Hepimiz özümüzde farklıyız. Farklı inançlar, farklı düşünceler, farklı fikirler… Ancak bazı durumlarda yanılgıya düşüp belli bir çoğunluğu, hatta abartacak olursak tüm dünyanın bizimle aynı düşündüğünü geçirebiliriz kafamızdan. İşte bu durum İngilizcede “The False Consensus Effect” olarak bilinen yanlış fikir birliği etkisidir. Peki nasıl bu etkiyi nasıl yaşarız, sebepleri nelerdir?

Yanlış Fikir Birliği Etkisi, bir insanın diğer insanların fikirlerinin, düşüncelerinin, özelliklerinin ve davranışlarının kendisiyle aynı olduğunu varsayma durumudur. Ortada böyle bir durum olmasa da kişi böyle düşünür ve yargılarını ona göre belirler. Bilişsel ön yargı denilen bilgileri yorumlarken yapılan sistematik düşünme hatalarıyla bağlantılıdır. Bu ön yargı önlenilmezse, kişinin kendi hayatını derinden etkileyebilir ve toplum içerisinde uyum sağlayamayabilir.

Neden Bu Etkiye Kapılırız?

Yanlış Fikir Birliği Etkisi: Hepimiz Aynı Mı Düşünürüz? 1

Bu etkiye kapılmanın birkaç sebebi var ancak şu ana kadar farketmemiş de olabilirsiniz. Okurken aynı zamanda kendinizi de analiz edebilirsiniz.

Motivasyon: İnsanlar genel olarak düşünce ve davranışlarının normal ve yaygın olduğuna inanmak isterler. Bu sebepten dolayı da kendi kendilerine bir ön yargı oluştururlar. Sürekli diğer insanlarla uyumlu olduklarını düşünürler ve bu şekilde öz saygılarını arttırırlar. Böylece motivasyonu artmış olur.

Bilişsel Ulaşılabilirlik: İnsanlar genelde kendi düşünceleriyle hareket etmeyi daha kolay bulur ve bu sebeple kendi düşünce ve deneyimlerine göre hareket eder. Bu deneyimleri de etrafındaki insanlara yansıtır. Bu durum aslında akla ilk gelen bilgiye daha kolay ulaşma, ulaşılabilirlik kavramını yansıtır.

Seçici Maruziyet: Yankı odaları olarak da tanımlanır. İnsanlar kendileriyle aynı fikirde olan insanlarla birlikte aynı odada vakit geçirmekten hoşlanırlar. Farklı birinin görüşü onlara ters gelir çünkü aynı fikirli insanlarla fazla vakit geçirmişlerdir.

Dikkat Odağı: Genelde insanlar, başkalarının düşüncelerinden çok kendi düşündüklerine odaklanırlar. Bu şekilde etrafındaki diğer insanlarında aynı şekilde düşündüklerini varsayarlar.

Benmerkezci Ön Yargılar: Çoğu insan, olayları kendi açısından değerlendirerek yorum yapar ve fikir üretir. Bu sebeple başkasının bakış açısından görmek onlara zor gelir. Böylece benmerkezci dediğimiz kavram ortaya çıkar.

Atıf Yanlılığı: İnsanlar düşüncelerinin ve eylemlerinin dış koşullardan etkilenerek oluştuğunu düşündüklerinde, bunların yaygınlık derecesini arttırmaya çalışırlar. Bu şekilde diğer insanların da aynı koşullar altında benzer tepkiler vereceğini düşünürler.

Yanlış Fikir Birliği Etkisi Örneği

Yanlış fikir birliği etkisi

İnsanlar birçok durumda bu etkiye kapılabilirler. Örnek olarak 1977 yılında Stanford Üniversitesi öğrencileri üzerinde yapılan bir deney gösterilebilir. Orada okuyan bir grup öğrenciye “Joe’nun yerinde yiyin” yazılı bir tabela ile kampüste 30 dakika yürümek isteyip istemedikleri soruldu. Daha sonra kendileriyle aynı cevabı veren diğer katılımcıların oranını tahmin etmeleri istendi. Buna göre katılımcıların yaklaşık %53’ü tabelayı taşımayı kabul etti ve teklifi kabul edenler, %65’lik kısmın teklifi kabul edeceğini tahmin ettiler. Diğer %47’lik kısım da tabelayı taşımak istemedi ve yaklaşık %69’luk kısmın tabelayı taşımak istemeyeceğini tahmin ettiler. Sonuçlara göre her iki tarafta kendi verdikleri kararı abartarak başkalarının da aynı şekilde düşüneceğini belirtiyor.

Nasıl Azaltılabilir?

Yanlış Fikir Birliği Etkisi: Hepimiz Aynı Mı Düşünürüz? 2

Öncelikle insanların kendileriyle aynı fikirde olma durumunu her zaman büyütebileceklerini unutmamalıyız. Böylece başka insanların düşünce süreçlerini anlamada ve buna göre davranışlarını tahmin etmede yardımcı olabilir. Bazı durumlarda insanlar büyük bir önyargıya kapılarak, fikirleri yanlış olduğu kanıtlansa da doğruluğunu savunmaya devam ederler. Bu insanların yapacağı şey ise kendi bakış açısından çıkarak farklı bir açıyla bakması olabilir. Buna göre savunduğu şeyin olumlu ve olumsuz yönlerini değerlendirebilir.

Başka bir yöntem de dış etkenlerden çok iç etkenlere odaklanmaktır. Yani bir eyleme karar vermek için nedenleri düşünürken etrafınızdakilere göre değil kendi kişiliğinizin getirdiği özelliklere göre ve yapacağınız tercihlere göre hareket etmelisiniz. Tabii ki bunu yaparken başkalarını önemli derecede etkilemeyecek şekilde hareket etmeye çalışılması önemlidir.

Bir başka yol da psikolojik olarak kendinizden uzaklaşmanızdır. Örnek olarak; kendi kendinize konuşurken birinci kişili anlatım yerine ikinci ya da üçüncü kişili anlatım kullanmanız, kendi bakış açınıza olan bağlılığınızı azaltır ve etrafınızdaki insanların sürekli sizin gibi düşündüğüne inancınız azalmaya başlar.

Son olarak insanlar sizinle aynı fikirde olabilir. Bu olağan bir durum. Burada anlatılanlar sadece bu hemfikirliliğin abartılma durumudur. Yanlış fikir birliği etkisi dediğimiz durum aslında ön yargı kavramına girer ve bu sebeple de düzgün düşünemeyiz, kendi bakış açımız içerisine tıkılı kalırız. Bu teknikleri ne kadar çok uygularsanız hayat boyu o kadar doğru bir değerlendirme yapabilirsiniz.

Kaynak: 1

Editör: Sena Baki