyi öğretebileceğini düşünüyordu. Çünkü o üniversiteye gitmiş ve oradan gerekli bilgileri edinmişti. Öğretmeninin de teşvikiyle, Franklin Pierce Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nü kazandı.

Fotoğraflarla Düşünmek: Temple Grandin

Üniversiteye başlamadan önceki yazı, teyzesinin çiftliğinde geçirdi. Hayatının en büyük dönüm noktasını da orada yaşadı. Çiftlik hayatı boyunca hayvanları inceleyip onlarla ilgilenirken, üniversitede ve ileri ki eğitim hayatında hayvanlar üzerine devam etmesi gerektiğine karar vermişti.

“Teyzemin çiftliğinde bir yaz geçirmek başıma gelen en iyi şeydi. Eğer gitmeseydim, hayvanlarla ilgilendiğimi asla öğrenemeyecektim. Otistik insanlar, size basit gelen şeyleri çok farklı görebilir. Çiftlikte saatlerce oturup hayvanlar için nasıl daha iyi tesisler yapılabileceğini düşünürdüm. Sonunda bu işten bir kariyer yaptım.”

Sarılma Kutusu

“Yaşadığım problemlerden biri duyusal hassasiyet. Yüksek ses kulaklarımı rahatsız ediyor. Beni gürültülü bir markete ya da sokağa çıkardığınızda çıkan sesi tolere edemiyorum. Kendimi sakinleştirmek için vücuduma baskı uygulama ihtiyacı duyuyorum.”

Fotoğraflarla Düşünmek: Temple Grandin

Henüz 18 yaşındayken otizmli çocuklar için çok büyük bir anlam taşıyan sarılma kutusunu icat etti. Kariyerini belirlediği o yaz tatilinde, çiftlikte hayvanlara aşı yapılmadan önce onları sakinleştirmek için kullanılan, hayvanları sabit tutan ve baskı uygulayan bir makinenin kullanıldığını görmüştür. Sığırların tedirgin olması konusunda kimsenin fark edemediği ayrıntıları fark eder. Gölgeler, tepelerinde sallanan zincirler, yollarının üzerinde asılı duran bir palto, hatta yerdeki bir çorap bile onları ürkütebilmektedir. Gürültülü ortamlarda sıkıntılar yaşayan ve kimseye sarılamayan Temple, hayvanların bu sakinleşme şekliyle kendisi arasında bir bağlantı kurmuş ve kendi vücuduna bu şekilde baskı uygulandığında sakinleştiğini fark etmiştir.

Alet ahşaptandı ama cihazı yastiklarla ya da minderle de yapabilirsem insanlar içinde kullanılabilir diye düşündüm. Tabi ki bunun işe yaradığını önce kendi üzerimde test ederek fark ettim. İçinde 20 dakika geçirince sakinleşiyorsunuz. Yapılan testlerde Otistik çocukların yarısından çoğunda da aynı sakinleştirici etkiyi yarattığı anlaşıldı ve böylelikle “Sarılma Makinesi” doğmuş oldu.

Fotoğraflarla Düşünmek: Temple Grandin

İlham Veren Kadın

Burger King, McDonalds gibi restoranlara ürün sağlayan çiftliklere danışmanlık yapan Temple, dünyada tanınan en başarılı yetişkin otistiktir. Hayatı meydan okumalar ve mücadeleyle geçmiştir. Oliver Sacks’ın “An Anthropologist on Mars” kitabında Temple Grandin’den bahsetmesi, onun dünya çapında tanınmaya başlamasını sağladı. Amerika Otizm Derneği kurucularından Ruth C. Sullivan’ın ricasıyla, kamuya açık olarak ilk kez otizmle ilgili bir konuşma yapmıştır. “Time Magazine”, “People Magazine”, “It’s Your Health”, “Forbes”, “Discover Magazine”, “The New York Times” gibi yerlerde yazmaya başladı; “Larry King Live”, “Primetime Live” gibi programlara konuk oldu. Hayatı, “İnek Gibi Düşünen Kadın” adındaki bir belgesele konu oldu. 2009 yılında, American Society of Agricultural and Biological Engineers (Amerikan Tarım ve Biyoloji Mühendisliği Topluluğu) üyeliğine seçildi.

The Way I See ItThinking in Pictures – (My Life with Autism), The Autistic Brain – (Helping Different Kinds of Minds Succeed) gibi kitaplara da imza atan Temple, otizm konusunda en etkili yazarlar ve konuşmacılar arasında yer almakta ve şu anda Colorado Devlet Üniversitesi’nde Hayvan Bilimi profesörü olarak görev yapmaktadır. Ayrıca Time dergisinde 2010’un En Etkili 100 İsmi listesinde Kahramanlar kategorisinde yer almaktadır. Hayatı film yapılmış ve filmi 7 Emmy Ödülü almıştır. Film hakkındaki görüşü:

Fotoğraflarla Düşünmek: Temple Grandin

“Harika bir iş çıkarmışlar. Claire Danes tıpkı benim 20’li ve 30’lu yaşlarımdaki hâlim… Sanki bir zaman makinesiyle 60 ve 70’li yıllara gittim. Film, size yardım etmek için karşınıza çıkan iyi bir insanın, hayatınızda ne kadar fark yaratabileceğini de gösteriyor.”

Şu an 73 yaşında olan Temple, ne evlenmiş ne de çocuk sahibi olmuş. Bunu, insanlarda varolan duygusal ilişkilerin kendi dünyasında olmamasına bağlıyor. Ona göre otizm, onun tüm yaşantısını etkilemiş durumda. 18 yaşında icat ettiği kendi Sarılma Kutusu’nu kırmasının sebebi olarak “Artık insanlara sarılmaya ihtiyacım var.” diyor. Son olarak sizlere Temple Grandin’in Tedx konuşmasını da bırakıyorum. Hayatta hiçbir zaman pes etmeyin!

Kaynak ve İleri Okuma:

1 , 2 , 3 , 4