D vitamini; besinsel kaynaklarda sınırlı miktarda bulunan, güneş ışığının özellikle de UVB ışınlarının etkisi ile vücutta sentezlenebilen ve yağda çözünebilen bir vitamindir. Besinlerden ya da supplement (ek) olarak dışarıdan aldığımız ve deri tarafından üretilen D vitamininin her ikisi de biyolojik olarak etkisizdir.  Bu etkisiz form; ilk olarak karaciğer daha sonra da böbreklerde çeşitli süreçlerden geçerek aktif hale gelir.

d vitamini

Peki D vitamini vücutta ne işe yarar? Besinlerde bile sınırlı miktarda bulunan D vitaminini vücudumuza nasıl alırız?

Temel olarak iskelet sisteminde kalsiyumun ince bağırsaklardan emilmesinde rol oynayan D vitamini, vücutta bir hormon gibi davranır.  Kalsiyum emilimi; kemik büyümesi, kemik ve diş  gelişimi dışında daha birçok işleve de sahiptir. İskelet sistemi haricinde gastrointestinal sistem, beyin, meme, sinir ve diğer birçok dokuda D vitamini reseptör olarak tanımlanmıştır. Bu nedenle tüberküloz, solunum sistemi enfeksiyonları, pnömoni (zatürre), insan bağışıklık yetmezlik virüsü enfeksiyonu ve patojenlerden kaynaklanan diğer birçok enfeksiyon üzerinde doğal ve kazanılmış bağışıklık sistemini modüle ederek birçok mekanizma aracılığıyla olumlu etkiler göstermektedir.

Yeterince D Vitamini Aldığınızı Düşünüyor Musunuz? 1

D Vitamini Kaynakları

D vitamininin en iyi kaynağı güneş ışınlarıdır. Deride güneş ışınlarına maruz kalma sonucunda D vitamini üretilir. UVB ışınlarından yeterli miktarda yaralanmak ve D vitamini sentezlenmesini sağlamak için belirli koşullar vardır. Örneğin, UVB ışınları camdan geçemezler. Bu nedenle güneş ne kadar net geliyor olursa olsa camın arkasında durmak fayda etmeyecektir. Ayrıca güneş kremlerinin en düşük koruyucu olanları bile güneş ışığının deride D vitamini üretimini %95 oranında azaltırken daha yüksek koruyucu olan kremler %99’a kadar üretimi azaltabilmektedir. Özellikle yaşlı ve evden çıkamayanlar, tüm vücudu kapanacak şekilde giyinenler, mesaili çalışanlar, kuzey ülkelerinde yaşayanlar gibi örneklerini çoğaltabileceğimiz kişiler güneşten yeterince yararlanamaz ve D vitamini eksikliğiyle karşı karşıya kalırlar.

Yeterince D Vitamini Aldığınızı Düşünüyor Musunuz? 2

Ek olarak güneş ışığından yeterli miktarda yararlanabilmek kişinin cilt tipine de bağlıdır. Açık tenli kişilerde D vitamini sentezi için güneşe maruz kalma süresi koyu tenli kişilere göre daha azdır. Ülkelerin konumu, mevsim gibi çeşitli faktörlere göre değişmekle birlikte D vitamini sentezinin en fazla olduğu, uzmanların önerdiği saat aralığı 11.00-15.00 olarak kabul edilmektedir.

D vitamininin besinsel kaynakları ise balık, yumurta sarısı ve karaciğerdir. İçeriği bilinen tek bitkisel D vitamini kaynağı ise mantardır. Bu besinleri gereksinim kadar tüketmek tabii ki sizin için faydalıdır ancak bu kaynaklar çok düşük miktarlarda D vitamini içermektedir.

Yeterince D Vitamini Aldığınızı Düşünüyor Musunuz? 3

D vitamini hekimlerin kontrolünde dışarıdan ek vitamin olarak da alınabilmektedir. Ayrıca birçok gelişmiş ülkelerde D vitamini ile zenginleştirilmiş süt, soya, pirinç, kahvaltılık gevrekler, sert kabuklu kuruyemişler ve diğer içecekler iyi D vitamini kaynağı olarak gösterilmektedir. Ülkemizde ise D vitamini ile zenginleştirilmiş margarinler bulunmaktadır fakat zenginleştirilmiş margarinlerden D vitamini almaya çalışmak pek mantıklı görünmüyor.

Yeterince D Vitamini Aldığınızı Düşünüyor Musunuz? 4

Sonuç olarak D vitamini; vücutta hormon işlevi gören ve birçok sistemin çalışmasını, birçok hastalığın önlenmesini sağlayan bir mikro besin öğesidir. D vitamininin en değerli kaynağı güneştir ve güneşten yararlanmayı engelleyen çeşitli faktörler vardır. Özellikle evde kapalı kalmamız gereken bugünlerde D vitamini seviyeleri oldukça düşeceği için en azından varsa evinizin balkonlarından, yoksa da mesafeli bir şekilde önerilen saat aralığında güneş ışınlarından yararlanmayı unutmayın. Son olarak, D vitamininin hastalıklar üzerine etkisini de ilerleyen günlerde detaylı şekilde yazmayı düşünüyorum. İyi okumalar. 🙂

Kaynakça: 1

Editör: Berfincan Doğan